
Toplu bir saldırının, hatta cinnet halinin hedefiyiz. Teröristi, medyası, sermayesi, piyasası, parlamentosu, siyasetçisi, işbirlikçisi. Cep devletleri bile bu koroya katılıyor. Böylece o ülkenin varlığından haberdar olmuş oluyoruz.
Darbeyle yönetime gelenlere 'diktatör' demeyenler, milletin oylarıyla seçilmiş olana bunu söyleyebiliyor. Neden?
Bugün Irak ve Suriye'de bulunmayan ülke neredeyse yok. Sadece 'Türkiye uzak dursun' diyorlar. Niçin?
Birbirine hasım giden örgütler ve ayrı dünyalara mensup olanlar ülkemize karşı birleşti, birleşiyor. Niye?
“Demokrasinin beşiği” diye anılan ülkeler, terörü desteklediklerini ve teröristleri beslediklerini artık saklama ihtiyacı duymuyorlar. Nasıl?
Türkiye, batı dünyası için yarım kalmış bir defterdir, kapanmamış bir dosyadır. Bunu tekrar anlıyoruz. Sözümüz biraz yükselir yükselmez başımıza gelen musibetler, yolumuza konulan engeller. 'Türkiye masası şefi' ifadesini sıklıkla duyarız. Bu masa her daim açıktır, hareketlidir.
Onların bildiğini artık biz de biliyoruz:
Unutturmaya çalışmışlardı, olmadı. Yeniden hatırladık veya zaten hiç unutmamıştık.
***
Nereye gelmiş ve hangi olaylara şahitlik etmiş bulunuyoruz?
Yumruk atan, yumruk yemeyi göze almış demektir. Böyle bir şeyi göze alamıyorsan, o yumruğu atmayacaksın. Yumruk attınız ve karşınızdakini deviremediniz. Sonrasında insan haklarından, barıştan falan bahsetmeyeceksiniz. Devamına razı olacaksınız. Bilmem anlatabiliyor muyum? Daha geniş bilgi için bakınız: Bölücü terör örgütü ve paralel ihanet şebekesi. Onların sahipleri.
Elbette bizim için de geçerlidir bu.
Bazı ekonomik nedenlerden şikâyet etmeye hakkımız yok. Maddiyatla terbiye edilme dönemininden kurtulmuş durumdayız.
Kadim kaynaklar, istikrar ve istikamet bahislerinin yanına bir kavram daha eklerler: İktisat. Toplarsak:
Bir de böyle bir durum var: Önce toplumu alabildiğine geriyor, sonra da “toplum çok gerildi” diye kara propaganda yapıyorlar. Bu kirli siyaseti eskiden beri uyguluyorlar. Halk Partisi bu konuda hayli tecrübelidir.
Variyetin, ilmin, dostluğun, hatta yeteneğin bile zekâtı vardır. İyiliğin ve doğruluğun ise bedeli. Düşmanlık eden olur. Üzülürsünüz. Şaşırırsınız. Kötüler ve yalanı gıda edinenler size karşı birlik oluşturur.
Kendimizi nerede, kimlerin yanında görüyoruz? Cevabımız, aynı zamanda kimliğimizdir.
Mazlumlar mı, zalimler mi? Sadıklar mı, hainler mi? İyiler mi, kötüler mi?
Kimlere umut oluyor, kuvvet ve cesaret veriyoruz?
Bu sorular eşliğinde, milletimize ve memleketimize tavır alanlara iyi bakalım. Onları yakından tanımaya çalışalım.
Kendimize gelmemiz için daha ne olması, yaşanması lazım?
***
Kayıplarımız oldu, oluyor ve maalesef olacak. Buna karşılık en büyük kazancımız şudur:
“Bizden bir şey olmaz” diyenlerin sayısı yok denecek kadar azaldı. 15 Temmuz, bunun içi boş bir özgüven olmadığını herkese gösterdi. Şimdi, Ömer Lekesiz'in o derin ifadesiyle söylersek, kapanmamış millî hesapların kapanmak üzere olduğu günlerden geçiyoruz. Sıkıntının ana nedeni budur.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.