Yazarlar Tahşiyeciler ne ilk ne de son dava

Tahşiyeciler ne ilk ne de son dava

Markar Esayan
Markar Esayan Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Fethullah Gülen’e örgüt lideri olarak gözaltı kararı çıkması 14 Aralık operasyonunu özel kıldı. Bununla beraber cemaat medyasından isimlerin de dahil olması ilgiyi bu operasyona yoğunlaştırdı. 2010 yılında “dindar” oldukları için kenarda köşede kalan bu davada, iddia edilen örgütün kendine güvenden kaynaklandığını düşündüğüm dikkatsizlikle parmak izi bırakmış olması bugün Tahşiye Davası’nı önemli kılıyor.

Herkesin arzusu sağlam delillerle suça/suçlulara ulaşılması. Lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesine de azami dikkat etmekte fayda var. Kötü/yanlı gazetecilikle örgüt üyeliği vs. arasındaki hassas çizginin iyi çizilmesi gerekiyor. İddianame hazırlıklarının uzamaması, tutukluluğun istisnai olması da çok önemli.

Paralel yapının yargı/emniyet zorbalıklarının soruşturulmasının düzgün yapılması birkaç nedenden önem taşıyor.

Öncelikle yargıya güven endeksi yüzde yirmilere gerilemiş durumda ve bu çukurdan çıkmak için bu süreçler hayati önem taşıyor. Bir kişinin bile mağduriyeti tüm süreci gölgelemeye yetebilecek, gelecekte sorun karşımıza tekrar çıkabilecektir. Şu kötü sarmaldan çıkılmasının zamanıdır artık.

Ancak, paralel yapı ile hukuk mücadelesinin Tahşiyeciler operasyonu ile başladığını veya ilk adımın bu olduğunu düşünenler yanılıyor ya da yanılmak istiyorlar.

Bunların içinde en merkezi duran ise Böcek Davası.

Bu dava birkaç açıdan çok önemli. İlki, ülkenin Başbakanı, iki ofisinde, kriptolu telefonlarının bulunduğu odalarda gelişmiş cihazlarla dinleniyor.

İkincisi ise, bu dinlemelerin farkına varılmasıyla, paralel yapının düğmeye basarak 7 Şubat’taki MİT operasyonunu yaptığı fark ediliyor. En azından önemli nedenlerden birisi bu gibi duruyor.

İddianameden aldığım notlardan yola çıkarak size hadisenin gelişimini özetleyeyim.

2011 yılında Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, MİT ile temasa geçerek kurumunun böcek arama kapasitesini soruyor, olumlu cevaptan sonra Başbakanlığın onayı ile harekete geçiliyor.

İlk arama 28 Aralık 2011’de Keçiören’deki konutta yapılıyor. Başbakanın kullandığı masanın dört kriptolu telefonunun bulunduğu tarafında 6 çoklu prizde böcek tesbit ediliyor.

Akabinde Başbakanlık Resmi Konutu’nda aynı şekilde bu kez üçlü prizde böcek tesbit ediliyor. (29.12.2011)

Erdoğan ofisine girdiğinde, görevden alınan koruma polislerinden biri elindeki kumandaya bastığı anda cihaz devreye giriyor ve dinleme başlıyor. Bu sistemde alıcı da yine yakındaki birinin çantasında ve verileri depoluyor. Cihazın en önemli özelliği ise dinleme verilerini alıcıya bir kripto algoritması (şifre) ile iletiyor olması. Cihazlar, tehlike anında, uzaktan uyutulabiliyor. Tesbiti zor ve Danimarka yapımı son teknoloji cihazlar kullanılıyor. 300 metreye kadar yayın yapabiliyor.

Cihazlar, yerleştirildikleri prizlerin maddesi kullanılarak özel kalıp üretilerek gizlenmiş. TÜBİTAK ve TOBB’un yaptığı silikon analizlerinde böceklerin 24-25 Kasım 2011’de yerleştirildiği tesbit ediliyor.

Bu tarihler, (23 Kasım-14 Aralık) Başbakan Erdoğan’ın ameliyat için İstanbul’da bulunduğu zaman dilimine denk geliyor. Ameliyat 26 kasımda gerçekleşiyor. Bu dönemde Başbakanın tüm koruma ekibi İstanbul’da...

Gerçekten de savcılık konutlarda 24-25 Aralık tarihlerinde olağanüstü bir hareketlilik fark ediyor. Başbakanla beraber İstanbul’da olması gereken Başbakanlık Koruma Dairesi Teknik Ekip Amiri S.D, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’nde görevli S.Z’den bir telefon alıyor. S.D, “Çocuğum hastalandı” diyerek izin alıyor, Ankara’ya giderek S.Z ile birlikte Keçiören ve Çankaya’daki konutlara giriliyor. Tarih 25 Kasım 2011. HTS kayıtları ile savcılık kişilerin bu çevrede olduğunu teyit ediyor.

İlginç bir ayrıntı olarak, 29 Aralık’ta yapılan ikinci MİT araması günü, ilgili şüphelilere arama sızdırılıyor.

M.K, isimli bir şahıs, iki mail göndererek bir soruşturma olup olmadığını soruyor. İki kurum arasındaki polisiye filmleri aratmayacak bir mücadele söz konusu. Emniyetteki yapı, görünen o ki, soruşturmayı deşifre ederek etkisizleştirmek istiyor. Soruşturmanın aleniyet kazanması ve davaya dönüşmesinin birkaç yıla yayılması, bu mücadeleden kaynaklanıyor olmalı.

Bu arada 7 Şubat MİT krizi yaşanıyor ve Başbakan Erdoğan’ın ikinci ameliyat gününe denk getirilecek şekilde Hakan Fidan tutuklanmak isteniyor.

Savcılık iddianamesine göre böcek yerleştirme işlemlerini Başbakanlık Koruma Dairesi Güvenli Sistemleri Büro Amirliği ile Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’nda görevli polisler gerçekleştiriyor.

Davanın 14 sanığı var. Müşteki Başbakan Erdoğan.

Objektivite önemliyse, resmin tamamına bakmakta fayda var.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.