|
Mikrotonalite ve Türk Müziği

Batı müziğinin tampere sistemi, bilimsel bir sistemdir ve bizim müziğimizin sahip olduğu "Koma sistemi"nden de oldukça farklıdır. Bana göre Batı müziği vertical (dikey) hareketlerden, bizim kültürümüze ait (Osmanlı müziği demeyi daha doğru buluyorum) müzik ise horizontal (yatay) hareketlerden oluşmaktadır. Dikey veya yatay; hareket şekli nasıl olursa olsun, iş bestecide bitmektedir ve bu durum onların zenginliğini etkilemez. İşin ilginç tarafı, gerek Batı ve gerekse Türk müziği ile ilgilenenler, sınırları zorlamışlar ve yeni hareket alanları açmaya çalışmışlardır. Bizim yakın tarihimiz, müziğimizin nasıl çokseslendirileceğine dair arayışlarla doludur. Batı''da da müzik üzerine arayışlar, tartışmalar yaşanmıştır. Gelişme ve yenilenme arzusu insanın hamurunda vardır çünkü.

Batı''daki arayışlar içinde en fazla dikkatimi çeken şey, "minik aralıklı müzik", yani "mikrotonal müzik" olarak da adlandırılan tarz olmuştur. 20. Yüzyılın ilk yarısında, birbirine eşit oniki yarım aralık yerine, bunlardan daha küçük aralıklarla müzik yapıldı. Bu küçük aralıklara "minik aralıklar", yani "mikrotonlar" denir. Neoklasisizm''in (Yeni Klasikçilik) kurucusu olarak kabul edilen Ferrucio Busoni, tam perdeyi ya da tam aralığı dörde, altıya bölerek elde ettiği minik aralıkların kullanılmasını önermişti. (Ortaya çıkan şeyin Türk müziğine yakın bir sistem olup olmadığı tartışma konusu olabilir).

Batı müziğinde sınırları zorlayınca karşınıza Doğu müziklerine benzer bir müzik sistemi çıkabiliyor. Doğu müziklerinde (özellikle de Türk müziğinde) sınırları zorlayınca Batı müziğine doğru yol alabiliyorsunuz. Batı''daki arayışlar ile bizdeki arayışların zamanlaması da aynıdır diyebiliriz. 1892 yılında dörttebir aralıkları veren bir piyano yapıldı. Yüzyılımızın başlarında Leningrad''da mikrotonaliteyi savunan bir dernek bile kuruldu. Ama kavga çıktı. Batı müziğinin katı savunucuları, yenilikçilerin önünü kesti. "Minik aralıklı sisteme uygun çalgı yapmak zor" denildi, çıkıldı işin içinden. Ama uygulamalar yok mu? Var! Amerikalı besteci Ernest Bloch''ta... Bela Bartok''un keman konçertosunda, Çek besteci Alois Haba''nın eserlerinde çeyrek sesler, hatta altıdabir aralıklar kullanılmıştır. (Koma sistemini eleştiren ve yerden yere vuranlara duyurulur.)

Bu ilginç gelişmeleri unutmamak gerekiyor. Batı, aradıkça Doğu''ya; Doğu aradıkça Batı''ya yaklaşıyor. Zaman, ikisini birbirinden ayırmadan, kaynaştırabilme zamanı. Vertical hareketle horizontal hareketi birleştirerek mükemmele ulaşma zamanı. İki tarafın da bağnazlarına ve bağnazlıklarına rağmen, buna az kaldı. Yüreğim öyle diyor.

25 yıl önce
Mikrotonalite ve Türk Müziği
Enflasyonun önceliği
Kamu yönetiminde pandemi ile öğrenip sonrasında unuttuğumuz kritik bilgiler
Uluslararası hukûkun üzerine düşen gölge
Emperyalizmin küresel hegemonyasının anahtarı: Türkiye’de laik devrim, İran'da “İslâmcı” devrim 
27 Mayıs: Demokrasi sürecinde kara bir leke