|
|
|
|
|
|
|
|
|
kurbanı yaşlılar
Beyin krizi (felç) vücutun bir tarafının uyuşması, görmede anlık gelip geçen bozukluklar, konuşmada bozukluk, konuşulanı anlamama gibi belirti verir. Özellikle yaşlılarda görülen hastalığın sebepleri yüksek tansiyon, kalp, şeker ve kolesterol olarak sıralanıyor. Her yıl 30-40 bin kişi beyin krizinden can veriyor.
Beyin krizi özellikle yaşlıları tehdit eden bi r hastalık. Her yıl 30-40 bin kişi beyin krizinden can veriyor. Uzmanlar, yaşlanan nüfusla görülme sıklığı artan beyin krizinin öncül sinyallerinin dikkate alınmasını istiyor. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi ve Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Galip Akhan, halk arasında felç (inme) olarak bilinen beyin krizinin ciddiye alınmasını istedi. Akhan'ın verdiği bilgiye göre, Türkiye'de yılda yaklaşık 150-175 bin kişi bu hastalığa yakalanıyor ve yüzde 20-30'u hayatını kaybediyor. Özellikle yaşlılarda görülen hastalığın sebepleri yüksek tansiyon, kalp, şeker ve kolesterol olarak sıralanıyor. Hastalık, beyin damarlarındaki tıkanıklık sonucu ortaya çıkıyor. Görme hücreleri zarar görürse görme, işitme hücreleri zarar görürse işitme kayıpları oluyor. Hastalığın çok sayıda belirtisi olduğunu belirten Prof. Dr. Akhan, "Bir tarafın uyuşması, görmede anlık gelip geçen bozukluklar, konuşmadaki bozukluklar, konuşulanı anlamama gibi belirtiler ciddiye alınmalı. Bu tür hastalar belirti ortaya çıktığında doktora gideyim der ama tam gidecekken hastalık geçer. O zaman da gitmekten vazgeçer ama bunlar ileride beyin krizini ortaya çıkarır. Zamanında doktora giderse, sebepleri bulunup tedavi edilebilir." dedi. Beyin krizinde artış var
Prof. Dr. Galip Akhan, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte gündeme daha fazla gelmeye başlayan beyin krizinin, ekonomik gelişmeye paralel olarak artma gösterdiğini anlattı. Beyin krizi, damar tıkanmasına ve kanamasına bağlı olarak beyinde oluşan harabiyetler olarak tanımlanıyor. Akhan, beyin damarı tıkanmadan önce öncü belirtiler görüldüğünü anlattı. Asıl kriz gelişmeden önce hastaların çoğunda geçici beyin krizleri olduğunu ifade eden Akhan, bunların bilinmesi ve tedavi edilmesinin ileride oluşacak kalıcı beyin krizlerini önleyeceğini kaydetti. Bu belirtiler tıkanan beyin damarının beslediği bölgedeki hücrelerin fonksiyonların kaybı olup genellikle geçici görme kaybı, el ve ayaklarda güçsüzlük, konuşma bozukluğu, uyuşma, baş dönmesi, denge bozukluğu ve baş ağrısı gibi şikayetler olarak sıralanıyor. Bu tip hastaların ilgili branş doktorları tarafından incelenmesi, tam ve dönüşümsüz hasar oluşmadan tedavi edilmesi gerekiyor. Beyin krizine sebep olan olaylar önceden tesbit edilip kontrol altına alınırsa risk azalıyor. Hastalığın en büyük sebebi tansiyon yüksekliği, yani hipertansiyon. Hipetansiyonun sinsi bir hastalık olduğunu kaydeden Prof. Dr. Akhan, şunları söyledi: "Basınç yüksek olduğu için damarları devamlı zedeliyor ve tansiyon normal sınırlara çekilmezse beyin kanaması oluyor. Damar tıkanıyor ya da duvarı zedeleniyor. Damar sertleşiyor. Bir başka sebep de şeker hastalığı. O da beyin damarlarını bozuyor. Kontrol altına alınmazsa, beyin krizine sebep olabiliyor. Diğer bir sebep damar sertliği, yani kolesterol yüksekliği. Kolesterol, damarların cidarında birikiyor. Buradan bir pıhtı atıp beyne giden bir damarı tıkıyor. Yine damarları tıkadığı için sigara da risk faktörleri arasında. Düzeltilebilen ve düzeltilemeyen risk faktörleri var. Ailede yatkınlığı olanların daha dikkatli davranması gerekiyor. Beyin krizi 60-65 yaş üzerinde daha çok görülüyor. Krizi geldikten sonra da tedavi ihtimali var. Yatalak olacaksa, bastonla ayağa kaldırılabiliyor ancak iş işten geçtikten sonra yapacak fazla bir şey kalmıyor. Krizden sonraki ilk üç saat, tedavi açısından çok önemli. Böyle bir durumda hastanın hastaneye 3 saat içinde yetiştirilmesi gerekiyor."
|
|
|
![]() |
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |