Yazarlar Kimden aferin aldınız?

Kimden aferin aldınız?

Mehmet Şeker
Mehmet Şeker Gazete Yazarı

Azerbaycan’a asker göndermek gündeme gelince, TBMM’de bulunan partiler ortak karar alıyor.

Azerbaycan’ın talebi üzerine hazırlanan tezkere Azerbaycan’ın Millî Uyanış Günü 17 Kasım’da oylanıyor ve dört parti kabul oyu kullanıyor.

Hangileri olduğu malûm…

AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti.

*

Öncesinde de bu dört partinin aldıkları kararlar var.

İlân edilen ateşkesi defalarca bozan ve hiçbir anlaşmaya uymayan Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik saldırılarını kınamak için, Meclis’teki partiler bir araya geliyor, bir bildiri yayınlıyorlar.

“Yukarı Karabağ’da ateşkesi ve uluslararası hukuku ihlâl ederek ağır silahlarla Azerbaycan sivil yerleşim yerlerini ve askerlerini hedef alan saldırılarını en güçlü şekilde kınıyoruz” cümlesinin altına Meclis’teki partilerden biri imza atmıyor.

Ne eyere, ne semere gelen; arabaya da koşulmayan, çifte de yanaşmayan huysuz atlar daha sevimli.

*

Devam edelim.

Hem 16 Temmuz 2020’de, hem 28 Eylül 2020’de bu dört parti Ermenistan’ın insanlık dışı saldırılarına yönelik kınama bildirisi yayınladı.

Ekim’in 27’sine geldiğimizde, Fransa Cumhurbaşkanı Makron’un İslam’a yönelik saçma sapan konuşmaları üzerine, dört parti ortak bir bildiride buluştular.

Yine AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti.

*

28 Şubat 2020 tarihine döndüğümüzde, önemli bir bildiri daha görüyoruz.

AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti, ortak bildiriyle, İdlib’de rejim unsurlarının Türk askerlerine düzenlediği hava saldırısını kınadı.

Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde Türk Silahlı Kuvvetlerine ait konvoya yapılan hain saldırıda 33 kahramanımız şehit edilmiş, 32 evladımız yaralanmıştı.

*

“O alçak ve menfur saldırıyı, millet iradesinin tecelligâhı olan TBMM’deki imzası bulunan parti grupları olarak, şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Askerlerimize yapılan saldırılara mukabele hakkımız mahfuz kalmak kaydıyla, bölgede yaşanan insanî dramlara mani olmak için uluslararası hukukun desteklediği biçimde çözümün siyâsî yöntemlerle olması gerektiğini ifâde ediyoruz” denildikten sonra, şu ifâdelere yer verilmişti:

“Kahraman Türk ordusunun, TBMM tarafından kendisine verilen görevleri her zaman olduğu gibi bundan sonra da üstün başarıyla gerçekleştireceğine olan inancımız tamdır.

TBMM olarak, bize emanet edilen demokratik temsil sorumluluğunu, parti politikalarına ilişkin farklılıklar saklı kalmak kaydıyla, yüksek idealler istikametindeki ortak bir anlayışla yerine getireceğimizi aziz milletimize ve dünya kamuoyuna bir kez daha bildiririz.”

*

Bu haberleri gören duyan biri, TBMM’de kaç parti olduğunu bilmese, dört partiden oluştuğunu zanneder.

Bir parti daha var hesapta.

Nasıl bir varlıksa!

Yokluktan beter.

*

Dört yıl öncesine bakalım.

10 Aralık 2016’da İstanbul’da kanlı bir eylem olmuş ve ertesi gün Meclis’te bir bildiri daha yayınlanmıştı.

Gayet iyi hatırlıyoruz, AK Parti, CHP ve MHP, yayınladıkları ortak bildiri ile terör olayını kınadı.

İyi Parti yoktu. Bir yıl sonraki Ekim ayında kurulmuştu.

*

Hiçbir bildiriye imza atmayan diğer parti ise, İstanbul’daki patlamaların ardından hazırlanan ortak bildiriye destek vermek yerine, kendi hazırladığı bir bildiriyi duyurmuştu.

Güya saldırıyı kınıyor ve acıları paylaşıyorlardı.

Rahmet, başsağlığı ve şifa dilekleri de eklenmişti.

Eğer gerçekten o tür dilekleriniz varsa, hazırlanan ortak bildiriye niye katılmıyorsunuz?

Fark nedir?

Ne içindesiniz Meclis’in, ne de büsbütün dışında.

Takımdan ayrı, kenarda, tek başına düz koşu yapmanın ne faydasını gördünüz bugüne kadar?

Kimden aferin aldınız?

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.