
İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) olarak bilinen oluşumun kuruluş tarihi 1969. Bu tarihten 42 yıl sonra ise, yani yaklaşık yarım asır sonra, grubun adı İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) olarak değiştirildi.
İslam İşbirliği Teşkilatı, hali hazırda dört kıtadan 57 üyesi bulunan önemli bir organizasyon. Dile kolay, 4 kıtadan ülkenin yer aldığı bir platformdan söz ediyoruz.
Üye ülkelerin ekonomik ve sosyal özelliklerine bakıldığında, ekonomik kalkınma, nüfus, sahip olunan
üçlü bir potansiyelleri var.
Örneğin
de bu platformda bulunuyor, dünyadaki enerji kaynaklarını elinde bulunduran
yer alıyor. Bir de tabi dünyanın yeni gözde ülkeleri haline gelen Afrika ülkeleri var.
Ancak, bu ülkeler tüm sosyal, ekonomik ve siyasi farklılıklarına ve birçok konuda birbirinden ayrışmasına rağmen, bu ülkelerin ortak ve çok güçlü bir ortak özelliği var: İslam ülkesi veya toplumları olmak.
42 yıl sonra isim değişikliğine gidilmesinin, oluşumun siyasi ve ekonomik konularda etki gücünü artırma amacıyla ilgili olduğu söylenebilir. Üye ülkelerin birbiriyle etkileşiminin artırılarak, yeni bir vizyonla İslam ülkeleri ve toplumları için daha iyi bir yaşam amaçlanıyor. Nihai hedef ise, İİT üyesi olan ülkelerin
güçlen
Ancak, beklenen etkinin gösterildiği konusunda pek de iyimser bir tablodan bahsedemeyiz. Çünkü, işbirliği dendiği zaman birçok alandaki işbirliğinden söz edilebilir, ama işbirliğinin nihai amacı ülkeler arasında entegrasyonun kurulması. Şu aşamada İİT, bir
İktisat teorisinde herhangi bir ekonomik entegrasyonun başarılı olması için geçmesi gereken aşamalar var. Bunlar sırasıyla,
ölgesi, Gümrük Birliği, Ortak Pazar, İktisadi Birlik ve Siyasi Birlik
İİT, kurulduğu 1969 yılından beri halen ekonomik entegrasyon sürecinin ilk aşaması olan Serbest Ticaret aşamasındaysa, 47 yıldır halen bir sonraki aşamaya geçememişse, yapacak çok şey var demektir. Hedef İslam ülkeleri ve Müslüman toplumları için bütünleştirici ve güçlü bir sistem kurmaksa, bu hedefin gerçekleşmesi için uygulama ve reformların daha gerçekçi ve etkili olması gerekir.
Sorun bu kurumların işlevselliğini artıracak mekanizmanın kurulmayışında.
Ayrıca, kurumsal altyapısının ve mevcut nitelikli personelinin yanı sıra İİT'nin gücünü artırması için konjonktür de elverişli. Küresel ekonominin yavaşladığı, güç dengesinin gelişmekte olan ve Müslüman ülkelere doğru kaydığı bu dönemde, İİT etkili olduğu alanı rahatlıkla genişletebilir.
Bu durumda akla gelen soru şu:
, platformun entegrasyona dönüşmesi yolunda hangi sorunların olduğunun, çözüm önerilerinin ve reformların ele alınacağı bir fırsat.
Ayrıca, özellikle Batı ülkelerinde İslam ve Müslüman karşıtlığının arttığı böyle bir dönemde, İslam coğrafyasındaki ülke ve toplumların kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam da sunulmuş olacak. Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiği gibi, mesajların uygulamaya geçirilmesi de elzem.
En önemlisi de, İİT kapsamındaki ülkelerin çoğunun gelişmekte ve azgelişmiş olduğu ve gelir adaletsizliğinin yaşandığı ve seslerinin fazla çıkmadığı bu düzende, İslam ülkelerinin
İİT gibi kurumlara çok fazla sorumluluk düştüğü unutulmamalı.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.