Yazarlar Fındık kabuğunu dolduran bir mesele

Fındık kabuğunu dolduran bir mesele

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Fındık, bu toprakların sarı altını. Türkiye’nin en stratejik ve değerli tarım ürünlerinin başında geliyor.

Türkiye, dünyanın en önemli fındık üreticisi.

Binlerce üretici ailenin geçim kaynağını oluşturuyor.

600 bin aileye ekmek oluyor.

Toprağı koruyor, güzelleştiriyor.

Hiçbir ithal girdisi yok, tamamen yerli ve milli.

İhracat gelirinin tümü, ülkemizde kaldığından ayrıca çok değerli.

Her sene 2 milyar dolar civarında döviz kazandırıyor.

Tüm bu güzelliklere rağmen ne yazık ki fındık gereği gibi değerlendirilmiyor.

Fındıkta üretim zengini, gelir fakiriyiz.

Yaklaşık 120 ülkeye fındık ihraç ediyoruz.

Ama ihracatın ancak yüzde 40’ı işlenmiş fındık şeklinde.

Yani ürünümüzün çoğunu hammadde olarak dışarı gönderiyoruz.

Avrupalı şirketler bu fındığımızdan onlarca çeşit çikolata, kek, pasta, bisküvi, dondurma yapıyor ve yüksek fiyata bize satıyor.

Fındığın yüzde 80’i çikolata sanayiinde (kıyılmış, dilinmiş, öğütülmüş olarak), bisküvi, şekerleme, tatlı pasta, dondurma imalatında yardımcı malzeme olarak kullanılıyor.

Biz fındığı çerez olarak görüyoruz Batılı sanayi ürünü olarak görüyor ve değerlendiriyor.

Fındık üretiminde verim de yok.

Verim olmadığı için fındığın kalitesi de düşük.

Alanları ıslah edip, yaşlı bahçeleri yenilemiyoruz.

Bakımına-budamasına özen göstermiyoruz.

Sadece bunları yapsak ihracatı ikiye katlar, geliri 5 milyar dolara çıkarabiliriz.

Ama yapmıyoruz?

Neden?

Fındık bahçesi sahiplerinin çoğu fındığa biraz daha ilgi gösterdiğinde çok daha fazla para kazanabileceğini bilmiyor.

Üreticiyi bu konularda ikna edecek, yol gösterecek bir sistem de yok, bu işe emek verecek tüccar kafalı yönetici insan da az.

Üretici de taze ve acil paraya daha çok ihtiyacı olduğu için bu konularla pek ilgilenmiyor.

Konuyu bilenlerin ekserisi de ya duyarsız ya tembel.

Bardağın dolu tarafı da var:

Ulusal Fındık Konseyi (UFK) tarafından her yıl Ağustos ayının ikinci haftası Dünya Fındık Haftası olarak ilan edildi.

İlki geçen sene Trabzon Ticaret Borsası tarafından düzenlendi.

Bu yıl 8-14 Ağustos 2022 tarihlerinde Sakarya’da Sakarya Ticaret Borsası ev sahipliğinde yapılıyor.

Bu haftada; dünya fındık üretim ve ihracatının büyük kısmını gerçekleştiren ülkemizde fındığın tanıtım ve tüketimine de katkı sağlanarak, farkındalık oluşturulmaya çalışılıyor.

Türkiye Ürün İhtisas Borsası kuruldu.

İlk Fındık Lisanslı Deposu faaliyete geçti.

Çalışmalar var ama duruma bakarsak yetersiz olduğu ortada.

Fındığın geçici mevsimlik işçi sayısını artırarak gelir durumu düşük binlerce aileye iş ve aş imkânı sağlamak gibi bir güzel tarafı da var.

Her yıl Güneydoğu’dan binlerce aile Karadeniz bölgesine fındık toplamaya geliyor.

Bu yıl fındıkta günlük yevmiye 216 TL olarak belirlendi.

Günde 120 ile 130 kilo fındık toplayabilenlere 280 TL, 120 kilonun altında fındık toplayanlar için de 240 ile 250 TL ödeniyor.

Döngüsel ekonomi meraklısı bir biyolog olan Can Kayacılar fındıkla ilgili zihin açıcı farklı şeyler söylüyor;

“Fındık bir ilaç olmuş mu? Yani fındıkta ilaç olabilecek bir aktifi saflaştırmış mıyız?

Mesela dünyada birçok üründe kullanılan “Doğal fındık aroması” saflaştırmış mıyız fındıklardan? Bunu ürüne çevirmiş miyiz? Ya da fındığın iç zarının proteinleri. Çok ama çok değerli. Bunlarla hiç ilgilenmiş miyiz?

Fındık kabuğundan selüloz saflaştırıp, onu daha sonra biyoplastiğe çevirmiş miyiz?

Fındık kabuğundan mesela “aktif karbon” üretmiş miyiz?

Fındık yağını tüm o doğal aroması korunarak, içeriğinde sağlığımıza faydalı tüm bileşenleriyle birlikte Süperkritik Akışkan Teknolojisi ile elde etmiş miyiz? Bunu küçük şişelere koyup, lezzet verici ya da aromaterapide kullanılabilecek bir ürüne çevirmiş miyiz?

Bu hafta Dünya Fındık Haftası.

Ha diyeceksiniz ki fındığı ham olarak satmak yerine ondan değeri yüksek farklı ürünler çıkarmak için önce insanlarımızın katma değerini artırmamız gerekiyor.

Sizde haklısınız.

Fındığa odaklanmak doğru değil.

Önce insan kalitesine yoğunlaşmalı.

Çünkü insan bozulunca her şey bozuluyor, insan düzelince de her şey düzeliyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.