YazarlarHolo Birliği"nin gurbetçi gençleriyle 3 gün

Holo Birliği"nin gurbetçi gençleriyle 3 gün

Süleyman Gündüz
SüleymanGündüzGazete Yazarı
Avrupa"nın değişik kentlerinde çalışan hemşerilerimiz aile bireyleriyle birlikte her yıl Paskalya Bayramı vesilesiyle oluşan tatili fırsata çevirip Holo Birliği adı altında bir araya geliyorlar. Bir otel kiralanıyor ve üç günlük bir program yapılıyor.

Bu toplantıda geçmiş bir yılın hasretinin giderilmesinin yanı sıra, kendilerine ve ülkemize ait sorunlar konuşulup, tartışılıyor.

Mutad olduğu üzere Türkiye"den de siyasetçi, bürokrat, iş adamı ve sanatçı hemşerilerini davet ediyorlar.

Paskalya Bayramı geldi çattı ve Avrupa Holo Birliği Başkanı Burhan Dereli aradı ve davet etti. Sağ olsunlar her yıl davet etme nezaketini gösteriyorlar. Davete icabete büyük önem veriyor, bunu bir anlamda bir sıla-i rahim olarak görüyor ve elimden geldikçe de katılmaya çalışıyorum.

Toplantı Heidelberg"de yapılıyor. Toplantı arasında Mustafa Dereli"nin rehberliğinde Dernekpazarı Belediye Başkanlığına yeni seçilen Dr. Mehmet Aşık"la birlikte tarihi kenti gezme fırsatı yakalıyoruz. Bu kent öyküsü ve mimari özelliğiyle üzerimde derin bir etki bırakıyor.

Gurbetteki kardeşlerimizin kendi sorunlarından çok ülkemizin ve merkezinde yer aldığımız coğrafyanın sorunlarıyla daha ilgili olduklarını gördüm. Hiçbir ayrıntıyı kaçırmamışlar. Yerel seçim değerlendirmelerinden başladık, oradan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine değinip, Ukrayna ve Orta Doğu sorunlarından çıktık.

Dikkatimi çekenler naif ve kırılgan gençler oldu. Gençlerin yani üçüncü neslin soruları daha terletici ve açıklamaları yenileyiciydi. Onlar zorlu bir rekabetin içinde varolma kavgası veriyor. Aralarında siyaset bilimi, İslami teoloji, fen bilimleri, sosyoloji, kültür ve sanat alanında olmak üzere üniversite eğitimi alıyorlar.

Gençler ülkemizdeki gelişmeleri, doğup büyüdükleri ülkeye ve iletişimin oluşturduğu dünyaya göre değerlendiriyorlar.

Bir kez daha idrak ettim ki bizler hala 20 yüzyılın mantığına ve diline sahibiz. Algımız ve izahlarımız bunu gösteriyor. Aramızdaki farklılık bir kuşak sorunu değil.

Geçmiş dönemde çokça tartıştığımız kuşak sorunu bu kadar uzak ve derin bir karşılığı yoktu. Nitekim dedelerimizin ve babalarımızın düşünceleri, ilgileri, beğenileri nüans farklılığıyla bizimkiyle örtüşüyordu. Şimdi arada nüans değil yüzyıllık bir mesafe bulunuyor.

Genç neslin sağlam bir aidiyet duygusu var ve yanlış anlaşılmaya neden olmaması için sözlerinin girişinde buna vurgu yapıyorlar. Hani bizlerde onlarla ilgili bir asimilasyon ve alinasyon algısı oluşmasın diye. Ülkemizdeki siyasilerin, aydınların ve entelektüellerin kendilerini dinlemelerini ve anlamalarını istiyorlar.

Almanya"nın Heidelberg kentinde Leonardo Hotel"in bahçesinde dolunayın altında hafif ürpertecek serinlikte bir bahar havasında gece ilerliyor ve sohbetimiz koyulaşıyor.

Genç bir arkadaş sözü alıyor: "Genelde Türkiye"den gelen siyasiler, aydınlar ve entelektüeller dedelerimizin veya babalarımızın burada oluşturduğu dernekler tarafından davet ediliyor, kürsüye çıkıp konuşuyor ve ardından çıkıp gidiyorlar. Konuşmaları, seçtikleri konular dedelerimizin, babalarımızın ilgisini çekecek ve onları tatmin edecek nitelikte. Bizi dinleyen ve anlamaya çalışan yok" diyor.

Diğer gençlere bakıyorum hepsinin ortak kanaatiymiş gibi onaylıyorlar. Bugüne kadar ömrünün büyük bir kısmını gurbetçi gözlemleyerek, gurbetçi öyküleri dinleyerek geçirmiş ve gurbettekinin hasretini bilen biri olarak bu gençlere neden hala kulak vermediğimiz için hayıflanıyorum.

Muhammed İkbal bu kentte Heidelberg"de eğitim görmüştü. Bizler bu gençleri anlamaya çalışır ve ilgilenirsek, ümit ediyorum ki bu gençler arasından çağın İkbal"leri çıkacaktır.

Paskalya Bayramı vesilesiyle toplandık ve otelimizin ismi de ilginç Leonardo.

Yeni bir dirilişe ve rönesansa ihtiyaç var.