Yazarlar Zor ama Belli mi olur

Zor ama... Belli mi olur!

Mehmet E. Yavuz
Mehmet E. Yavuz Gazete Yazarı

Sayın Derviş programını açıkladığında, bendeniz "yıllık iznimin bir bölümünü"nü kullanmak üzere gazeteden kirişi kırmıştım bile.

Birtakım iyiniyetli saf temennilerden ibaret bu programın "olacak", "gidecek", "yapılacak", "umuluyor", "düşünülüyor" gibi geniş zamana dayalı hedefler öngördüğünü, ayıptır söylemesi biz oturduğumuz yerden öngörmüş, üstelik yaşadığımız krizin "ekonomik" değil, "siyasî" olduğunu, "siyaset" olmaksızın hiçbir programın, hiçbir iyileştirme paketinin, hiçbir kurtuluş reçetesinin başarıya ulaşamayacağını yazmıştık.

Yani, "mevcut haliyle" programın yürümesi, Sayın Derviş''in iddia ettiği gibi, sadece "taze para"ya değil, geniş kitleleri ''üretim''e ikna edecek gerekli yasal/siyasal düzenlemelerin yapılmasına bağlı görünüyor.

Ama bu Başbakan''la, bu yönetim anlayışıyla, bu icra mantığıyla, bu parlamentoyla zor...

Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti''ni var edenler (yaşatanlar), başta yolsuzluk olmak üzere, her türlü ekonomik daralmanın arızî olduğuna inandırıldılar.

Bu "araz"ın yapısal bir dönüşümle, yani "açık toplum-şeffaf devlet" ilkesiyle aşılabileceğini ise hiçbir zaman kavrayamadılar.

Bu nedenle, ekonomiyi kurtarma girişimleri, her defasında, ülkeye zaman, kaynak ve enerji kaybettirdi.

Amerika''dan bulunup getirilen Kemal Derviş ne yapacak?

Adam kâh Antalya''da tekstilciler toplantısında, kâh TÜSİAD''da, kâh Genelkurmay''da, kâh Odalar ve Borsalar Birliği''nde, kâh MGK''da...

Her fırsatta programının faziletlerini anlatıyor.

Bugün yarın Amerika''ya gidip IMF ve Dünya Bankası yetkilileriyle "görüşmeler" yapacak, bazı siyasî temaslarda bulunacak.

Haziran ayına birikmiş ödemeler için gerekli dış desteği (ödünç parayı) bulabilirse, o moralle Almanya''ya geçip, "Gurbetçi tasarruflarını Türkiye''ye nasıl yönlendirilebiliriz?" sorusunun cevabını arayacak. (Ama, Alman hükümeti enayi olduğu için, ekonomiye hatırı sayılır katkısı olan 100 milyar marklık mevduatın Türkiye Merkez Bankası kasalarına akmasını derin bir sükûnetle izleyecek.)

Başarırsa "Derviş kurtardı", başaramazsa "hükümet destek vermedi" olacak.

Belki bundan sonra Derviş üzerinden yürütülen siyasî proje devreye girecek.

Girdi bile.

Geçtiğimiz günlerde, sırf bu amaçla, şort giydirip Ankara sokaklarında dolaştırdılar adamcağızı.

Özal da arada sırada şortla halkın arasına inermiş.

Derviş de bir kurtarıcı, bir yalvaç, bir tür "ekonomi mehdisi" olduğuna göre, halkla kaynaşmasından/bütünleşmesinden daha doğal bir şey olamazmış.

Laf aramızda, Özal Red Kit de okurdu.

Sahnede üçüncü sınıf üvertürlere eşlik de ederdi.

Namaz da kılardı.

Refleksleri doğaldı ve Amerikan icadı beşinci sınıf pazarlama tekniklerini gereksinmeyecek kadar "kendiliğinden"di.

Yine de bekleyelim görelim, ülkeyi ekonomik krizden, içine yuvarlandığı siyasetsizlikten ve her türlü demokratik talebi "devlete isyan" gerekçesiyle bastıran merkezî otoritenin şerrinden Kemal Derviş''in (şimdilik 15 yasa tasarısına yüklediği) "yapısal değişiklik" formülü kurtarabilecek mi?

Zor, ama...

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.