|

"Nasreddin Hoca" hep güldürüyor

Bütün insanlığa mesajlar gönderen, hazır cevaplılığı, nüktedanlığı, güldürürken düşündürmesi gibi unsurlarıyla yüzyıllardır nesilden nesile, dilden dile fıkraları, hikayeleri ve nasihatleri anlatılan Nasreddin Hoca, Balkanlar'dan Ortadoğu'ya, Kuzey Afrika'dan Asya'ya kadar 40'ın üzerinde ülkede biliniyor.

Aa
00:00 - 26/12/2013 Perşembe
Güncelleme: 13:18 - 26/12/2013 Perşembe
Yeni Şafak
"Nasreddin Hoca" hep güldürüyor
"Nasreddin Hoca" hep güldürüyor

Dünyada, "Efendi Hoca Nasreddin", "Hoca Nasır Moldo", "Koca Nasır", "Apendi", "Ependi", "Nasreddin Ependi", "Afandi", "Nasriddin Afandi", "Hoca Nasrettin", "Cuha" gibi adlarla da anılan Nasreddin Hoca, bazı ülkelerde bilinenden farklı eşeğe ters binmiyor, çekik gözlü ve başında sarığı yok.

Asırlar boyunca milletin gülen yüzü ve tebessüm kaynağı olan, hiciv ile söz sanatı ustası Nasreddin Hoca, Anadolu insanının kıvrak zekasını, engin hoşgörüsünü en güzel şekilde yansıtıyor.

"Nasreddin Hoca türlü isimlerle anılmakta"

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hilmi Özden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkistan halk edebiyatında geniş bir yer tutan Nasreddin Hoca'nın ve fıkralarının halk tarafından asırlar boyu yaşatılarak devam ettirildiğini, zamana ve zemine göre uygun hale getirilerek söylendiğini bildirdi.

"Zekiliği, saflığı ve hazırcevaplığı ile milletlerin sevgisini kazanmıştır"

Nasreddin Hoca ile ilgili, "Nasriddin Hocand'da", "Nasriddin Buhara'da", "Hoca Nasriddin Sergüzeştleri", "Nasriddin'in On İki Mezarı" adlı filmlerin hazırlandığına anımsatan Prof. Dr. Özden, "Hoca Nasreddin', 'Mulla Nasrcddin', 'Nasreddin Efendi' ya da 'Efendi' ismi ile meşhur, zekiliği, saflığı ve hazırcevaplığı ile çok milletlerin sevgisini kazanan bu ilgi çekici şahıs hakkında türlü fikirler var. Onun ismi ile bağlı bir çok latifeler yalnız Türk boyları arasında değil, aynı zamanda Şark ve Avrupa milletleri arasında da şöhret kazanmıştır. Bu latifeler, Rusca, Fransızca, Almanca, İngilizce dillerine de tercüme edilerek yayılmıştır" dedi.

"Kıyamete kadar dünya da sana gülsün"

Yakut Türkleri'nde Şamanist gelenekte bir hayvan kesilip yendikten sonra kemikleri bir arada postu ile birlikte gömülürse, sürünün eksilmeyeceği onun canlanacağına inanıldığını hatırlatan Prof. Dr. Özden, şunları bildirdi:

"Nasreddin Hoca fıkralarında da benzer anlatımlar vardır. Nasreddin Hoca fıkrası da aynıdır. Şöyle ki, Hoca talebeyken, üç arkadaşı ile hocaları şehre gittiğinde onun koyunlarından birini keserler ve yerler. Sonra postuna kemikleri doldurup toprağa gömerler. Koyun dirilir ve sürüye katılır. Ancak arka ayaklarından biri aksamaktadır. Çocuklardan biri koyunun arka bacaklarının oynak yerinde bulunan aşık kemiklerinden birini alıp saklamıştır. Hocaları gelince durumu anlar ve kesenin kesileceğini, derisini yüzenin derisinin yüzüleceğini söyler. Sıra Nasreddin'e gelince 'sen ne yaptın' der. O da 'güldüm' deyince 'Kıyamete kadar dünya da sana gülsün' diye intizar eder. Bunu tasavuf menkibeleri içinde anlatırlar. Sibirya'dan Türkistan'a, Türkiye'ye, Balkanlar'a kadar bu böyle anlatılır. İşte millet ve tarih içiçeliği budur. Yoksa sadece siyasi ve devletler tarihi değil. İsterseniz konuyu biraz daha açalım. Ninniler, atasözleri, deyişler, maniler, bilmeceler, milleti millet yapan unsurlardır. Türk milleti mücerret ve müşahhas kimliğini en güzel bir şekilde muhafaza eden en kadim milletlerdendir."


11 yıl önce