YENİ ŞAFAK PAZAR EKİ

Balığın sanata dönüştüğü yer: Tuzla Balıkçısı

Tuzla Sahil Yolu’ndaki balık restoranlar arasında lezzet ve kalitesiyle bir adım öne çıkan Tuzla Balıkçısı, 90 çeşit balıktan oluşan spesiyallerini, özel soslar eşliğinde müşterilerine sunarak lezzet sanatını adeta baştan yazıyor.

Haber Merkezi Yeni Şafak

Tuzla denince aklımıza ilk gelen tersaneleri ve balığı olmuştur hep. İstanbul’un denizle en haşır neşir yerleşim yerlerinden biri olan bu sevimli ilçenin sahil yolu üzerinde bulunan bir düzine balık restoranı, balık severlerin uğrak yerlerinden. Kırmızı Beyaz Dergisi ekibi olarak caddedeki en kalabalık mekâna, Tuzla Balıkçısı’na konuk oluyoruz. Kapıda bizi güler yüzlü garsonlar karşılıyor. 400 kişilik kapasitesi olmasına rağmen boş masa bulmakta zorlanıyoruz. Beş dakikalık beklemenin sonunda liman manzaralı bir masaya kuruluyoruz. Mekâna ilk gelişimiz olduğu için aklımızda her balıkçıya gidildiğinde olduğu gibi balık sipariş etmek var. Ancak fark ediyoruz ki buradaki balık yeme kültürü diğerlerinden biraz farklı. Garsonlar 30-40 kişilik gruplar halinde gelen müşterilerin tabaklarına özel soslu balık spesiyallerini  kaşık kaşık bırakıyor. 90 çeşit balık, bir o kadarda spesiyallerini yazmaya kalksan menüde yer kalmaz. 26 garson, 20 komi, kovanda bal yapan arı gibi, o masadan diğer masaya koşturuyor. Örneğin sadece bir levrek ya da bir çipura söyleseniz; kılçığıyla uğraşmak bir tarafa, tek bir lezzete mahkûm olacaksınız. Oysa 2 kaşık Beğendili İskorpit, 2 kaşık Soya Soslu Somon, 3 kaşık da Levrek Sarma’nın yanına Hamsili Makarna yeseniz sadece doymazsınız, balığa da doyarsınız. Her birinde farklı bir tat. Bu örnekler çoğaltılabilir tabii. Menü o kadar çeşitli ve lezzetli ki özel soslar eşliğinde hazırlanmış olan balıkların tatlarını yeniden keşfettiğiniz hissine kapılıyorsunuz ve balıkçının her yerinde gördüğünüz “Balığın sanata dönüştüğü
yer” sloganının bu mekânı tam olarak yansıttığını yemeğin sonunda anlıyorsunuz.

Balık kültürdür

Tuzla Balıkçısı’nın sahiplerinden Sezgin Okçu ile bu keyifli yemeğin ardından sohbet ediyoruz. Mekânı, Ardahanlı 3 kardeş olarak 10 sene önce açtıklarını duyunca şaşırıp hemen atılıyoruz “Ardahan nere balık nere?” diye. Gülerek anlatıyor, ortanca kardeş Sezgin Bey: “Ağabeyim Varol ve biraderim Yakup ile yıllarca otel ve restoran sektöründe çalıştık. Sonra bir gün, ‘bu kadar tecrübemiz var, üç kardeş bir araya gelip neden kendi yerimizi açmıyoruz’ diye yola çıktık. En büyüğümüz Varol ağabeyim-ki kendisi de aşçıdır- mutfağı yönetiyor. Ben ve diğer kardeşim Yakup da servis kısmıyla ilgileniyoruz. ‘Niye balık?’ sorunuza gelirsek balık yemek bir kültür işidir. Örneğin çok lezzetli köfteler de yapabilirdik. Ama balık çok daha zengin bir yelpazeyle müşteriye hitap ediyor. 90 çeşit balık, 20’ye yakın spesiyalimizden oluşan bir menümüz var. Ve bir o kadar da özel sosumuz. Üstelik bu hizmeti makul bir ücret karşılığında veriyoruz. Mesela 1 servis kaşığı mezeyi 3-4 TL karşılığında yiyebiliyorsunuz. Kişi başına ortalama 25 ile 35 TL arasında doymanız mümkün. Altını çizmek istediğim, gelen konuklarımıza sadece doyurmak için değil doyarken keyif almaları için hizmet ediyoruz. Günün her saati mekânın dolu olduğunu düşünürsek bunda da başarılı oluyoruz sanırım.”

Tuzla’daki alkolsüz tek balıkçı!

Tuzla Balıkçısı’nın bu bölgedeki içki satmayan tek mekân olduğunu iftiharla dile getiren Sezgin Okçu, “İnsanların önceliklerine saygı gösteriyoruz. Restoranımızda mescidimiz de mevcut. Bu hassasiyetimiz bize müşteri memnuniyeti olarak geri dönüyor. Bu, bizim için burada kazandığımız paradan daha önemli bir ödül” diye konuşuyor. Ödül deyince hemen aklımıza geliyor. Sezgin Bey, alçakgönüllülüğü elden bırakmıyor; sormasak konuyu belli ki açmayacak. Kendisine masaların boşalmasını beklerken vitrinde gördüğümüz “Keyif Ödülü ”nü soruyoruz. Tuzla’da yayımlanan Keyif Yemek Dergisi’nin okuyucularının oylarının belirlediği “2014 Yılı En İyi Balık Restoranı” ödülüne layık görüldüklerini öğreniyoruz. Üstelik bu ödülü iki senedir üst üste aldıklarını da ekliyor, Sezgin Bey. Vitrinde gördüğümüz ünlü simaları da sormadan edemiyoruz. Tuzla Balıkçısı’nın müdavimleri arasında Cevat Akşit Hoca, Bilal Erdoğan, Murat Ülker, Kenan Işık, Fatih Kısaparmak ve Mehmet Ali Erbil gibi simaların bulunduğunu öğreniyoruz.

'Avcılar'dan gelen müşterimiz var'

Mekânın 400 kişi kapasiteli olmasına rağmen gelen müşterilerin zaman zaman boş masa bulmakta zorlandıklarını belirten Sezgin Bey, “Sahil yolu üzerinde bizim gibi dokuz balıkçı restoranı daha var. Ama çok şükür ki müşteri potansiyelimiz hiç düşmedi. Tuzla bölgesinin dışında diğer ilçelerden gelen düzenli müşterilerimiz var. Örneğin Avcılar’dan, Bakırköy’den gelen müşterilerimiz var. İnsanlar bu kadar yolu balık yemek için geliyorsa, işimizi doğru yaptığımızı düşünüyoruz. Bu konuda mütevazı olmayacağım. Lezzet ile doğru servisi bir araya getirdiğimiz için, müşterilerimizden yoğun talep görüyoruz” şeklinde konuşuyor.

Yorum

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

+