Yazarlar Efendileri alıştı ama içimizdeki yabancılar hala alışamadı

Efendileri alıştı ama içimizdeki “yabancılar” hala alışamadı

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı

Onlar alıştı da içimizdeki “yabancılar” bir türlü alışmadı! Onlar hiç yadırgamıyorlar ama içimizdeki “yabancılar” hala yadırgıyor.

İÇERİDE BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI SÜRERKEN DIŞARIDA KANIKSATILDI

Yıllar önce Ak Parti iktidara ilk geldiği dönemde başörtüsü yasağı hala devam ederken…

Başbakan Erdoğan’ın her yurt dışı seyahatine Sayın Emine Erdoğan’ı götürdüğünü hatırlıyorum. Ve bir keresinde Sayın Erdoğan’ın, Emine Hanım’ı bütün önemli uluslararası toplantılarda yanında götürmesiyle ilgili olarak “Alışacaklar” diye konuştuğunu duymuştum bir haber kaynağımdan.

Başörtüsünü “göstere göstere” kanıksatmak istediğini anlamıştım. Ve yurt dışındaki muhataplar zaman içinde başörtüsünü kanıksadılar, başörtüsünü yadırgamadılar.

TABULARI BİR BİR YIKAN ERDOĞAN, BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI TEDRİCİ OLARAK ÇÖZDÜ

Ak Parti’nin 19 yıllık iktidarı döneminde birçok tabu yıkıldı. Bazılarının yıkılması hayli zaman aldı. “411 el kaosa kalktı” manşetlerinin atıldığı dönemler yaşadık. “Eşi türbanlı bir isim Çankaya Köşkü’ne çıkamaz” tehditlerinin havada uçuştuğu günleri yaşadık. Anayasa Mahkemesi’nden Danıştay’ına kadar birçok yargı vesayetinden birçok farklı kararla başörtüsü yasağı yıllarca sürdü. Nihayet başörtüsü yasağı tabusu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Ak Parti’nin sabırlı ve dirayetli politikası ile yıkıldı.

DÜN ANNESİNİ LİNÇ ETTİLER BUGÜN KIZINI DİLLERİNE DOLADILAR… AMA ARTIK ESKİ TÜRKİYE YOK..!

Başörtüsü yasağının çok mağduru oldu. Onlardan biri de Merve Kavakçı’dır. 28 Şubat sürecinde Meclis Genel Kurulu’nda “Bu kadına haddini bildirin” cümleleriyle başlayan linçe maruz kalmıştı.

Milletvekilliği elinden alınmıştı. Alınan sadece milletvekilliği olmamış… Özel hayatı da elinden alınmıştı.

İki küçük kız çocuğunu okula götürürken 28 Şubat medyasının psikolojik saldırısına uğramıştı. Üzerine bazuka gibi doğrultulan kameralar, mikrofonlar ve fotoğraf makineleri ile tehdit edilmişti. Sadece Merve Kavakçı mı, değil elbet..! O iki sabi sübyan da onursuzca saldırıların muhatabı olmuştu. İtibar suikastına uğramışlardı.

FATMA KAVAKÇI’NIN BAŞINDAKİ ÖRTÜYÜ DİLİNE DOLAYANLAR, LİYAKATININ FARKINDA MI?

İşte o iki sabi sübyandan biri olan Fatma Kavakçı NATO zirvesinde Brüksel’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı başındaydı. ABD Başkanı Biden ile bir araya geldiği o önemli baş başa görüşmede Erdoğan’ın tercümanlığını yaptı! Hem de başörtüsü ile..!

Başörtüsü ile NATO zirvesinde görev aldı. Başörtüsü ile Amerikan Başkanı Biden ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmesinde tercümanlık yaptı. Başörtüsü ile işinin hakkını verdi.

Fatma kardeşimi, Cumhurbaşkanımız’ın yurt dışı seyahatlerinden tanıyorum. Mütebessim ve fakat hep ciddi! İşini iyi yapmışlığına da şahidim. Yani NATO zirvesi öncesinde de onlarca tarihi toplantıda görev aldı. Japonya’daki G-20 Zirvesi’nde Erdoğan, Trump ile görüşürken de yanında o vardı, Cenevre’deki BM toplantılarında da… 2020 Mart’ındaki tarihi Moskova ziyaretinde de Fatma Kavakçı Cumhurbaşkanlığı heyetindeydi. Ve yine bugünkü gibi başörtülüydü. Ve bugünkü gibi vakarını koruyarak işini yaptı.

Ne muhatapları, ne heyettekiler Fatma Kavakçı’nın başörtülü olmasına takıldı. Ne yadırgadı, ne eleştirdi, ne de sorguladı!

Ne var ki Erdoğan-Biden zirvesinden “Türkiye-Amerika krizi” çıkartamayanlar “başörtüsü”ne dolanmayı tercih etti!

İç siyasette Erdoğan’a saldırmayı maharet sayanlar, “bir adım bile gidememiş”liklerini yine gösterdi. Hadsizin teki Fatma Kavakçı ve başörtüsü üzerinden tezvirat yaptı.

Gazetemiz Yeni Şafak’ın dün “Bu adama haddini bildirin” başlığıyla duyurduğu haberde de okuduk.

İyi Partili Ahmet Kamil Erozan, “Erdoğan’ın tercümanı….! Biden ile konuştuklarının mahremiyeti konusunda kimseye güvenemediklerinden tercüme yetenekleri ve gündemdeki konulara hakimiyeti şüpheli, ancak aidiyetinden emin oldukları bir kişiyi (tercüman demek zor) tercih etmişler… Merve Kavakçı’nın kızı..” diye bir paylaşım yaptı.

GÜNDEME HAKİMİYET KONUSUNDA SINIFTA KALANLAR, 28 ŞUBAT GÜNLERİNE SARILIYOR

Erozan, “gündemdeki konulara hakimiyet” konusunda sınıfta kalan İyi Partililerden bir tanesi biliyorsunuz. Darbecilere destek veren, “Bütçeyi iyi kullanın yılın yarısından sonra biz devralacağız” diyen bir ismin Türkiye’nin ve dünyanın gündemine ilişkin rasyonel düşünemediğini anlamış olmalısınız.

Ancak, Erozan’ın başörtülü bir tercümana ya da başörtülü bir danışmana karşı ayrımcılık yaptığı gerçeğini rasyonaliteden uzaklaşmasının mazereti olarak kabul edemeyiz.

Erozan, narkoz sonrası sayıklaması gibi, bilinçaltını dışa vurmuştur.

Sözleri faşizan düşüncenin tezahürüdür.

Geçti o günler! Atı alan Üsküdar’ı geçti. Türkiye’de bir tabu olarak yerleşik hale getirilmek istenen başörtüsü yasağı çoktan kalktı.

Artık liyakat sahibi başörtülü kadınlar Cumhurbaşkanı’nın kritik toplantısına da katılıyor, askeri helikopter de kullanıyor, mahkemede hakimlik-savcılık da yapıyor, okulda öğretmenlik, hastanede doktorluk-hemşirelik de yapıyor.

İçindeki faşizan düşünceyi bastıramayanların dışında da hiç kimse bu olağanlığı yadırgamıyor.

Yanılıyor muyum?

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.