
AK Parti'nin temsil ettiği köklü siyasi geleneğin en önemli vasfı oyunu kuralına göre oynamaktır. Darbeler, tehditler, suikastler, algı operasyonları, parti kapatmalar, terörle terbiye girişimleri karşısında bu gelenek asla silaha başvurmamış, yeraltına inmemiş, illegalitenin içine girmemiştir.
Oyun sırasında oyunun kuralları defalarca değiştirilmiştir. Anayasa çarpıtılmış, hukuk zorlanmış, demokrasi militanlaştırılmıştır.
Ama hareket, ağırbaşlılığından, soğukkanlılığından, sabrından asla taviz vermemiş; umutsuzluğa ve yılgınlığa kapılmamış, mevzii terketmemiştir.
Bugün AK Parti olarak tezahür eden o ulu çınarın köklerinde milyonlarca isimsiz kahramanın, fedakar, cefakar gönül insanının alınteri var; ama bundan daha önemlisi, o ulu çınarın köklerini besleyen, bitmez tükenmez bir umut, “sabreden zafere ulaşır” müjdesine olan sarsılmaz bir inanç var.
Direklere bayrak asan, kapı kapı dolaşıp broşür dağıtan, bıkmadan, usanmadan komşusuna, eşine, dostuna davayı anlatan, yemeyip yediren, okul, yurt, vakıf, dernek inşa eden, talebe yetiştirmek uğruna her türlü ezaya katlanan dava erlerinin hiçbirinin “zafere bir an önce ulaşmak” gibi dertleri yoktu. Hepsi de, “Zaferin sahibi Allah'tır; gayret bizden, tevfik Allah'tan” diyor, ancak Allah takdir ederse zaferin tecelli edeceğine inanıyorlardı.
Onun içindir ki, erken zafer havasına giren niceleri, altlarından koltukları, ellerinden rant araçları alındığında hayal kırıklığı yaşayıp hareketin ve davanın dışına attılar kendilerini.
Sandıktan çıkan yüzde 50 oyun, zafer rehaveti değil, daha fazla sorumluluk, yükümlülük getirdiğini; daha fazla mücadele azmi ve direnç gerektirdiğini bizzat “lider” ifade etmişti zaten.
“Yüzde 50 oy aldınız, hala konuşuyorsunuz, hala bahane üretiyorsunuz” diyenler var.
“Yüzde 50 verdik, gereğini yapın” diyenler var.
“Oy verdik, daha ne istiyorsunuz” diyenler var...
Bu serzenişlerinin tamamında haklılar.
Bizler de, mazeret ve bahane üretme, sızlanma, acziyet arzetme makamında değiliz.
Lakin, verdiğimiz kavgayı da kimse hafife almasın.
Fetullah Gülen ile Cemil Bayık'ın aynı düzlemde kesiştiği; Kılıçdaroğlu ile Demirtaş'ın aynı söylemde buluştuğu; DAİŞ ile PKK'nın, FETÖ ile DHKPC'nin ortak hedefte birleştiği bir kavgadayız.
Casusun gazeteci, canlı bombanın kahraman, terör örgütü yöneticisinin demokrasi havarisi kılığına büründüğü bir sahada mücadele ediyoruz.
Etek giyip sokak aralarına kaçan, çocukların arkasına saklanan, kahpece pusular kuran, otobüs duraklarında, belediye otobüslerinde gariban kanı akıtan, 2,5 yaşındaki Asya'yı bebek arabasında annesinden koparan bir vahşetle çarpışıyoruz.
Canlı bomba fotoğrafıyla Londra'nın ortasında yürüyüş yapılıyor; Avrupa Birliği'nin başkenti Brüksel'in ortasında kanlı örgüt çadır açabiliyor.
Twitter, Facebook gibi kanlı terörün özgürce dehşet saçabildiği mecralar en yüksek mahkememizden icazet alabiliyor.
Seçim akşamlarında balkona çıkabilmek için birbirini itekleyenler, tıpkı Gezi'de, 17/25 Aralık'ta yaptıkları gibi, kriz dönemlerinde kafalarını kuma gömebiliyor, çiçek-böcek paylaşarak maslahatı idare edebiliyorlar.
Kendi ülkelerine pervasızca saldıranlar, vatanlarının hasımlarına övgüler düzebiliyorlar.
Bizim ise sadece “Korkma! Allah bizimledir” şeklinde sarsılmaz inancımız, arkamızda milletimiz ve onun iradesi var.
Biz bugün de oyunu kuralına göre oynuyoruz, ebediyyen de öyle oynayacağız. Bugünü böyle kazandık, geleceği de böyle kazanacağız.
Bunu çok iyi bildikleri için, “Recep Tayyip Erdoğan” diyor, “AK Parti” diyor, ama aslında millete, milletin iradesine saldırıyorlar.
Eğer milletin iradesine diz çöktürülürse, kaybeden AK Parti olmaz; CHP'nin, MHP'nin, HDP'nin seçmeni de kaybeder, hem de daha çok kaybeder.
Tam da birlik olma zamanı. Tam da, millete ve millet iradesine yönelik ahlaksız saldırıları görüp 79 milyon kenetlenme zamanı.
Şimdi tam da siyaseti yüceltme, milli iradeyi yüceltme, siyasetini teröre meze edenlere karşı dimdik durabilme zamanı.
Umutsuz olmayacağız, yeise kapılmayacağız, hüzünlenmeyeceğiz; “Allah bizimledir” diyecek, millete sırtımızı dayayacak, korkmadan mücadeleye devam edeceğiz.
“Allah bize yeter! O ne güzel vekildir. Ne güzel dost, ve ne de güzel yardımcıdır!”
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.