|

Tiyatro hayatı öğretir

Yazdığı oyunlar dünyanın farklı ülkelerinde sahnelenen Yakup Almelek, 84 yıllık hayatının büyük bir bölümünü tiyatroya hizmetle geçirdi. Okurla buluşan “Oda Komşum Richard Wagner” adlı kitabı perde açan Almelek, “Tiyatroda her şey olduğu gibidir, gerçeği aksettirir, bize hayatı öğretir” diyor.

İlker Nuri Öztürk
04:00 - 8/11/2020 Pazar
Güncelleme: 23:16 - 6/11/2020 Cuma
Yeni Şafak
Yakup Almelek
Yakup Almelek

Saanat ve edebiyat çalışmalarıyla dünyaya açılan 84 yaşındaki Yakup Almelek’in “Kan Davası”, “Uyanış”, “İş Adamı” adlı oyunları Broadway başta olmak üzere Amerika, Fransa ve Türkiye’nin farklı sahnelerinde perde açtı. Toplu oyunları Mitos Boyut tarafından yayımlanan yazarın anı, deneme, öykü, tiyatro eserleri Librum Yayınları arasından okura sunuldu. Almelek ayrıca 2017 yılında “K! Kültüral Performing Arts” adlı bağımsız bir gösteri sanatları mekanı kurdu. Kaleme aldığı “Oda Komşum Richard Wagner” burada sahneleniyor. Almelek ile tiyatro ve kitapları üzerine konuştuk.

OYUN AŞKI STEINBECK İLE BAŞLADI
Tiyatroya verilen özel bir emeğiniz var. Sizin için tiyatroyu diğer sanatlardan ayıran nedir?

Tiyatroda her şey olduğu gibidir, gerçeği aksettirir, bize hayatı öğretir. Diğer sanatlardan ayıran en belirgin özellikleridir bunlar. Gençlik yıllarımda, delikanlıyken John Steinbeck’in Fareler ve İnsanlar adlı eserini okumuş, sonrasında tiyatro oyununu izleyip hayran kalmıştım. O gün tiyatroya aşık oldum. Ve bu sevgi hiç bitmedi, hala devam ediyor.

Yurt dışında sahnelenen oyunlar yazdınız. İlgi nasıldı?

Broadway ‘de sahnelenen oyunlarım çok büyük ilgi gördü. Oyun aralarında insanların yanıma gelip sordukları her bir soru benim için çok kıymetli, etkileyici. İzleyicinin oyundan çıkıp direkt fikrini söylemesi o oyunun yazarı için çok güzel bir his, mutluluk.

Ödüllerin, güzel sözlerin sanatçı üzerindeki etkisi nedir?

Yaptığın herhangi bir iş, yazdığın bir oyun veya yaratıcılık alanında gösterdiğin başarıdan dolayı ödüllendirilmek kadar güzel, kişiyi olduğundan daha üretken ve ileriye taşıyabilecek ne olabilir ki? Büyük bir etkidir ödüllendirilmek. Tiyatroda ise büyülü bir tılsım etkisi yaratır.

FARKLILIK ZENGİNLİKTİR
”Ve Çocuk Tanrı’ya Küstü” kitabınızda, her an karşı karşıya kalabileceğimiz mültecilik meselesi seziliyor. Dünyayı ilgilendiren büyük olaylar geleceğimizi nasıl etkiliyor?

‘’Ve Çocuk Tanrıya Küstü’’ adlı kitabım şu sıra en çok satan kitaplar arasında yer alıyor, çok yalın ve sürükleyici öykülerden oluşuyor. Kaleme alırken Ankara’da geçirdiğim çocukluk yıllarım, mahalle arkadaşlarımın yaşamları ve masum çocukluğun hayal gücü ve yüreğinde yaşadıklarından oluşuyor. Dünya artık çok küçüldü, herhangi bir yerinde veya diğer ucunda yaşanan bir hadiseyi birkaç dakika içinde bütün insanlık duyuyor. Bu da dünyadaki büyük gelişmelerden birisi. Olan her büyük iyi veya kötü olay ne olursa olsun geleceğe mutlaka menfi bir şekilde yansır. Yine de her hangi bir ön görüde bulunmak zor, ancak bunu yaşayarak öğrenebileceğiz.

”Oda Komşum Richard Wagner”de ayrımcılık konusunu işliyorsunuz. Teknoloji sayesinde sınırların kalmadığı söyleniyor. Birlikte yaşamak zor mu sizce?

Oda komşum Richard Wagner adlı hikâyemde ırkçılığı işlemeye çalıştım. Çünkü ayrımcılık bana göre sosyal bir hastalıktır. Zenci, Kürt, Sünni, Alevi, Müslüman, Hıristiyan, Musevi, Laz, Yahudi hiç fark etmiyor. Bana göre hiç kimse birbirinden farklı veya üstün değildir. Farklı ırk, din, dil, kültür taşıyan insanların birlikte aynı toplum için yaşaması hiç de zor değil. Bilakis farklı insan ve kültürlerle iç içe yaşamak en büyük zenginliktir.

Kuşaklar ekolleri taşıyor
Son yıllarda bağımsız tiyatroların sayısı arttı. Türkiye için tiyatronun önemi nedir? Günümüz Türk tiyatrosu hakkındaki görüşleriniz neler?

Tiyatro, Muhsin Ertuğrul’un deyişiyle ‘’medeniyetin üniversitesidir’’. Ne mutlu insanlara ki tiyatro denilen bir olguyu yaşayabiliyorlar. İnsanlık tiyatroyla içinde olduğu yeri daha iyi öğreniyor. Günümüz tiyatrosu her geçen gün gelişiyor, insanlar yeni şeyler öğrenme peşinde. Türk tiyatrosunda çok değerli sanatkârları gördük. Cüneyt Gökçer, Ayten Gökçer, Yıldız Kenter, Şükran Güngör gibi onlarca değerli isim gönlümüz ve beynimizde yer aldılar. Günümüz tiyatro sanatçılarının birçoğu bu değerli isimlerin öğrencisi oldu. Kuşaktan kuşağa ekolleri de devam ediyor, edecektir. Bana göre Türk tiyatrosu çok gelişmiş ve iyi bir noktada.

#Tiyatro
#Yakup Almelek
#Sahne
3 yıl önce
default-profile-img