
İşler planladığı gibi gitmediğinde, sürekli aksaklıklar, eksiklikler, arızalar yaşandığında, “Gel de sövme” denir ya, işte Kılıçdaroğlu tam da bunu yaşıyor. 2009 yerel seçimlerinde piyasaya sürülen Kılıçdaroğlu'nun planı hiç istediği gibi gitmedi.
Önce bir iki televizyon programı ile parlattılar, verdiler coşkuyu İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne aday gösterttiler.
Seçimi kaybetmiş ancak kendisine gösterilen ilgi başını döndürmüştü. Bu durum siyaseti dizayn etmek isteyenlerin dikkatinden kaçmadı.
gösterdi.
Genel başkanlıktaki ilk sınavı 2010 anayasa referandumu oldu. Meydan meydan gezerek hayır diyen Kılıçdaroğlu, seçmen kütüğünü kontrol etmediği için sandığa gidip kendisi '
diyemedi.
Her şeye rağmen yoluna devam etti. 2011 seçimlerine büyük bir umutla hazırlandı. Goygoycuları coşkuyu vermeye devam etti. Sonuç yine hüsran oldu.
Umudunu yitirdiği bir esnada Gezi olayları patlak verdi. Ama Gezi de derdine çare olmadı. Karalar bağlayıp, kara kara düşünen Kılıçdaroğlu'nu bu kez Gülen Cemaati heyecanlandırdı. Önce 17 Aralık, ardından da Fetullah Gülen'in bedduasıyla neşesi tavan yaptı.
25 Aralık, tape, şantaj montaj derken, siyasi hayatının en güzel günlerini yaşamaya başladı.
30 Mart 2014 yerel seçimleri ile
10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimleri tüm umutlarını tüketse de AK Parti'deki lider değişimi yeni bir beklentiye sevk etti.
Derken 7 Haziran seçimleri oldu. AK Parti tek başına iktidarı kaybetti. Oy kaybetmesine rağmen muzaffer komutan edasıyla açıklamalar yapan Kılıçdaroğlu, AK Parti'siz hükümet için MHP lideri Bahçeli'ye 'Başbakanlık' teklifinde bile bulundu. AK Parti'siz hükümetin imkansız olduğu görülünce de AK Parti ile koalisyon için 40 takla attı. Ama olmadı. Hükümet kurulmadı, Anayasa gereği seçimlerin yenilenmesi kararı alındı. Yine hüsran yine hüsran.
1 Kasım seçim döneminde terör örgütü PKK, çözüm sürecini bitirdi. Çatışmaların başlaması Kılıçdaroğlu'nu çok heyecanlandırdı. Ama yine olmadı. Zor günler geçiren Kılıçdaroğlu'nun imdadına bu kez parti içi muhalefet yetişti. Olağanüstü kongrede rakiplerini hezimete(!) uğrattı.
Kongreyi kazanmış işler rölantide giderken, önce Gülen'in ikinci bedduası geldi, sonra Rıza Sarraf'ın ABD'de tutuklandığı haberi.
“Galiba bu kez Fetullah'ın bedduası tuttu” diyerek, çıktı
, “ABD olaya direkt el attığına göre bu kez iş tamam” dedi. Bir de kaçak Fetullahçılar, “Cumhurbaşkanı Erdoğan da ABD'de tutuklanacak” demez mi? Artık kim tutar Kılıçdaroğlu'nu. Erdoğan'ın tutuklanması beklenirken, Panama Belgeleri patladı.
Aman Tanrım o da ne! CHP ve Kılıçdaroğlu'nun
çıktı Panama Belgelerinden…
Şimdi soruyorum… Bu adam ne yapsın? Fikir olmayan kafada küfür olur. Dolayısıyla en iyi bildiği şeyi yapıyor.
. Parti içindeki muhalifleri kendi haline bıraktı onu. Yeni kurultay talebinde bulunmuyorlar.
İşte buraya yazıyorum. Eğer biraz daha üzerine giderseniz, goygoycularına Tayyip Erdoğan'a edemediği “ana aaa…” küfrünü edecek haberiniz olsun.
Hele Fetullah Gülen bir daha beddua ederse ne diyeceğini ben bile tahmin edemiyorum.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.