Hayat 20 Ocaktan 15 Temmuza milli direnişin asimetrik savaşı

20 Ocak’tan 15 Temmuz’a milli direnişin asimetrik savaşı

İnsani boyutu ile 20 Ocak, Haçlı zihniyetinin dini ve milli kimliğe karşı duyduğu nefretin alenen dışa yansımasıdır. 20 Ocak, Azerbaycan Türklerinin kana bulanan, ölümle karartılan bir kış gecesinden aydınlık, beyaz bir sayfanın açıldığı sabaha uyanışıdır.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Fotoğraf: Arşiv
Fotoğraf: Arşiv

PROF. DR. AYGÜN ATTAR

TÜRKİYE AZERBAYCAN DOSTLUK İŞBİRLİĞİ VE DAYANIŞMA VAKFI BAŞKANI

30 yıl önce, 1990’ların başında Sovyet yönetiminde Azerbaycan aleyhine faaliyetler doruk noktasına ulaşmıştı. Azerbaycan halkının ulusal lideri Haydar Aliyev’in, Gorbaçov ve destekçisi olan Ermenilerin yoğun çabaları sonucunda Politbüro’dan ayrılmak zorunda bırakılması gerçeği bu durumu izah etmektedir. Zayıflayan Sovyet yönetiminin yanlı tutumundan cesaretlenen Ermeniler, Azerbaycan’dan toprak talepleri yönünde büyük çaplı faaliyetlere başlamışlardı. Erivan sokaklarında Azerbaycan ve Türkiye aleyhine mitinglerde sözde Ermeni soykırımı posterleri taşıyan güruh Türklere ölüm sloganları atmaktalardı... Azerbaycan halkı bu sürecin ve kendisine karşı planlanmış çirkin emellerin bilincindeydi. Birlik olmak, yeniden 1918’de olduğu gibi tam bağımsızlığını ilan etmek ve halkın hak sesini dünyaya duyurmak için toplanma zamanı gelmişti.

SSCB’NİN BAKÜ KATLİAMI

Bakû Azatlık Meydanı, halkın sivil Cehbesini oluşturan milyonlarca Azerbaycanlı’nın tam bağımsızlık için toplandığı arena idi. Demokratik yollarla özgürlük savaşı veren insanlara Sovyet rejimi kanlı önlemini 19 Ocak günü saat 19.27’de KGB’nin Azerbaycan Devlet Televizyonu’nu bombalamasıyla başlattı Basın susturuldu ve görsel yayın yapılamadı. Aynı gün Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov, SSCB Anayasası’nın 119. maddesini ve Azerbaycan SSC Anayasası’nın 71. maddesini ihlal ederek Bakû’de 20 Ocak tarihinden itibaren olağanüstü hal ilan edilmesine dair “kararname” imzaladı.

Sovyetler, kanlı Azerbaycan müdahalesine kılıf uydurmak için kabul ettikleri olağanüstü hal kararını halka duyurmadılar. Azerbaycan halkı mücadelesini sürdürmek için olağanüstü halden habersiz bir şekilde sokaklarda varlığını devam ettirmekte idi.

Akşam saatlerinde SSCB Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve KGB ortak operasyonu çerçevesinde havadan ve karadan Bakü’ye girdi. Çoluk-çocuk, kadın-erkek, yaşlı-genç demeden herkese ateş açıldı. Zaten kararnamenin yürürlüğe girmesine saatler kala 9 kişi katledilmişti. 19 Ocak 1990 gecesi Bakû katliamı gerçekleştiren Sovyetlerin Ermeni komutanlardan müteşekkil “özel birlik”leri olmuştur. O geceye dair canlı şahitler ve görsel kanıtlar hâlâ mevcudiyetini korumaktadır.

BİR MİLLETİN UYANIŞI

Bakü sokaklarında bağımsızlık yürüyüşü yapan kalabalığın üzerine acımasızca ateş açılmış, şehir tanklarla toplarla, ateşli silahlarla kana boyanmıştı.. Açılan ateş sonucu aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 137 Azerbaycan vatandaşı ki bunların içinde Rus ve Yahudi kökenli Azerbaycanlılar da var, hayatını kaybetmiş, 700’den fazlası yaralanmış, yüzlercesi ise, tutuklanarak bilinmeyen yerlere götürülmüştü. Tüm bunlara rağmen Azerbaycan korkmadı, geriye çekilmedi kahramanlık hikayesini yazdı 20 Ocak 1990’da. Bu hikayede; bir milletin uyanışı, Rus tankları ve askerlerinin Türk kanına bulaşmış postallarının izi, direnişte eşi İlham’ı kaybeden taze gelin Ferize’nin onun aşkıyla hayatına son vererek 20. yüzyılın son çeyreğinde Leyla ile Mecnun’u kıskandıracak kara bir sevdanın gerçek öyküsü var. Azatlığa giden yolda onuruyla asimetrik savaş veren şanlı Azerbaycan tarihinin kanla yazılmış sayfaları var.

TANKLARIN KARŞISINDA DURDULAR

Tıpkı 15 Temmuz’da olduğu gibi bağımsızlık için ölüme meydan okuyan, eli yalın halde canını siper ederek tankın karşısında durma cesareti gösteren milli ruhun gücü var. O gücün karşısında dünyanın hiç biri ordusu ve baskısı duruş getiremez. Bundan mütevellit Sovyet ordusu Bakü’yü terk etmek zorunda kalmıştı.

İnsani boyutu ile 20 Ocak, Haçlı zihniyetinin dini ve milli kimliğe karşı duyduğu nefretin alenen dışa yansımasıdır. 20 Ocak, Azerbaycan Türklerinin kana bulanan, ölümle karartılan bir kış gecesinden aydınlık, beyaz bir sayfanın açıldığı sabaha uyanışıdır.

Hatırlatalım ki gözünü kan bürümüş Sovyet ordusunun Bakü’de yaptığı katliama ilk tepki Anadolu’dan kardeş Türkiye’den geldi. İstanbul, Ankara, Erzurum, Iğdır, Kayseri, Amasya, İzmir, Trabzon ve onlarca diğer şehirlerde, Can Azerbaycan’ın sivil halkına tank-topla yapılan bu insanlık dışı katliamı protesto etmek için yürüyüşler tertip edildi, Türk basını kanlı 20 Ocak olaylarını manşetlere taşıdı.

Dönemin başbakanı Mesut Yılmaz Rusya’nın Ankara büyükelçisiyle Azerbaycan’a Türkiye’den gönderilmek istenen insani yardım konusunda defalarca görüşme yaptı.

Tarihsel boyutu ile ölümlü, sancılı ama bir o kadar da şerefli ve onurlu bir direnişin adıdır 20 Ocak. Sovyet emperyalizminin çöküşüdür, istibdattan istiklale açılan sabahtır. Türk tarihi açısından ise 20 Ocak’tan 15 Temmuz’a milli direniş için verilen asimetrik savaşın özüdür yaşananlar. Milli direniş ve tam bağımsızlık için hayatını kaybeden insanlarımızı rahmetle, yaşananları ibretle yâd ediyoruz.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.