Yazarlar Hıristiyan tarikatı da nerden çıktı?

Hıristiyan tarikatı da nerden çıktı?

Taha Kıvanç
Taha Kıvanç Gazete Yazarı
Son terör eylemleri üzerine her kafadan bir ses çıkarken, Prof. Necmettin Erbakan herkesten farklı bir tezi seslendirdi: "ABD'deki terör eylemleri Amerikalı bir tarikatın eseri..." Eski başbakan, sözünü ettiği tarikatın epey eski olduğunu ve pek çok siyasiyi bugün de etkilediğini bildirdi. Hıristiyan tarikatı 2000-2007 yılları arasında bir dünya savaşı çıkacağı, sadece 140 bin kişinin hayatta kalacağı görüşündeymiş...

Erbakan'ın bu tezi, "Olayın arkasında Üsame bin Laden var" görüşü dışında her teze 'gülünç' gözüyle bakanlar tarafından ciddiye alınmadı. Milliyet'in konuyla ilgili haberine "Erbakan suçluyu buldu..." başlığını münasip gördüğünü (http://www.milliyet.com.tr/2001/09/22/guncel/gun04.html) söyleyeyim de, gerisini siz tahayyül edin... "Acaba Sırplar yapmış olamaz mı?" veya "Biraz düşünelim bakalım, bu eylemlerden en fazla kârlı çıkan kim?" soruları gibi, "Hıristiyan tarikatı" tezi de güme gitti.

Oysa, tezin sahibi şunu da söylemişti: "Bana Amerika'dan bir kitap gelecek; bu kitap Amerika'daki bir tarikatın (Yeniden Hıristiyanlık Tarikatı) nasıl doğduğunu gösteren bir kitap..." Şimdiye kadar, etrafta, "Acaba Erbakan'ın bahsettiği kitap neyin nesi? Gerçekten yakında kıyamet savaşı çıkacağına inanan bir tarikat var mı?" sorusunu soran tek Allah'ın kuluyla karşılaşmadım...

Tahmin edeceğiniz gibi merakım beni esir aldı ve Necmettin Erbakan'ın yakında ulaşacağını söylediği kitabı elde ettim. Kitabın adı "Forcing God's Hand" (Allah'ın elini zorlamak). Kapağında, milyonlarca insanın yeryüzünün bir an önce yokolması için dua ettiği iddiası bulunan bir kitap bu. Okuyunca, sarıklı-cüppeli, ya da sakallı-bıyıklı olmayan tipik Amerikalıların, İncil ve Tevrat'ta karşılarına çıkanları yorumlayarak dünyanın sonuna yaklaşıldığına inandıklarını ve 'kıyamet' gecikir diye endişelendiklerini öğrendim...

Kitabın yazarı Grace Halsell ilginç bir hanım. Lyndon Johnson döneminde Beyaz Saray'da başkanın nutuklarını kaleme alıyormuş. Daha sonra gazeteciliğe atıldığında kimsenin yapmaya cesaret edemediklerini yapmış. Önce, beyaz olduğu halde görünen yerlerini siyaha boyayarak zenciler arasında yaşamış; daha sonra kızılderili gibi giyinip temerküz kamplarına girmiş, bir ara da ülkeye kaçak gelen Meksikalılar'ın dramlarını paylaşmış... Her deneme sonrasında yazdıkları büyük gürültü koparmış, kitapları çok satmış...

"Allah'ın elini zorlamak" da öncekiler gibi kapsamlı bir proje. İnanmış bir mürit gibi görünüp liderlerden sıradan üyelere kadar herkesle diyalog kurmuş. Kitapta vardığı sonuç tek cümleyle şu: "Amerika için gelecek yıllarda en ciddi tehlike, dünyanın sonunun geldiğine inanan ve o sonu kendi hayatlarında görebilmek için herşeyi yapabilecek bu tarikat..." Grace Halsell, "Her on Amerikalı'dan biri bu tarikatın mensubu; bayağı fanatik insanlar bunlar" uyarısında bulunmakta... (Kitapla ilgili geniş bilgi için internet adresi: http://www.amazon.com/exec/obidos/tg/stores/detail/-/books/0967401313/reviews/qid=1001777485/sr=1-3/ref=sr_1_3_3/104-6419454-1354363)

Batı'da 'tarikat' (cult) dendiğinde akla ilk gelen, ara sıra varlıklarından haberdar olunan Doğulu dinî gruplar oluyor.Ya da, işte Guyana'da yüzlerce müridiyle intihar eden Jim Jones gibi, Teksas'ta FBI tarafından çiftliği basılan David Koresh ve 'Davidian Grubu' türü üzerlerinden 'aşırılık' akan hafif çatlak insanlar... Oysa, Halsell'in aralarına karışıp gerçek dünyalarını kitabında gözler önüne serdiği 'tarikat mensupları', görünüşte George Bush'tan veya Bill Clinton'dan farksız, toplum içerisinde önemli yerler işgal eden, örgüt toplantılarına muntazaman katılan, kerli ferli, cepleri paralı bildik Amerikalılar...

Bu tiplerin bazı temsilcileri tanınıyor; sözgelimi Jerry Falwell 'Moral Mojority' (ahlâkî çoğunluk) adlı bir grubun lideri, başka gruplar da var. Bunların elindeki tv ve radyo sayısının ikibinin üzerinde olduğunu yazıyor Halsell. İlginç olan, köktenci birer Hıristiyan olmalarına rağmen, bu insanların, Eski ve Yeni Ahid'te anlatılan her olayın geçtiği kutsal mekânlara sahip olduğu için İsrail'e özel ilgi duymaları.... Esasen, dünyanın sonunun gelişinde İsrail oğullarının en önemli rolü oynayacağına da inanıyor bu köktenci Hıristiyanlar...

Bizde "Kafayı dinle bozmuş" denir ya, ABD'de kimse en aşırı fikirlerini bile rahatlıkla ifade eden bu köktenci Hıristiyanlar için o tür hisleri beslemiyor. Dindar bir aileden gelen Halsell, araştırmasına başlamadan önce, ülkenin ve dünyanın geleceği açısından bu denli 'tehlikeli' olduklarını düşünemediğini itiraf ediyor. Ancak, işin içine girip literatürü karıştırmaya başlayınca, tarikat mensuplarıyla görüştükçe, olaya yaklaşımı bütünüyle değişmiş. Şimdi, "Dünyanın sonunun kendi nesillerinde geleceğine o kadar inanıyorlar ki" diyor, "Bunu sağlamak için gerekiyorsa olayları zorlamaktan geri durmazlar..." Zaten süratle silâhlanıyorlarmış... 1999 yılında kaleme alınmış kitapta, dünyanın bir yerlerinde, bir kaç yıla kadar, 'kıyamet savaşı'na yol açacak çapta terör eylemleri beklentisi yer alıyor...

İkiz kuleler ve Pentagon'a yönelik terörist saldırıları ilk duyduğunda Grace Halsell'in ilk tepkisi ne olmuştur acaba? O da "Üsame bin Laden" mi demiştir, yoksa "Bizimkiler harekete mi geçtiler yoksa?" kuşkusunu mu dışa vurmuştur?

Bizde herkes kendisine ne söyleniyorsa ona inanıyor; Amerikalılar kuşku duymaya başlarlarsa bizimkiler de başka ihtimaller üzerinde dururlar belki... Bekleyelim...

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.