Yazarlar Türkiye ekonomisinin cari açık ile imtihanı

Türkiye ekonomisinin cari açık ile imtihanı

Erdal Tanas Karagöl
Erdal Tanas Karagöl Gazete Yazarı

Son yıllarda ekonominin en önemli yapısal problemlerinden birini yüksek cari açık oluşturuyor. Cari açık, belli bir dönemde ülkenin döviz giderleri döviz gelirlerinden daha fazla olduğunda ortaya çıkar.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Erdal Tanas Karagöl : Türkiye ekonomisinin cari açık ile imtihanı
Haber Merkezi 14 Mart 2019, Perşembe Yeni Şafak
Türkiye ekonomisinin cari açık ile imtihanı yazısının sesli anlatımı ve tüm Erdal Tanas Karagöl yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

Ülkenin döviz gelirleri ihracat, turizm, taşımacılık gelirleri gibi gelirlerden oluşurken; ithalat harcamaları, vatandaşlarımızın yurtdışındaki harcamaları, dış borç faiz ödemeleri gibi harcamalar da döviz giderleri olarak tanımlanmaktadır.

Türkiye ekonomisinde cari açık, ağırlıklı olarak ithalatın ihracattan fazla olmasıyla ortaya çıkar. Cari işlemler açığının büyümesiyle ekonominin dış finansman ihtiyacı artar ve borç baskısı oluşur. Bu da başta kur, enflasyon ve faiz olmak üzere birçok makroekonomik göstergeyi olumsuz etkiler.

Geçen yıl ağustos ayında yaşanan kur hareketliliğinin enflasyon ve faizler üzerinde nasıl hızlı etki yaptığını açık bir şekilde gördük.

CARİ AÇIK NE DURUMDA?

Geçen yıl Eylül ayında uygulanmaya konulan Yeni Ekonomi Programı ile ekonomide dengelenme kapsamında, cari açığın ekonomiye yönelik bir tehdit olmaması için düşük cari açık ve düşük büyüme politikası tercihi yapıldı.

Bu tedbirlerle 2017 yılında yüzde 7.4 olan ekonomik büyüme, 2018 yılında yüzde 2.6’ya gerilerken, 47 milyar dolar olan cari açık 27.6 milyar dolara düştü. Ayrıca cari açığın GSYH içindeki payı 2017 yılında yüzde 5.5 iken 2018 yılında bu oran da yüzde 3.5’e geriledi.

Ocak 2018-Ocak 2019 dönemine, yani son 12 aylık cari açık miktarına bakıldığında ise bu cari açık rakamının 21 milyar dolara düştüğü görülmektedir. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte ekonomik büyümedeki yavaşlamanın cari açığı daha da düşürmesi bekleniyor.

Bu rakamlar Türkiye’de ekonomik büyüme artıkça cari açığın arttığını, ekonomik büyüme düştüğünde cari açığın azaldığını göstermekte.

CARİ AÇIK EKONOMİK BÜYÜME İKİLEMİ

Türkiye ekonomisinin son yıllarda gösterdiği yüksek büyüme performansı, yüksek cari açığı da beraberinde getirdi. 2011 yılında gerçekleşen yüzde 8.5 oranındaki yüksek ekonomik büyümenin ardından cari açığın GSYH içindeki payının yüzde 10’a dayanmasıyla, 2012 yılında cari açığın düşürülmesi için düşük büyüme politikası tercihi yapılmıştı.

Bu politika ile 2012 yılında ekonomik büyüme yüzde 2.2 olurken cari açığın GSYH içindeki payı yüzde 6’lara kadar düşmüştü.

Yapısal olarak ekonomik büyümenin artığı dönemlerde, cari açığın sonucu olarak döviz açığı yani dış finansman ihtiyacı artıyor. Dış borçlanma için dış koşullar uygun olduğunda cari açığı finanse etmek kolay ve çok maliyetli olmayabilir. Ancak, dış borçlanmada faizler yüksek olduğunda ya da borçlanmada zorluklarla karşılaşıldığında, mevcut kazanımların devamı için ekonomik büyümeden vazgeçilmesi bir zorunluluk haline geliyor.

Bu vazgeçme bazen çok düşük ekonomik büyüme oranı bazen de negatif büyüme oranı anlamına gelmekte.

Dolayısıyla cari açık, Türkiye’nin yüksek büyüme, yüksek GSYH rakamlarına ulaşmasının önünde büyük bir engel olarak durmaktadır. Yani girdi eksikliği gibi bir kısıt görevini görmekte.

Bu da Türkiye’nin üretim kapasitesini kullanmasını sağlayacak sürdürülebilir büyümeyi gerçekleştirmek için sürdürülebilir cari açığı zorunlu hale getiriyor.

CARİ AÇIK İÇİN ÇARE NEDİR?

Öncelikle Türkiye’nin dış finansman ihtiyacını artıran mevcut üretim yapısını değiştirmesi gerekiyor. Başta enerji olmak üzere ithalata bağımlı olan bu üretim yapısının değişmesi için yerli kaynakların enerji tüketimindeki rolünün daha da arttırılması lazım.

Öte yandan rekabetçi bir fiyat düzeyi üzerinden yurtiçinde üretim yapabileceğimiz ara mallarını tespit ederek bunları ithal etmek yerine Türkiye’de üretimi sağlanmalı.

Son olarak ise yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yönelik portföy yatırımlarından ziyade ülkede üretimi destekleyen doğrudan yabancı sabit sermaye yatırımlarına yönelmesini teşvik etmek gerekiyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.