Yazarlar Yedirerek zayıflama diyeti

Yedirerek zayıflama diyeti

Bülent Akyürek
Bülent Akyürek Gazete Yazarı

''Sizin göbeklerinizdeki yağlar Somali''de hayat ve ölüm arasındaki duvardır, unutmayalım lütfen!''

Sağlık sorunları dışında, istisnai hormonal bozukluklar yoksa bir Müslüman''ın kemik ve derisinin arasında et veya yağ gibi şeylerin bulunması hoş karşılanmaz. Göbeğimizdeki yağlar bizi cennete götürecek yakıttır, onlar eridikçe Allah''a yakınlaşırız. Kurban ''Yakınlaşmaktır'' biliyorsunuz. Göbek yağlarımızı, basenlerimizi eriterek yakınlaşmayı sağlayalım inşaallah.

Günümüzde genellikle kadınlarda görülen ''Anoreksiya Nervoza'' hastalığı aslında Ortaçağ''da rahibe hastalığıdır. Rahibeler zayıf kalarak çilelerinin ecirlerini Tanrı''dan dilerlerdi. Şimdi öyle değil. Kadınlar aynaya bakıp vücutlarından tiksinerek yemeden içmeden kesilip ölüme sürükleniyorlar, yani ''Sıfır Beden'' manyaklığı… Benim bahsettiğim yakınlaşma bu değil. Bedensel güzellik, erkekler tarafından arzulanma isteğiyle yapılan diyetler cehennemden başka bir yere götürmez bizleri.

Müslüman''a şu dünyada dört arkadaş gerekir. Biz ölünce tabutumuzu taşıyacak olan dört kişi… Her lokma yiyişimizde bu dört arkadaşımızın sırtında yük olacağımızı unutmamalıyız… Müslüman''ın ölü bedeni bile narin, nazik, hafif olmalı. Yok eğer, ''Dört arkadaşıma yük olup solucana, fareye, böceklere ziyafet çektirmek için şişmanlıyorum ben abi, cömertliğimden vallahi…'' diyorsanız bu söze bir şey demem. Ölüm, bedenin infakı, ruhun kurtuluşudur, eyvallah!

Piyasa diyet kitapları, diyet merkezleriyle dolup taştı. Dünyada kendilerinden başka insan yaşamıyormuş gibi düşünmeden yiyip içenler şimdi iki yüz kilo bedenlerini zayıflatmak için garip garip yerlere para harcıyorlar, oh olsun, ama bu haksızlık. Zenginlerin basen ve göbeklerindeki yağlar diyetisyenlerin, diyet merkezlerinin, diyet kitabı yazan şarkıcıların değil bizim hakkımız, çünkü onlar o yağları, etleri bizden, bizim çocuklarımızdan çaldılar, bu fukara halkın iliklerindeki kanı kapitalizmle semirip kendilerine ense, göbek, basen yaptılar. Hakkımızı istiyoruz ve ben hakkımızı onlardan nasıl alacağımızın yolunu buldum.Başlıyoruz öyleyse…

Saygıdeğer hanımefendiler, soylu beyler! İğneyle, jimnastikle, doktorla, akapunkturla verdiğiniz kiloların bizlere faydası yok. Gelin, zayıflarken ibadet etmeyi, zekât dağıtmayı öğreteyim size de dünya yeniden sizinle ödeşsin…

Niçin şöyle yapmıyorsunuz? Öğlen oldu, her zamanki gibi beş çeşit yemek, üstüne meyve ve tatlı yiyeceksiniz değil mi? O elmayı siz yiyin, gerisinin parasıyla sokaktaki aç insanların karnını doyurun. Siz on kilo verdikçe bir fukara on kilo alsın! Yoksa bize ne sizin kendi kendinize zayıflamanızdan? Bizden çaldığınız yağları diyetisyenlere, doktorlara, yazarlara dağıtmayın, bırakın artık kendi aranızda paslaşmayı, şu dünyada bir kez olsun vicdani bir iş yapın…

Sizler, aç kalırken başka bir fukarayı doyurmanın rahatlığını huzurunu bilmiyorsunuz. Bu diyet sayesinde bunu tadın, bir de bunun tadına varın, inanın ki bu kadar güzel bir duyguyu niçin daha önce tatmadım diye kendinize hayıflanacaksınız. Düşünün bir: Sokaktaki gariban iki ay içinde göbekleniyor. Ona ''Hayırdır abi? Bu göbek neyin nesi?'' diye soruyorlar. Gariban; dişlerinin arasındaki kürdanı çıkarıp konuşuyor: ''Seda Sayan göbeği abi, ablam zayıflarken üç ay yemeyip bana baktı, bendeki göbek Seda Sayan göbeği anlayacağınız…''

Hadi siz, insanlara yedirmeye alışkın değilsiniz diyelim. Haklısınız, huy çıkmıyor. Öyleyse şöyle yapın; her öğünde kaç lira harcıyorsanız onun parasıyla güvercinlere yem atın, sokak köpeklerini besleyin, bizden çaldığınız yağlar, sokaktaki itlere kan olsun bari…

Biz Müslümanlara gelince: Gördüğümüz her şeyi ''Allah''ın nimetidir, faidelenmek lâzımdır.'' diyerek tıkıştıracağımıza, camide geğirerek namaz kılacağımıza, az yiyip paylaşsak daha güzel olmaz mı? Allah''ın karşısına Dünyada yüz milyonlarca aç Müslüman varken o göbekle nasıl çıkacağız?

Müslüman beş deliği tıkayan insandır: İki gözüyle harama bakmayacak, iki kulağıyla faydasız şeyleri dinlemeyip dedikodudan fitneden kaçacak ve ağzını tıkayacak. Günlük ibadetlerimiz beş delikten sızıp gidiyor, sevap havuzu dolmuyor bir türlü, önce delikleri tıkamak gerekiyor, yanlış mıyım?

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.