Yazarlar "Kayıtsız, şartsız, HSYK"sız"

"Kayıtsız, şartsız, HSYK"sız..."

Yaşar Taşkın Koç
Yaşar Taşkın Koç Gazete Yazarı

1921 Anayasasının 1. maddesi "Hâkimiyet bilâ kaydü şart milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. Türkiye Devletinin şekli hükümeti Cumhuriyettir" der.

Yani, yaklaşık olarak "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ve idare tarzı da halkın kendi kaderini kendisinin fiilen eline alması yoluyla Cumhuriyet yönetimidir" diyor o ünlü ve hâlâ çok uzağında olduğumuz Anayasa.

Yazarken tabii ki akıllarına "Egemenlik kayıtsız şartsız ve HSYK"sız milletindir" demek gelmedi.

Nerden gelsin?

Gün gelip de Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu diye bir kurul olacak, o kurulda çoğunluğu ele geçirecek bir ortak zihniyet savcı, hakim atamalarını yine aynı ortaklıktan insanları kayıracak şekilde yapacak; bu ortak zihniyetteki insanlar da seçilmiş hükümetlere karşı elini kolu sallaya sallaya operasyon yapacak...

Savaşın ortasında bu Anayasayı çatmış; ardından son halini vermiş olanların aklının ucundan geçmeyecek şey 21. asırda Cumhuriyet"in uğraştığı en önemli konu haline geldi işte.

Sayın hakimlerimiz, savcılarımız Meclis Genel Kurulu"nda büyük harflerle ve Atatürk"ün imzasıyla beraber "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" yazıyor olması laf olsun diye, süsleme olsun diye değil.

Ciddi bir şeyden bahsediyoruz.

"Ne var ki şimdi?" diye soranlara; Komisyondan başlayarak destansı direnişler gösterenlere ve onu destekleyenlere de cevabı Hanefi Avcı veriyor.

Hani şu milliyetçi kökenli, devletin üst düzey emniyet amirlerinden olup da Devrimci Karargah Davası"ndan hüküm giyen ve böylece adalet tarihimizde skandal davalara altın harfle kazınan Hanefi Avcı. Hatırladınız değil mi?

Ali Bayramoğlu"nun kendisiyle cezaevinde yaptığı ve dün Yeni Şafak"ta yayınlanmaya başlayan röportajında söyledikleri HSYK başta olmak üzere yargı ve emniyet için yer yerinden oynaması gereken iddialar.

Bunları ben söylesem tamam da üst düzey bir emniyet amiri; bütün bunları yaşamış; zaman zaman benzer modelleri kurmuş ve kullanmış; insanları eğitmiş bir insan söylüyor.

Meselâ, normalde olması gereken bir savcının bu iddialar üzerine soruşturma açmasıdır değil mi?

Göreceğiz bakalım açılacak mı?

Avcı, herkes çok iyi biliyor ki, aslında bugün cezaevinde olmasını yazdığı "Haliç"te Yaşayan Simonlar" isimli kitaba borçlu. Yüz binlerce satan kitabın çıkmasıyla tutuklanması bir oldu. Fethullah Gülen kendisini hedef alan sözler sarf etti. Dahası, apar topar aleyhine kitap bile yazıldı.

Ciddi bir şeyden bahsettiğimizin kanıtı bu tutuklama, açıklamalar ve o apar topar yayınlar zaten.

Kitapta, cemaatin emniyet imamının Kozanlı Ömer lakaplı Osman Hilmi Özdil olduğunu belirtmişti. Peki, Sabah gazetesinin haberine göre bu Özdil, karşımıza, 17 Aralık"tan tam da bir gün önce İstanbul Emniyeti"ne girerken çıkınca ne düşünmemiz gerekiyor?

Avcı, Bayramoğlu"na, "Polisle adliye birlikte çalışmıyor. Her ikisini de dışarıda cemaatin yönetici kadroları koordine ediyor, her ikisi de dışarıda cemaat yöneticilerinin emir ve talimatıyla iş yapıyor" diyor.

"Kamu kurumunda çalışan her kişi kendi elde ettiği bilgileri cemaate aktarıyor. Bu yukarıda birleştiriliyor. Büyük bir havuz oluşturuyorlar. Sonra kime dava açılacak, kim tutuklanacak yukarıda karar veriyorlar. Önce olayı kendilerine yakın medya üzerinden sızdırıyorlar" diyor Avcı.

Velhasıl, anlat anlat bitmez, en iyisi kendiniz okuyun dün yayınlanan bölümü ve bugünkü devamını.

Bu röportaj, en çok da, HSYK değişikliğine canla başla direnenlere gelsin...

...

Peki, biz konuya kendi açımızdan bakıyoruz da sonunda kararı kim verecek?

1921 Anayasası"nda yer alıp Meclis Genel Kurulu"nda körlerin bile okuyabileceği büyüklükte yazılı Atatürk"e ait cümlede olduğu gibi "hakimiyetin kayıtsız şartsız kendisinde olduğu millet."

Nasıl?

Seçimlerle...

Millet ne diyor peki?

İşte burada üzücü haberim var cemaatin operasyon timlerine, HSYK"ya ve onun "şanlı direnişini" destekleyenlere.

Detayları kamuya açıklandığında göreceksiniz... o yüzden fazla şey yazamayacağım.

Anket şirketleri arazide yaptıkları çalışmaları bitirdi. Hepsi, 17 Aralık Operasyonu sonrasında, toz duman yatıştıktan sonra, taze taze nabzını ölçtü halkın.

Üç not ileteyim sadece:

1- Halkın büyük çoğunluğu olup biteni operasyon olarak görüyor.

2- AK Parti"nin oylarında dikkate alınacak bir değişme yok.

3- Hele ki Sarıgül ve müttefikleri çok üzülecek.

Çok geçmiş olsun şimdiden...

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.