|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İkamet ettiği ilin sınırlarını izin almaksızın terk eden memur, gittiği yerde hastalanması halinde alacağı rapor geçerli midir? 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "İkamet Mecburiyetini" düzenleyen Ek 20'nci maddesinde, Devlet memurlarının ikamet ettikleri il hudutlarını tatillerde ancak yetkili amirin izniyle terk edebileceği hüküm altına alınmıştır. Ancak, yıllık izinde ise bu hükme uymaya gerek yoktur. Diğer taraftan, ikamet ettiği ilin hudutlarını izinsiz terk etmek 657 sayılı Kanunun 125/C bendinde aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Öte yandan, Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin "Memurun, Yurt İçinde, Görevinin Bulunduğu Yer Dışında Hastalanması Halini" düzenleyen 9'uncu maddesinde, memurun yurt içinde ve görevinin bulunduğu yer dışında hastalanması hallerine ilişkin olarak neler yapılması gerektiği hususlar tek tek alınmıştır. Gerek 657 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükmü, gerekse de ilgili yönetmeliğin belirtilen durumları dikkate alındığında şunu söyleyebiliriz: İkamet ettiği il sınırlarını izinsiz terk etmek ile bu izinsiz terk etme durumunda alınan rapor arasında bir illiyet bağı bulunmamaktadır. Yani, memur ikamet ettiği il sınırlarını izinsiz terk ettiği için aylıktan kesme cezası alacaktır ama bu memurun alacağı rapor yönetmelik hükümlerine uygun ise geçerli olacaktır.
Üniversitede Görülen Hazırlık Sınıfı İçin Neden Bir Kademe Alınamamaktadır?
Bildiğiniz üzere, lise öğreniminin bir yıl fazla olması halinde bir kademe verilmekte, ancak üniversitede görülen fazla öğrenim için bu bir kademe verilmemektedir. Ne yapabiliriz? 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36/A-6/b bendinde "Ortaokul ve dengi, lise ve dengi okulların, normal öğrenim süresinden fazla olması halinde, başarılı her öğrenim yılı için bir kademe ilerlemesi uygulanır. Bunlardan teknik öğretim okulları mezunlarına, meslekleri ile ilgili görevlerde çalışmaları halinde ayrıca bir kademe ilerlemesi daha verilir." hükmü yer almaktadır. Dikkat edildiği üzere madde hükmünde "Ortaokul ve dengi, lise ve dengi okullar" ibareleri kullanılmış ama yüksek öğrenim ibaresi kullanılmamıştır. Bu nedenden dolayı da ortaokul ve dengi ile lise ve dengi okulların öğrenim süresinin, normal öğrenimden bir yıl fazla olması halinde bir kademe verilmekte ancak madde metninde yüksek öğrenim ibaresinin yer almamasından dolayı üniversitede fazladan görülen hazırlık sınıfları için bir kademe ilerlemesi verilmemektedir.
Öğretmenlere İlişkin Kurumlar Arası İlk Atamada Eş Durumu Dikkate Alınır mı?
Kurumlar arası atama yoluyla öğretmen atamalarına başvurdum ve Tekirdağ İl emrine atandım. Ancak, başvuruda eşimin İstanbul'da MEB'de öğretmenlik yaptığını bildirmeme rağmen bu dikkate alınmış görünmemektedir. Acaba bu durum normal midir? Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 4'üncü maddesinde aday öğretmen "Bakanlığın, Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı içindeki öğretmen kadrolarına ilk defa atanacaklar (657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 54 üncü maddesi kapsamındaki yükümlülükleri saklı olmak üzere özel öğretim okullarında öğretmenlikte adaylığı kaldırılanlar hariç) ile öğretmenlikte adaylıkları kaldırılmadan herhangi bir şekilde ayrılanların atanmaları" şeklinde ve "İlk Defa Atama" ise "Bakanlığın Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı içindeki öğretmen kadrolarına aday öğretmen olarak (özel öğretim okullarında öğretmenlikte adaylığı kaldırılanlar dahil) alınacakları" şeklinde tanımlanmıştır. Ayrıca yönetmeliğin 9'uncu maddesinde "İlk defa atama" ilk atama, kurum içi ilk atama ve kurumlar arası ilk atama olmak üzere üçe ayrılmıştır. Ve belirtilen yönetmelikte eş durumunun dikkate alınacağına ilişkin bir hüküm yer almamaktadır. Bu çerçevede kurumlar arası ilk defa atama dahi olsa eş durumunun dikkate alınmamasında mezkur yönetmelik bağlamında bir yanlışlık bulunmamaktadır. Ancak, göreve başladıktan sonra, hizmet puanı çerçevesinde eş durumundan nakil yaptırmanız mümkündür.
Sivil Savunma Uzmanı İle Hastane Müdür Yardımcısı Arasındaki Astlık-Üstlük İlişkisi
Sivil savunma uzmanı kadrosu ile devlet hastanelerinin "hastane müdür yardımcısı" kadrosu arasında astlık-üstlük ilişkisinin yasal mevzuattaki durumu nedir? Sağlık Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme Yönetmeliğinin 5 inci maddesinin (m) bendinde, Hastane ve Okul Müdür Yardımcılığı kadrolarına atanabilmek için; "1) Hastane Müdür Yardımcılığı kadrolarına atanabilmek için, dört yıllık yüksek okul veya fakülte mezunu olmak, (Sağlık idaresi, işletme, iktisat, muhasebe, maliye, kamu yönetimi veya hukuk mezunları öncelikle tercih edilir.) 2) Görevde yükselme sınavı tarihi itibarıyla, Bakanlık teşkilatında en az iki yıl çalışmış olmak, 3) Okul Müdür Yardımcılığı için, dört yıllık yüksek okul veya fakülte mezunu olmak ve lise veya dengi okullarda en az iki yıl süreyle öğretmenlik yapmış olmak," şartları aranmaktadır. Diğer yandan, Savunma Uzmanı kadrosuna atanabilmek için; 24/10/1960 tarihli ve 108 sayılı Savunma Sekreterlikleri Kuruluşuna Dair Kanundaki şartları taşımak gerekmektedir. Sonuç olarak, Sivil Savunma Uzmanı ile Hastane Müdür Yardımcısı arasında astlık üstlük ilişkisi kurmak mümkün değildir. Ancak, Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 15'inci maddesinde yer alan; "Bu Yönetmeliğin uygulanması sırasında doğacak tereddütleri gidermeye Devlet Personel Başkanlığı yetkilidir." hükmü gereğince, hastane müdür yardımcısı kadrosuna atanıp atanamayacağınız hususunda bu Başkanlığın görüşü doğrultusunda hareket edilmesi, ilerde doğabilecek problemlerin önlenmesi açısından önemlidir.
Yedek Subay Olarak Görev Yaparken 458 Sayılı KHK İle Verilen Bir Derece Memuriyete girmeden önce 1991 yılında yedek subay öğretmenlik görevini yaparken 458 sayılı KHK gereğince 1 derece verildi. Yedek subay öğretmenlik görevim bitince, Bolu'da ilk defa motor öğretmenliğine 4 Ağustos 1992 yılında başladım. Hükümetin verdiği bu dereceden faydalanabilir miyim? 458 sayılı KHK'nın 1'inci maddesinde; "…Daha önce memuriyeti olanlardan 2182 ve 2260 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmamış bulunanlardan bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır. 458 sayılı KHK, 3.10.1991 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış ve 15.10.1991 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 458 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlük tarihi olan 15.10.1991 tarihinde askerde iseniz ve askerlik yaptığınız esnada tayininiz çıktı ise; Danıştay Başkanlığınca verilen ve 94 sayılı Danıştay Dergisinde yayımlanan (sayfa 341) E.No: 1994/5539 K.No: 1997/128 sayılı kararda; 458 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği tarihte askerde olup, askerlik bitiminde açıktan memuriyete atanan kişilerin de anılan KHK ile verilen bir dereceden yararlandırılması gerektiği yönünde karar verilmiştir. Bu çerçevede, durumunuz yukarıda belirtmiş olduğumuz hususa uygunsa kurumunuza bir dilekçe ile müracat edin ve Danıştay Kararını da ek olarak sunun. Şayet kurumunuz müracaatınızı reddederse dava yoluna başvurabilirsiniz.
Çocuklar, SSK'lı Baba ve Memur Annenin Hangisi Üzerinden Sağlık Yardımı Alabilir? Ben SSK'ya tabi bir işte, eşim ise 657'e tabi memur olarak bir kamu kurumunda çalışmaktadır. Çocuklarımın sağlık yardımı ve tedavi giderleri, baba olduğum için, benim üzerinden mi karşılanmak zorundadır? Yani çocuklarım, memur olan eşimin üzerinden sağlık yardımı alabilir mi? 657 sayılı Kanunun 209'uncu maddesinde, "Devlet memurları ile … ikiden fazla dahi olsa aile yardımı ödeneğine müstehak çocuklarının" hastalanmaları halinde tedavi giderlerinin kurumlarınca karşılanacağı belirtilmektedir. Bu maddenin uygulamasını gösteren "Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği"nin 40'ıncı maddesinde ise; her devlet memurunun aile yardımı ödeneğine müstehak çocuklarını gösterir bir beyannameyi kurumlarına vermekle yükümlü oldukları belirtilmiştir. Ayrıca yine aynı maddede 14.5.2001 tarihli değişiklik ile "Karı ve kocanın her ikisinin de bu yönetmelikten yararlanan memur olması halinde aile yardımı ödeneğine müstehak çocuklar anne veya babadan yalnız biri tarafından düzenlenecek beyannamede… gösterilir" hükmü yer almaktadır. Öte taraftan, 657 sayılı Kanun'un 203'üncü maddesinde karı ve kocanın her ikisinin memur olması halinde aile yardımı ödeneğinin sadece kocaya verileceği belirtilmiş olup bu hüküm sadece karı ve kocanın her ikisinin memur olması haline münhasırdır. Yer verilen bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde şunu söyleyebiliriz. Burada önemli olan çocukların, hanginizin sağlık yardımı beyannamesinde gösterildiğidir. Çocukların, eşinize ait beyannamede gösterilmesi halinde, çocuklarınızın sağlık yardımı eşiniz üzerinden karşılanabilecektir. Ancak, eşinizin bu durumu kuruma bildirmesi durumunda çocukların herhangi bir sağlık yardımından yararlanması durumunun tespiti istenebilir. Bu halde çocuklarınızın SSK ile ilişiğinin kesilmesi gerekmektedir.
Ek Ders Karşılığı Çalışan Eş'in Sağlık Yardımı Nasıl Sağlanacaktır?
Bir kamu kurumunda memur olarak çalışmaktayım. Eşim 2 ay önce ek ders karşılığında ilköğretim okullarında derslere girmeye başladı. Eşim hastaneye sevklerde okuldan mı sevk alacak, yoksa sağlık yönünden eşim bana mı bağlı? 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Tedavi Yardımı başlıklı 209'uncu maddesinde; "Devlet memurları ile herhangi bir sağlık yardımından yararlanmayan eşlerinin veya bakmakla yükümlü oldukları ana, baba ve ikiden fazla dahi olsa aile yardımına müstehak çocuklarının, hastalanmaları halinde, evlerinde veya resmi veya özel sağlık kurumlarında ayakta veya yatarak tedavileri kurumlarınca sağlanır. Ancak tedavi giderleri ve yol masraflarının ödenebilmesi için, tedaviye resmi tabip raporu ile lüzum gösterilmesi şarttır" hükmü yer almaktadır. Bu madde hükmü gereğince çıkarılan Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği'nden kimlerin yararlanacağı belirtilmiş olup, bunlar arasında ek ders karşılığı ders görevi yürütenler yer almamaktadır. Bu nedenle, eşinizin sevk işlemlerini sizin kurumunuzdan alması gerekmektedir. Maliye Bakanlığı'ndaki Memurların İller Arası Nakil Talepleri Maliye Bakanlığı'nda 6'ncı bölgede memur olarak çalışıyorum. Bizler bakanlığın çıkarmış olduğu yer değiştirme yönetmeliği kapsamında yer almamaktayız. Bugüne kadar yaptığım tüm nakil talepleri geri çevrildi. Acaba yönetmelik kapsamına alınmak için dava açabilir miyiz? Maliye Bakanlığı'nda görev yapan memur unvanlı personel "Maliye Bakanlığı Personelinin Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik" hükümlerine tâbi değildir. Ancak, 657 sayılı Kanun'un 76'ncı maddesi çerçevesinde kurum içi yer değiştirmelerde hizmet gerekleri çerçevesinde kurumların takdir hakları söz konusudur. İdarelerin takdir haklarını kamu yararı çerçevesinde kullanıyor olması halinde dava açsanız dahi sonuç alamazsınız. Şayet sizden sonra göreve başlayıp da yer değişikliği yaptıranlar varsa (mazeret dışı atama olmak şartıyla) bu durumda dava açmanızı öneririz. Aksi takdirde sonuç alamazsınız. Yani yargı mercilerince idareler personelini naklen atamaya zorlanamazlar. İstifa Eden Aday Öğretmenlerin Yeniden Memuriyete Dönmesi Diyanet'te imam hatip olarak çalışırken, 9/9/2003 tarihinde öğretmenliğe başladım. Ancak bekleme süresine uymadan öğretmenliğe atandığım için görevime son verildi. Ne zaman yeniden öğretmenliğe başvuruda bulunabilirim. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 97'nci maddesinde; 94'üncü maddenin 2'nci ve 3'üncü fıkrasına uygun olarak memuriyetten çekilenlerin altı ay geçmeden, bu kanuna göre çekilmiş sayılanlar ile 94'üncü maddesinin 2'nci fıkrasına uymadan görevlerinden ayrılanların ise bir yıl geçmeden devlet memurluğuna dönemeyecekleri hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, 657 sayılı Kanun'un Memurluktan Çekilenlerin Yeniden Atanmalarını düzenleyen 92'nci maddesinde; İki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanların yeniden memuriyete atanabileceği belirtilmiştir. Bu maddede son ifadesinde kullanılan "atanabilirler" kelimesi ile idareye bir takdir hakkı tanınmıştır. Yani kamu kurumları çekilen kişileri veya çekilmiş sayılan kişileri yeniden atamak zorunda değillerdir. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı aday memurlar açısından farklı bir uygulama getirmiş ve öğretmenlikte adaylıkları kaldırılmadan herhangi bir şekilde ayrılanların atanmalarını "ilk defa atama" olarak tanımlamıştır. Örneğin, Milli Eğitim Bakanlığı'na Bağlı Eğitim Kurumları Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 4'üncü maddesinde, Aday Öğretmen "Bakanlığın, Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı içindeki öğretmen kadrolarına ilk defa atanacaklar (657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 54 üncü maddesi kapsamındaki yükümlülükleri saklı olmak üzere özel öğretim okullarında öğretmenlikte adaylığı kaldırılanlar hariç) ile öğretmenlikte adaylıkları kaldırılmadan herhangi bir şekilde ayrılanların atanmalarını," olarak, İlk Defa Atama ise "Bakanlığın Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı içindeki öğretmen kadrolarına aday öğretmen olarak (özel öğretim okullarında öğretmenlikte adaylığı kaldırılanlar dahil) alınacakları" olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlar doğrultusunda, sizin durumunuz ilk defa atamadır. Buna göre siz öğretmenlikte adaylığınızı tamamlamadan çekilmiş sayıldığınızdan yeniden öğretmenlik kadrolarına bekleme süresini tamamladıktan sonra ancak KPSS sonuçları ile atanabilirsiniz. Diğer taraftan, Diyanet'teki imam-hatip görevinize, bekleme süresini tamamladıktan sonra, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın takdiri ile yeniden dönebilirsiniz. Ancak buradaki takdir hakkından dolayı bu başkanlık da sizi yeniden göreve başlatmak zorunda değildir.
(memurlar.net editörü) aunlu@yenisafak.com Faks: (0312) 472 68 80
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |