|
Yazarlar

Karşılarına millet çıkar

10:29 . 2/04/2015 Perşembe

Kevser Topkar

1966 yılında İstanbul’da doğdu. Kuzguncuk İlkokulu ve Üsküdar Kız Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümüne girdi. 1987’de mezun olacakken başörtüsü yasağından dolayı üniversiteye ara verdi. Fakülteyi iki sene sonra bitirebildi. 1998-2000 tarihleri arasında Sudan’da bulundu. Bu esnada Afrika Üniversitesinde Arap dili eğitimi aldı. Türkiye’ye döndüğünde özel sağlık alanında yöneticilik yaptı. Fide Yayınlarının kuruluşundan itibaren editörlüğünü üstlendi. Öykü, çocuk hikayeleri ve derlemelerden oluşan kitapları yayınlandı. TC. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde özel araştırmacı olarak Filistin’e Yahudi göçlerini araştırdı. Başörtüsü yasağı kaldırıldığında Marmara Üniversitesi Yakınçağ Tarihinde yüksek lisansını tamamladı. Aynı üniversite halen doktora yapmaktadır. Üsküdar Belediyesi’nde 6 senedir sosyal projelerden sorumlu Başkan Danışmanı olarak çalışmaktadır. Almanca, Arapça ve İngilizce bilmektedir. Evli ve dört çocuk annesidir.

Kevser Topkar
Milletimizin başı sağolsun.

İçimizden kime isabet edeceğini bilmesek de terör saldırılarının olacağını bekliyorduk. Türkiye'nin dik duruşunu engellemek için belini kırmak isteyen global güçler içeriden vuracaklardı. Bu kadar hain ve pervasız olacaklarını tahmin etmek güçtü. Ama gerçekleşti. Belki de daha beter sabahlara uyanacağız. Belki de kan gölüne dönmüş Ortadoğu savaşının içinde bulacağız kendimizi. İktidarı sarsmak isteyenler ülkemizde kaos oluşturarak Hak adına, adalet adına ne yapılmışsa yerle bir edip kendi sömürü düzenlerini kurma peşindeler. Görünen o ki, asıl İstiklal Harbi, seçime kadar geçecek süreç ve sağ-salim atlatılırsa seçim sonrası Başkanlık sistemine geçişte patlak verecek.

Din ve millet düşmanlarıyla menfaatleri karşılığı ortaklık yapanların bu defa işleri zor. Bugüne kadar memleketimde her alanda at oynatan bin bir yüzlü düşman taifesi ciddi bir engelle karşılaşmadı. Bu defa karşısında bu milleti bulacak. Bu memlekette ihtilaller üzerinden güç devşiren zihniyet zemin bulamadı. Ektikleri tohumları yeşertemediler. Emanetçileri toprak oldu gitti. Yeni emanetçilerine de eyvallah etmeyeceğiz.

Adliye binasında savcıya kurşun sıkanlarla, ardından ''intikamımızı aldık ve almaya devam edeceğiz'' diyenler arasında bu millet hiç bir fark görmüyor. Hainlerle işbirliği yapan medya gerekli cevabı aldı. Vatan hainliğini ve din düşmanlığını meslek edinmiş sözde sanatçılar; bu millet ihanetinizi unutmayacak. Taşeronlukta gösterdiğiniz gayreti hep hatırlayacak. Adını kullanarak akıttığınız kanlar Berfin'in öz babası nezdinde bile kınanırken ancak uşaklık yaptığınız mahfillerin övgüsünü alacaksınız. Onların sonu ise memleketimdeki her hainin sonundan farklı olmayacak.

Gerçekleştirdikleri her hamle hain yüzlerdeki peçeyi biraz daha araladı. AK Parti yönetiminden hoşnut olmayanların bloku kırıldı. Her vatandaşın siyasal tercih hakkı vardır. Dün silah zoruyla gaspettikleri iktidardayken bizi adam yerine koymayanlar korkmasınlar. Aynı muameleyi görmediler, görmeyecekler. Herkesin siyasal tercihi eşit kutsallıktadır. Lakin bu topraklar hain yetiştirmez. Savcısına, polisine, askerine kurşun sıkacak ellerin tohumu bu topraklara ait değildir. Muhalefet ile hainlik aynı şeyler değildir. Eminim ki bugün sağcısı, solcusu, ılımlısı, radikali bu vatanın evladı olan herkes aynı acıyı paylaşıyor. Hatta zan altında olanlar iki kat acı çekiyor. Kendi medyaları, kendi haber kanalları, kendi önderleri ''oh olsun hak etmişti, cezasını buldu'' tavrı sergileyenler iki kat elem duyuyor. Böylesi bir hainliği destekleyecek kaç kişi olabilir. Muhalefetin bu olduğunu düşünen kaç vatandaşımız vardır.

Seçim, insanoğlunun icat ettiği en kabul görmüş iktidar belirleme tarzıdır. Halkın teveccühü bir siyasal partinin lehine ağırlık kazanıyorsa ''halka rağmen halkçılık'' yapmak olmaz. Algımız kıt olabilir. Kendi menfaatlerimizi birileri kadar iyi düşünemiyor olabiliriz. O zaman, daha iyisini bilenlerin, kendi fikirlerini anlatıp halkı ikna etmeleri gerekir. Önlerinde engel yoktur. Yayın sansürü yoktur. Bu aziz milletin Cumhurbaşkanı'na dahi hakaret edebilecek kadar özgürlerse, şehit savcının ardından ''intikamımızı aldık ve alacağız'' diye slogan atıp ellerini kollarını sallayarak dolaşabiliyorlarsa, milletin istikbaline dair ulvi düşüncelerini de açıklayabilirler. Doğru bir sözleri varsa hepimiz onlara iltifat ederiz. Ama kurşun sıkmaktan, molotof ve taş atmaktan, kamu ve özel mülkiyetteki mallara zarar vermekten başka bir metotları yok. Herhangi bir doğru düşünceleri, yeni bir yönetim felsefeleri bulunmamaktadır. Ve biz bu insanları aramızda görmek istemiyoruz. Devlet her tedbiri alarak şiddete yönelen vandallardan toplumu arındırmalıdır. Bu yönde yapılan ve yapılacak olan yasal düzenlemelerin önünde duran, Meclisin çalışmasını engelleyen siyasal parti ve milletvekilleri akan kandan, topluma uygulanan şiddet ve terörizmden direk sorumludur. Bu gibi, düşman güdümündeki art niyet sahiplerine cesaret vermek, yol açmak aynen yapmış hükmündedir. Tetiği çeken elden bir farkları yoktur.

#kevser topkar
#kevser topkar yazı
#yeni şafak yazar
8 yıl önce
default-profile-img
Karşılarına millet çıkar
Kasabaya ne oldu?
Bugünden itibaren Türkiye’nin tek gündemi depremdir
Deprem ve uluslararası yardım
Bunu da aşacağız…
Yüzyılın felâketi