Hayat Sinema 5ten büyüktür Gösterimdeki 60 filmden beşi 2 bin 500den fazla salonu kapattı

Sinema 5’ten büyüktür: Gösterimdeki 60 filmden beşi 2 bin 500’den fazla salonu kapattı

2,5 milyondan fazla izlenen Bergen filmi 1100 salonda gösterimde. Türkiye’deki sinema salonu sayısı 4 bin civarı. Her 4 salondan biri Bergen için kapatılmış. The Batman 828, Mutlu Canavar Ailesi 258, Uncharted 204, Dilberay 191 salonda izleyici ile buluşuyor. Yani gösterimdeki 60 filmden 5’i 2500’den fazla salonu kapatmış. Sırf bu yüzden iki haftadır vizyona giren film sayısı azaldı.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
​Sinema 5’ten büyüktür: Gösterimdeki 60 filmden beşi 2 bin 500’den fazla salonu kapattı ​
Bergen filmi 2,5 milyondan fazla izlendi.

Sinemamızın en önemli ve değişmeyen gündem maddelerinden biri dağıtım meselesidir. Filmlerin kaç salonda, hangi seansta gösterileceğini özetleyen bu kavram pazarlama unsurlarındandır. Nihayetinde her film izlensin diye yapılır. Önceliği çok izlenmek olanlarla, önceliği estetik, anlam ve duygu olan yapımlar arasında tahmin edersiniz ki dağıtım noktasında farklar oluşuyor. Gişeyi hedefleyen filmin daha çok salonda gösterime girmesi, festivali hedefleyen yapımın daha az perde görmesi anlaşılır. Fekat ülkemizde makas o kadar açık ki, bazı filmlerin izleyiciye ulaşmaması için özel çaba söz konusu gibi.

Üstelik “güçlü olan kazansın” gibi sanatla aynı sayfada yer almaması gereken ifadeler dillendirilir. Diğer bir şekliyle “izlenmeyen film yapılmasın” ya da “izlenmeyecek filme neden salon verilsin” tarzında dillendirmeler de duyuluyor. Tam burada kafa karışıklığını gidermek ve kangren haline gelmiş yaramıza yeniden dikkat çekmek gerek.

AVM İLE DEĞİŞEN DURUM

  • Öncelikle şu an sinema salonlarımızdaki tabloya göz atalım. Türkiye’de toplam 4 bin civarı sinema salonu var. Bunların büyük kısmı AVM’lerde yer alıyor. Ve yine çoğu 2000’ler sonrası AVM furyası ile var oldu. Bir yanıyla iyi oldu elbet. Daha çok salon, daha çok gösterim, daha çok izleyici demek. Bu da sektörün diri kalması anlamına geliyor. Ancak salonların büyük kısmının AVM’lerde bulunmasının dezavantajı çok geçmeden kendini gösterdi. Ticari faaliyet olarak kurulan, kazanç öncelikli bu sinema salonları izlenme ihtimali az olan filmleri göstermedi. Yaklaşık 20 yıldır değişen bir şey yok. Serbest piyasa, rekabet şartları, ticaretin kuralları ve daha birçok ‘gerçek olan bu’ vurgusu, sanat olan sinemanın yaşam alanının izleyiciden çok öteye gitmesine yol açtı.

İZLEYİCİ KARARINI SALONDA VERİYOR

Hem “izlenmeyen film neden gösterilsin” deyip, hem de ticari şartlar sebebiyle filmleri perdeye çıkarmamak çelişkidir. Diğer taraftan ilginç bir istatistik mevcut. Türkiye’de izleyicinin yarısından fazlası, hangi filmi izleyeceğine sinema salonunda karar veriyor. Yani bir film salonda afişini gösteremiyorsa seçilme şansı da yok. Onlarca salonu olan bir sinema işletmesi çok izleneceğini tahmin ettiği ya da çok izlenmesini istediği filmlere bonkör davranabiliyor.

Arşiv
Arşiv

SİNEMA 5’TEN BÜYÜKTÜR!

  • Şu sıralar buna benzer bir durum yaşanıyor. Bergen filmi 1100 salonda gösterimde. Türkiye’deki toplam sinema salonu sayısının 4 bin civarı olduğunu söylemiştik. Her 4 salondan biri Bergen için kapatılmış. The Batman ise 828 salonda gösterimde. Mutlu Canavar Ailesi 258, Uncharted 204, Dilberay 191 salonda izleyici ile buluşuyor. Sadece 5 film 2500’den fazla salonu kapatmış. Ve bu filmlerin dışında gösterimde olan 60 film daha var. Sırf bu yüzden iki haftadır vizyona giren film sayısı azaldı. Son dönemde her hafta 8-10 yeni film izleyici ile buluşurken bu hafta sadece 4 film gösterime girdi.

NE YAPILMALI?

“Dünya 5’ten Büyüktür” derkenki motivasyonla çözüm aranması gereken bir durum. 4-5 filmin salonların yarısını kapatmasına müsaade edilmemeli. Yasaklama ya da kısıtlamadan bahsetmiyorum. Aksine, daha çok salondan söz ediyorum. AVM sinemaları dışındaki seçenekler çoğaltılmalı. Sadece sinema gösterimleri olan mekanlar oluşturulmalı. Teknik altyapısı uygun yerler devreye sokulmalı ve yeterli olmayan yerlerin donanımı sağlanmalı. Valiliklerin ve belediyelerin kültür merkezleri ile gençlik merkezleri bu uygulama için gayet ideal. Bedava film izletmek için değil, seyir zevki yüksek ortamda daha çok sayıda filmin izleyici ile buluşmasına aracı olmak adına bu adımlar atılmalı.

FİLM, TİCARİ META DEĞİLDİR!

  • “İzlenmeyen film” yakıştırmasındaki tahkir niyetine de vurgu yapmak isterim. Sinema sanattır. Hiçbir sanat eseri daha çok kişiye ulaşsın ya da daha çok kişi anlasın diye yapılmaz. Daha doğrusu sırf bunun için yola çıkılmaz. Elbette her yönetmen filminin daha çok kişi tarafından izlenmesini, eleştirilmesini, takdir edilmesini arzu eder. Ancak ticari sinemada filmin sahibi olan yapımcının maksadı daha çok kazanmaktır. Kimse öyle yapmasın demiyoruz elbet. Öyle yapan varsa böyle yapan da var. Bu artık kabul edilmeli. Ve doğrudan ticari maksatla yola çıkılmayan her meselede olduğu gibi destekler sağlanmalı. Filmler yapılırken verilen destekler var. Dağıtım desteği var. Pazarlama aşaması için de festival süreçleri için de destekler var. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile TRT ve festivaller bunu sağlıyor. Fekat yetmez. Yetemez. Üretilen filmlerin izlenmesi sağlanmalı.

Bütün bu manzaranın yanında bir de dijital mecra durumu söz konusu. Artık filmlerin yapımı için de gösterimi için de bir seçenek… Ancak film, sinema salonunda izlenmeli. Sinema salonları açık ise bunun içindir. O halde sinema perdesine çıkmayı hedefleyen her film için haksız rekabetin önüne geçecek destekleyici çalışmaların yapılması lazım.

BATILI FİLMLERİN DAĞITIM DERDİ AZ

  • Bir filmin izlenip izlenmeyeceğine karar verme yetkisini kendinde bulanların ticari dehalarına diyecek lafımız yok. Lakin sinemanın sanat olduğu akıllardan çıkarılıp ticari bir meta imiş gibi davranılması anlaşılır gibi değil. Dünyanın her yerinde benzer durumlar yaşanıyor elbet. Ama Hollywood başta olmak üzere Batı’da üretilen filmlerin dağıtım ve pazarlama sorunu yok. Bir Hollywood filmi aynı anda dünyanın 100 ülkesinde vizyona girebiliyor. Ya da Avrupalı ünlü bir yönetmenin filmi dünyada 50 ülkeyi gezebiliyor. Oysa Türk filmlerinin perdeye çıktığı ülke sayısı iki elin parmaklarını geçmez. Dolayısıyla filmlerin özellikle Türkiye’de gösterimi önemli.

Bergen filmi eşinin yaşadığı Kozan'da gösterilmeyecek
GÜNDEM
Bergen filmi eşinin yaşadığı Kozan'da gösterilmeyecek

Biyografik film furyası: Biz yeni başladık
HAYAT
Biyografik film furyası: Biz yeni başladık

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.