|
You Tube"a özgürlük

Bir İstanbul mahkemesi internet üzerinden görüntü yayınlayan ''You Tube'' adlı siteye erişimi yasaklamış. Sebep? Birileri siteye Atatürk''le ilgili münasebetsiz görüntüler mi ne yüklemişler; bizden kaçar mı, mahkeme yasaklamış, internet bağlantısı sağlayan kurumlar da yasağı derhal uygulamaya koymuş... Şimdi, dünyanın o kadar ülkesi arasında, You Tube''a giremeyen bir biz varız.

Tam demokratik denilemeyecek bir komşu ülkeye gittiğimde benzer bir durumla karşılaşmıştım. Yazımı yazdım, ''yahoo'' üzerindeki e-posta adresimi kullanarak geçeceğim, ama bir türlü ''yahoo''ya giremiyorum. Bir haber ajansı bürosundaydım; bana ofisini açan ajans yetkilisi canhıraş bir çaba içerisinde terlediğimi görünce sorunumu öğrendi. "Kolay" dedi meslektaş, bağlantıyı kapattı, bir başka telefon numarasıyla yeniden bağlandık... Aaa, o da ne, ''yahoo'' bu defa çalışmıyor mu?

Meğer yandaki ülkede öyle bir kısıtlama yokmuş, kullandığı yeni telefon numarası o ülkedeki servis sağlayıcıya aitmiş...

Dün akşam, yasak uygulamaya konulmuşken, bizim evdeki ''uzmanlar'' bir biçimde ''You Tube''a girmeyi başardılar. Doğan Medya Holding''in yıllık uluslararası toplantısında ''dünyanın aldığı yeni biçime'' örnek olarak verilen bir ''âni şöhret'' öyküsüne biz de tanık olduk böylece. Örnek öyküdeki Finlandiyalı genç kız evinde amatör kamerayla çektiği sesli görüntüsünde bir bestesini seslendiriyormuş; görüntüyü ''You Tube''a koymuş ve kulaktan kulağa yayılan şöhreti sayesinde milyonlarca kişi tarafından izlenmiş... Aynı kız bir yıl sonra Justin Timberlake ile düet yapacak duruma gelmiş...

Bizim hakimler teknolojinin sınır tanımadığını öğrenene kadar iş işten geçmiş olacak.

Konu konuyu açıyor. You Tube yasağı üzerinde konuşulurken, evin en sessizi, "Ne yani" dedi, "Atatürk''le ilgili saygısızca görüntüleri esas görmemesi gereken yabancılar görmeye devam ederken, bizlere mi yasak konuldu?"

Bu ''akıllı'' cümleyi sarf eden henüz lise çağında; ancak kafayı devekuşku gibi kuma gömerek bir milim yol alınamayacağını öğrenmiş. Gözümüzü kapatmakla dünyayı sadece kendimize kararttığımızı biliyor. Yasakçılıkla sonuç alınamayacağının da farkında. Darısı, üniversite bitirmiş, önemli meslek sahiplerinin başına, ne diyeyim?

Bence bu işin altında başka bir iş var; kimbilir hangi sebeple yasak getirildi, kimse ses çıkarmasın diye ''Atatürk'' adı kullanılıyor. Atatürk''e saygısızlık eden yalnızca You Tube değil ki, belki yüzbinlerce rahatsız edici malzeme bulmak mümkün internet sitelerinde. Sadece bizi ve bizim tarihi kişiliklerimizi mi küçümsemede kullanılıyor internet? Hayır, herkes, her olay, her devlet hakkında ağzı olan konuşuyor sanal âlemde. ''Dünyanın en demokratik platformu'' olduğu için internet, karşı görüşü olan derhal aynı ortamda yerini alabiliyor. Yasaklamak yerine aynı imkândan yararlanmak daha akıllıca.

Mahkeme kararıyla siteye erişimi engelleme, ya da kökü Türkiye''deyse siteyi kapattırma sanki sonuç alınabilir bir yol gibi görünse de, bilen biliyor, isteyen birkaç dakika içerisinde kendini yeniden ulaşılabilir hale getirebiliyor sanal âlemde.

Sonuçta erişimi sağlayan bir adres, adres değiştirmek ise çocuk oyuncağı internette. Zaten çoğu site ''mirror'' denen yedek adrese sahip. Onu da yasaklasanız, bir üçüncü adres alınabilir. You Tube istese kendisini Türkiye''den yeniden erişebilir kılar.

Bence teknolojiyi gemlemeye çalışmaktan vazgeçsek iyi olacak.

Konuya ilgi duyuşumun sebebi normalde hızlı bir internet bağlantısına sahip bir mekânda bulunduğum halde Türk Telekom''un anlaşılmaz ilgisizliği yüzünden sabahtan beri elimin kolumun bağlı kalması. Her saat başı telefona sarılıp ârıza servisine ulaşmaya çalışıyoruz, dakikalar boyu hatta bekletiliyoruz. Bağlanınca da, "Şikâyetiniz kayda alınmış efendim, ârızanın giderilmesi için çalışılıyordur" genel açıklaması dışında bir bilgi vermiyorlar.

Türk Telekom özelleşmişti ve çok daha verimli çalışacaktı, değil mi?

Yazımı gönderme sıkıntısını uzun zamandır yaşamamıştım. Sürekli internet bağlantısı bulunan cep telefonum sayesinde sıkıntım giderildi. Bilgisayardan telefonuma aktardım yazımı, oradan da gazeteye kolaylıkla geçebildim.

Artık herbirimiz ''MoJo'' sayılıyoruz ya, yani ''mobile journalist'', ya da Türkçesiyle ''sürekli hareketli gazeteci''... Ne yapılırsa yapılsın, hizmetler aksasa bile, artık gazeteciler için mâzeret kalmadı. ''Gazetecilik hassası'' bulunan meslek erbabı, kendisine kapanan kapıları sanal âlemde açmanın yolunu bulabiliyor.

''You Tube''a özgürlük bir fantezi değildir beyler, aslında insan aklının ürünü olan teknolojiye saygının gereğidir.

17 yıl önce
You Tube"a özgürlük
Firavunlaşan sermaye
Sahipsiz başlayıp sahipsiz bitirmek
Kamala Harris ‘sokak kavgasına’ hazır mı?
Mevcut Başkanı indiren, müstakbel Başkan’ı vuran güç…
Ürdün’de birkaç adım