HayatŞerif Mardinle bir derse dair notlar

Şerif Mardin’le bir derse dair notlar

Şerif Mardin’in son öğrencilerinden Burcu Sağlam hocasını şöyle anlattı: “Kendisini yormamak için evinde ders yapıyorduk. Derslere düzenli olarak Nurullah Ardıç, çoğu zaman da Engin Akarlı eşlik ediyorlardı. Üç harika hocanın arasında derslere hem heyecanlı hem de gergin başladık... Ona göre, Türkiye’yi anlamak için Avrupa tecrübesini de öğrenmeliydik, Osmanlı tasavvufunu da.”

Haber MerkeziYeni Şafak
“Son derste, dersimizin simgesi haline gelmiş olan kırmızı kantaron çiçeğinin hatırasına Şerif Hoca’ya bir çiçekli ebru hediye etmiştik.”
“Son derste, dersimizin simgesi haline gelmiş olan kırmızı kantaron çiçeğinin hatırasına Şerif Hoca’ya bir çiçekli ebru hediye etmiştik.”

BURCU SAĞLAM

İstanbul Şehir Üniversitesi’nde yüksek lisansa başladığım yıl, Şerif Mardin de orada lisansüstü dersler vermeye başlamıştı. Lisans yıllarında merkez-çevre ilişkileri makalesini ve iki kitabını okumuştum, hem öncü çalışmaları dolayısıyla hayrandım, hem de kendisini ideolojik olarak zihnimdeki kategorilerde konumlandıramıyor olmanın etkisiyle merak ediyordum. Yazdıklarıyla beni en çok heyecanlandırmış birkaç akademisyenden biriydi, yüzyüze ders yapabilecek olmak büyük lütuftu.

“BENİM KIRMIZI ÇİÇEĞİM”

İlk derse şöyle bir konuşmayla başladı: “Bir gün ormanda yürüyorken kırmızı bir çiçek gördüm. Çok güzel bir çiçekti. Benim kırmızı çiçeğim! …Sonra onun isminin ‘Hypericum capitatum var capitatum 21X’ olduğunu öğrendim. Benim güzel çiçeğime bilimadamları bu ismi vermişler! ...”

Güzel kırmızı kantaron çiçeğinin tasvirleri, bilimsel söylemin onu nasıl kendince bir yere yerleştirdiği ve bunun yarattığı hayal kırıklığı... Hikayeye göre, Şerif Hoca’nın hayran kaldığı kırmızı kantaron çiçeği koca bir paradigmanın ufak ve sıradan bir unsuru haline gelmişti, bu onu şaşırtmış ve incitmişti. Onun güzel çiçeği kategorize edilmişti, sıradanlaştırılmıştı, artık onun güzel kırmızı çiçeği değildi. Ve biz böylece “paradigma” kavramına dokunaklı bir giriş yapmıştık.

TÜRKİYE’Yİ ANLAMAK İÇİN: HEM OSMANLI, HEM AVRUPA

Üzerinden iki yıl geçmiş olmasına karşın, “Avrupa’da Aydınlanma ve Modernite” başlıklı dersteki birçok şey zihnimde taze. Aristoktasi, soyluluk, sınıf, kritik, milliyetçilik, muhafazakarlık, romantizm, pozitivizm… Şarlman, d’Alembert, Herder, Comte… Dönem boyunca Avrupa’yı ne kadar tanımadığımı anlamıştım. Sosyolojinin temelini teşkil eden modernitenin tarihinden, pek çok kavramın kökeninden ve birbirleri arasındaki nüanslardan habersiz modernite hakkında konuşup duruyormuşuz. Şerif Hoca bütün bu eksiklerimizin farkındaydı, modernitenin nüanslarına hakimdi, Osmanlı tecrübesiyle de karşılaştırmalı olarak kavramları ve tartışmaları anlatmaya çalışıyordu. Ona göre, Türkiye’yi anlamak için Avrupa tecrübesini de öğrenmeliydik, Osmanlı tasavvufunu da. Birkaç kez “William Chittick’in (tasavvuf araştırmacısı) kitaplarını bence okumalısınız” dediğini hatırlıyorum.

Kendisini yormamak için evinde ders yapıyorduk. Derslere düzenli olarak Nurullah Ardıç, çoğu zaman da Engin Akarlı eşlik ediyorlardı. Üç harika hocanın arasında derslere hem heyecanlı hem de gergin başladık. Şerif Mardin’in karşısına mümkün olduğunca hazırlıklı çıkmak istediğimizden her hafta dersten önce buluşup okumaları tartışıyorduk. Hoca hep bizden daha hazırlıklıydı, bizden daha çok çalışıyordu, okuduğumuz metinlerde satıraralarından bulup çıkardığı meselelerle bizi şaşırtmayı hep başarıyordu. Masasında okumakta olduğu kitaplar, kapının yanında yeni satın alınmış kitaplar... Şerif Hoca dikkatle bütün hazırlıklarını yapmış, metinleri tekrar okumuş, giyinmiş hazırlanmış bizi bekliyor, zor hareket etmesine rağmen geldiğimizde ayakta karşılamaya özen gösteriyordu. Molalarda ikramlar hiç eksik olmuyordu. Sunumlarımızı dikkatle dinleyip, eksik kaldığımız noktaları nazikçe göstermeye çalışıyordu. Kalan ömrümde hocadan daha nazik, daha zarif, daha mütevazı kaç kişi görebilirim, bilmiyorum.

ŞERİF HOCA İLE SON DERS: BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ

Şerif Hoca ile Said Nursî kitabı üzerine ayrıca bir ders yapmıştık. Dersin başında yapılacak sunumun “ihâlesi” bana kalmıştı. Hocanın karşısında kendi kitabı hakkında sunum yapmak hayatımın en gergin anlarından biriydi, fakat hoca her zamanki nezaketiyle takip ederek, arada tepkiler vererek beni epey rahatlatmıştı. Sunum bitince kendi kitabını eleştirmeye başladı. Said Nursi’yi yeterince iyi anlayamadığını düşünüyordu ve buna üzülüyordu. Halbuki o kitabı yazabilmek için Nurcularla vakit geçirdiğini, dersler aldığını işitmiştim. “Daha antropolojik bir iş çıkarmak, derinine inmek lazımdı, bugün bakınca çok eksik görüyorum” dedi. Türkiye’de kendi yazdığı kitap için böyle konuşacak çok fazla akademisyen olduğunu zannetmiyorum. Kendisinin ilimdeki samimiyetini ve ahlakını net bir şekilde ortaya koyan, kendisine duyduğum saygıyı en üst noktaya çıkaran bir konuşmaydı. Hocayı kategorize etmeyi başarmıştım: hakikati arayan, nadir bulunan bir entelektüel. Son olarak “Ben artık yaşlı bir adamım, ömrümün sonuna geldim, bu kadarını yapabildim, umarım sizler daha iyisini yapabilirsiniz” demişti. Sesinde yaşının ve rahatsızlıkların verdiği fiziksel zorluklara hapsolmanın üzüntüsü vardı. Halbuki daha yapmak istediği, merak ettiği çok fazla şey vardı. En azından okumalarını yapabiliyor ve ders verebiliyor olmaktan ötürü gayet mutlu görünüyordu. Verdiği derslerin onu dinçleştirdiğini hissediyorduk.

Vefat haberini aldığımda çok nadir yetişecek bir entelektüeli, öyle nazik ve mütevazı bir insanı kaybetmenin üzüntüsüyle saatlerce kendime gelemedim. Ertesi gün cenazede karşılaştığımız Belgin Tekçe de birkaç ay evvel ziyarete gittiğinde Şerif Hoca’yı önünde kitaplar açık vaziyette, heyecanla derste konuşacağı şeyleri planlarken gördüğünü, ders vermenin onu hayata bağladığını söyledi. Belgin Hoca, Şerif Hoca’nın ilk öğrencilerindendi, biz de son öğrencilerindendik. ABD ve İngiltere’de, Ankara’da, Boğaziçi’nde, Sabancı’da, Şehir’de yetmiş yıl ders vermiş, çok öğrenci yetiştirmişti. Tam anlamıyla “hocaların hocası”ydı. Türk modernleşmesi ve Türkiye’de din olgusu üzerine çalışan herkes, onun öncü çalışmalarıyla açılan yolda eserler ortaya koymuştu, ve belli ki koymaya da devam edecekti.

Tüm yakınlarına, ve sosyal bilimler camiasına baş sağlığı dilerim.

ÖNERİLEN VİDEOLAR
Nas ve Kevser Surelerini Filistinli Yusuf’tan dinleyelim
Filistinli minik Yusuf'un, Mescid-i Aksa'nın avlusunda Nas ve Kevser Surelerini okuduğu anlar izleyenleri gülümsetti.
PKK'nın korkulu rüyası mavi bereliler sınırda
Türk Silahlı Kuvvetlerinde, karargahlara verilen emir kapsamında sınır birlikleri, olası Afrin operasyonuna yönelik en üst hazırlık seviyesine getirildi. Afrin ve Münbiç'i terörden süpürme harekatına katılacak komandolar uçaklarla Hatay'a sevk ediliyor. Bölgeye sevk edilen birlikler arasında TSK'nın gözde birliklerinden Kayseri Hava İndirme Tugayı ile Kırklareli 55. Mekanize Piyade Tugayı var.




Afrin’e süpürme harekâtı
ABD'nin PYD-YPG ile Suriye'de oluşturmaya çalıştığı terör koridorunun en önemli merkezlerinden Afrin, Türkiye'nin operasyon menzilinde. Türkiye, Fırat Kalkanı ardından kritik bir müdahaleye daha hazırlanıyor. Türkiye'nin operasyona hazırlandığı Afrin'in önemi nedir ve operasyonun nasıl gerçekleşecek?


Öğrenme güçlüğü çekti milyar dolarlar kazandı
67 yıllık hayatına birçok başarıyı sığdıran Richard Branson'a disleksi 5.1 milyar dolar kazandırdı. Branson'ın hayatını Dönüm Noktası'nda ele aldık...


Bu makine şeritleri kendi kendine boyuyor
Şerit boyama makinesi üreten Stim firmasının Kontur 700 isimli modeli herhangi bir sürücüye ihtiyaç duymadan şeritleri boyuyor.
Bunu Gördünüz Mü? Böyle duran top organizasyonu görülmedi
Dünyanın en saçma duran top organizasyonu, Dortmund'lu yıldızın oğlunu ağlatması ve daha fazlası... Tuğçe'nin sunumuyla 'Bunu Gördünüz Mü?'


Katar Şeyhi esir alındı!
Haziran ayından bu yana Katar'a karşı büyük bir ambargo başlayan Arap ülkelerinin arasında bulunan Birleşik Arap Emirlikleri, Katar'daki kraliyet ailesinden Şeyh Abdullah El-Sani'yi esir aldı. El-Sani yayınladığı videoda, başına bir iş gelirse sorumlusunun Abudabi Veliahtı olduğunu söyledi.
ABD’li uzman: Dünyanın yeni katilleri biziz
ABD'li medya uzmanı ve aktivist Jerry Day, Amerika'nın özellikle Ortadoğu ülkelerine yaptığı müdahalesine ve bu müdahalelerin hiçbir yasal gerekçeye dayanmadığına dikkat çekerek, ''ABD, uluslararası tüm anlaşmaları ihlal etti, Müslüman ülkeleri bombaladı, insanları öldürdü. Bu yüzden gittikçe yalnızlaştı. Bir gün sonumuz, İkinci Dünya savaşı sonrası Almanlar gibi olacak. Dünyanın yeni katilleri biziz'' şeklinde konuştu.
Filistinli çocuktan en samimi ‘İsrail’ boykotu
Kudüs'te yaşayan Filistinli küçük bir çocuk, markette alışveriş yaparken babasının şaşırtmacasına rağmen İsrail üretimi ürünleri almıyor. İsrail ürünlerini boykot eden sevimli çocuk, “Hayır o İsrail malı” diyerek diğer ürünü alıyor.
'Sakallı olduğu için' saldırıya uğradı!
Kolombiyalı bir adamın 'sakallı olduğu için' hakaret ve saldırıya uğraması, ABD'de yükselen İslamofobiyi gözler önüne serdi.

Kritik yıl 2019 öncesi milli adım
Cumhurbaşkanlığı sistemi Türk siyasetini yeniden şekillendiriyor. Bunun ilk işareti de AK Parti ile MHP arasındaki 'Milli İttifak' görüşmeleri oldu.
Yaralı Yüz: Franck Ribery
2 yaşında geçirdiği ve hayatı boyunca yüzünde izini taşıyacağı kaza, 23 yaşında Müslüman oluşu... Bilinmeyen yönleriyle Fransız yıldız Ribery'nin hayatındaki dönüm noktaları...


Filistinli Emel artık özgür...
İsrail'in hapse attığı 17 yaşındaki Filistinli Emel'in 1,5 yıllık hapis cezasının ardından özgürlüğe ve ailesine kavuştuğu o anlar…
"Karşınızda ne Osmanlı'nın hasta adamı ne Cumhuriyetin çömez devleti var!"
43. Muhtarlar Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden tüm dünyaya mesaj verdi.
Muhalifler 20 Esed askerini esir aldı
Türkiye, İran ve Rusya'nın girişimiyle ilan edilen 'çatışmasızlık' bölgelerinden İdlib'de yoğun çatışmalar yaşanıyor. Muhalifler, çatışmalar sırasında Esed rejimi saflarındaki 20 Şii milisi esir aldı.
İsrail zulmünün kurbanı: 15 yaşındaki Muhammed
İsrail askerlerinin başından yaraladığı Filistinli Muhammed Tamimi, yaşadıklarını anlattı. 6 saat ameliyatta kalan Tamimi, 6 ay boyu okula gidemeyecek. Muhammed Tamimi, Filistin direnişinin sembollerinden Ahed'in kuzeni...


İzinsiz aldıkları ekmeklerin parasını bırakıp helallik istediler
Bilecik'te, bir bakkalın dolabından izinsiz ekmek alan öğrencilerin daha sonra para bırakıp yazdıkları notla helallik istemeleri, iş yeri sahibine duygulu anlar yaşattı.
Bunu Gördünüz Mü? Rüzgara karşı paslaşan çılgın genç
Kayserispor'un hocası Sumudica, rüzgarla paslaşan çılgın genç ve çok daha fazlası Tuğçe'nin sunumuyla Bunu Gördünüz Mü?'de...
Oğlunun katilini affeden anne herkesi ağlattı
Suliman Abdu'l Mutakallim isimli genç, sadece 60 dolar için öldürüldü. ABD'de yaşanan olay sonrası Suliman'ın annesi, katili affettiğini açıkladı. Yüreği yanan bir annenin duygulandıran konuşmasında söyledikleri, mahkemedekileri de ağlattı…
Venezuela zor durumda
Ekonomik krizden dolayı halkın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı Venezuela'da yağma olayları başladı.
Adalet Bakanı Gül: Mağdurların tümü ifadeye çağrılmıştır
Hayat

Adalet Bakanı Gül: Mağdurların tümü ifadeye çağrılmıştır

Adalet Bakanı Gül, Kanuni Sultan Süleyman Hastanesindeki 'çocuk yaşta gebelik ve doğum vakaları'na ilişkin "Mağdurların tümü ifadeye çağrılmıştır. Gerek kamu görevlisinin suçu bildirmeme, gerekse çocuğun cinsel istismarı suçuyla ilgili soruşturmalar devam etmektedir" dedi.
İki kilosu ile otomobil alınıyor!
Ekonomi

İki kilosu ile otomobil alınıyor!

Aktarlarda satılan İran safranın kilo fiyatını duyanlar kulaklarına inanamıyor. İki kilosu ile sıfır otomobil alınabilen safranı aktarlar gram gram satıyor. 1 gramı 25 TL'ye denk gelen safranı en yakın rakibi olan damla sakızının ise 10 gramı 12 liradan kilosu ise bin 200 TL'den satılıyor.
Diriliş Ertuğrul rakip gösterilen o diziyi ezdi geçti
Hayat

Diriliş Ertuğrul rakip gösterilen o diziyi ezdi geçti

Star TV'nin merakla beklenen dizisi Babamın Günahları reytingde 26. sırada yer aldı. Diriliş Ertuğrul ile aynı gün ve saatte ekrana gelen Babamın Günahları dizisi Diriliş'e rakip gösterilmişti. TRT'nin fenomen dizisi Diriliş Ertuğrul, Total'de yüzde, izlenme ile birinci oldu.
A380'i kurtaran sipariş Araplardan geldi
Ekonomi

A380'i kurtaran sipariş Araplardan geldi

Avrupalı uçak imalatçısı Airbus, 544 koltuklu A380 uçaklarının geleceğini kurtaran siparişin Emirates Havayolları'ndan geldiğini duyurdu. 16 milyar dolar değerinde siparişin verilmemesi halinde Airbus yönetimi A380'in üretimine son vermek zorunda kalacaklarını açıklamıştı.
Trabzon'da pisten çıkan uçağı kurtarma maliyeti belli oldu
Gündem

Trabzon'da pisten çıkan uçağı kurtarma maliyeti belli oldu

Trabzon Havalimanı’nın saat 04.00 itibariyle uçuşlara kapatılmasının ardından pistten çıkan uçağın bulunduğu yerden kaldırılma çalışmaları başladı. Uçağın bulunduğu yerden çıkartılma maliyetinin 600 bin TL’yi bulduğu belirtildi.