Yazarlar İbretlik sahneler

İbretlik sahneler…

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı

Kader ağlarını örüyor: Şu Haydut Devlet’in başına gelenlere bir bakar mısınız? Amerika Birleşik Kaos Devletleri, Siyonist Joe Biden’ın yemin töreni öncesinde Kırmızı Alarmda!

Hele bir fotoğraf var ki, ibretlik…

Ulusal Muhafızlar, “olası bir baskın için konuşlandıkları” Kongre binasında yerlerde yatıyorlar!

-Koridorlarda uyuyorlar!

*

Vaktiyle: Afganistan’ı ve Irak’ı işgal eden, masum milyonların kanlarını döken ABD’nin Askerleri idi…

Keser döndü, sap döndü: Gün geldi, hesap döndü…

İşte bu ‘Kan İçici, Zalim, Barbar, Gaddar, Faşist ve Haydut Devlet’in 2021’deki askerleri ise “Yemin töreninden evvel ikinci defa işgal edilmesin” diye Kongre binasında sere serpe sabahlıyorlar!

YANKİLER’DEN MUHTIRA

Washington’da “Alacakaranlık Kuşağı” atmosferi hâkim; sıra dışı hadiseler birbiri ardına geliyor.

ABD Genelkurmay Başkanlığı da Kaos topuna girdi ve bir bildiri yayınladı…

“Joe Biden, 20 Ocak’ta yemin edecek, Amerikan Ordusu’nun 46. Başkomutanı olacak” dediler!

-Bir nevi muhtıradır.

-ABD’de, Ordu Siyasete karışmıştır.

*

Şu hususu da not edelim…

Genelkurmay Başkanı Mark Milley’in, bildiriyi kuvvet komutanlarının hepsine imzalatma ihtiyacı hissetmesi dikkat çekti.

Bu, içlerindeki “bölünme” olasılığına karşı “Amerikan Ordusu’nu zapturapt altına alma” hamlesi olarak değerlendirilebilir.

“YÜKSEK MAHKEME” BAĞIMSIZ MI?

Sarı Kovboy Donald, Kongre baskınını tetikleyen mitingdeki konuşmasında ABD Yüksek Mahkemesi’ni (Supreme Court) adeta kılıçtan geçirmişti.

*

Mahkeme’nin üç üyesini atayan Donald Trump’tır.

Böylelikle…

“3 Demokrat üyeye karşı 6 Cumhuriyetçi üye ile Yüksek Mahkeme’de arzuladığı sayısal üstünlüğe kavuşmuştu.”

Atadığı üyelerden Brett Kavanaugh için, kendi tabiriyle “çok sıkı kavga” etmişti.

Yoğun itiraza rağmen, Coney Barrett’in atamasını da seçim sonrasına bırakmamıştı!

24 Eylül’de “Seçim, muhtemelen Yüksek Mahkeme’de sonuçlanacak” diyen Trump, bu kritik mevzuda neden elini çabuk tuttuğunu izah ediyordu.

Gelgelelim…

Finalde, Trump’ın güvendiği dağlara kar yağdı!

Evet, Başkanlık Seçimi’nin son tahlilde “Yüksek Mahkeme’ye taşınacağı” öngörüsü tutmuştu.

Seçime, sonucu etkileyen hile karıştığını ısrarla söylemesi de isabetlidir.

Buna mukabil…

ABD’nin bir nevi “Anayasa Mahkemesi” olan Supreme Court, belli eyaletlerde yapılan itirazları reddetti.

Trump, büyük bir hayal kırıklığı yaşadığı için Yüksek Mahkeme’ye bozuk çaldı; kızgın mı kızgındır.

Şimdi, bütün bu tablodan –mesela, Sedat Özpulitzer gibi yapıp da…

“Trump’ın baskılarına rağmen, Yüksek Mahkeme’nin bağımsız/tarafsız bir biçimde karar alabilme yeteneğini sergilediği” gibi bir netice çıkarmak, yüzeysel yahut gözbağcı bir yaklaşım olacaktır.

*

Tamam; Sarı Kovboy’un niyeti, hesapları, beklentileri belliydi…

ABD Anayasa Mahkemesi’nin Trump’tan bağımsız olduğuna da kuşku yok…

Amma velakin burada kritik nokta şudur:

Şu Supreme Court, ABD derin devletinden bir başka söyleyişle Derin Hanedanlar’dan bağımsız mıdır?

El Cevap: Hayır!

Mutemet elemanları Joe Biden’a hileli bir seçim zaferi hediye ederek Trump’ın biletini kesen de; Yüksek Mahkeme’ye “Portakal, orada kal!” diye sufle verdiği anlaşılan da mevzubahis Derin Karargâhtır.

AB’NİN “İYİ HAL KÂĞIDI” YOK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta içinde AB ülkelerinin büyükelçileriyle yaptığı toplantıda AB’ye “Terörle Mücadele Dersi” verdi.

Elçilere “DEAŞ’la bizden başka savaşan var mı?” diye sordu…

Yine cevabı üzerinde “PKK terör örgütüne silahı kim veriyor?” suali de ardından geldi.

Bir diğeri, “Ermenistan Karabağ’da işgalci değil miydi?” sorusuydu…

“15 Temmuz gecesi, bazı AB liderlerinin darbeye çanak tuttuğunu” da hatırlattı…

AB’nin Doğu Akdeniz, Yunanistan, Kıbrıs konularında Türkiye’ye karşı kemikleşmiş menfi tavrıyla ilgili söylediklerini de bunlara ekleyelim.

AB elçilerini, liderlerini dahası içerideki AB Putçusu etki ajanlarını duvara dayayan çarpıcı başlıklardır, bütün bunlar…

Ezcümle, Bağımsız Müslüman Türkiye’ye karşı hasmane bir tavır içindedir, Avrupa Birliği!

FETÖ’yü ve PKK terör örgütünü halen daha ısrarla himaye eden bir AB’den söz ediyoruz.

*

Erdoğan “Onca haksızlığa rağmen AB’ye tam üyelik hedefinden vazgeçmedik” dedi.

AB ise yıllardır Türkiye’yi oyalamaktan vazgeçmedi!

UNUTMUYORUZ

“AB’ye üyeliğin yolu demokrasiden geçer” diye içeride biteviye narkoz çalışan Avrupa Posta’cıları, istedikleri kadar çırpınsınlar…

AB devletlerinin 15 Temmuz’da FETÖ’nün safında yer aldığı gerçeğini unutturamazlar!

Onların AB’si, “Türkiye’de demokrasi rafa kalkmadı” diye hayal kırıklığına uğramıştı, o gece!

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.