Doğrusu tam tanım şu: ‘Hepimizi aptal zanneden, hepimizi aptal yerine koyan yeni dünya.’

Eskiden de dünyayı sömüren hâkim güçler her şeyi işlerine gelecek şekilde algı çarpıtmasına uğratır, her olayı kendi lehlerine çevirecek bir yol bulurlardı ama bunları yapabilmek için hiç olmazsa biraz emek harcarlar, biraz çaba sarf ederlerdi. Şimdi parmaklarını kımıldatmıyorlar. Neredeyse 1990’lardan beri bu yana hepimizi aptal yerine koyup zekâmıza hakaret ediyorlar. Benim ‘Aptal Yeni Dünya’ diye tanımladığım budur.

Aptal Yeni Dünya

Haber Merkezi Yeni Şafak


Biraz daha derinleştireyim meselemi. Söz gelimi Trump iş başına gelir gelmez ‘büyük şeytan İran’dır’ dediğinde ben buradan ‘kesin olarak İran dışında bir Müslüman ülkenin başı belaya girecek çok yakın gelecekte’ cümlesini anlamıştım. Yine Trump, yanına aldığı Selman, Sisi ve diğer kuklalarıyla neredeyse Masonik, okültist bir ayin yaparak o küreye elini koyduğunda meselenin İran olmadığını kavramıştım. Çok geçmedi, Katar’a ambargo meselesi patladı.

Köşemi takip edenler hatırlayacaktır. ‘Romantizmin gereği yok. Katar uluslararası sitemle anlaşmak zorunda kalacaktır’ diye yazmıştım. Katar, hem 12 milyar dolarlık uçak alımı hem de ABD ile ortak askeri tatbikat yaparak anlaşmasını yaptı.

Artık yapacaklarını öyle göstere göstere, öyle kaba saba, öyle açıktan yapıyorlar ki olacak her şeyi önceden ön görebiliyorsunuz. Ne ki önceden ön görebiliyor olmanız o mesele için bir tedbir alabileceğiniz anlamına da gelmiyor. Gücünü orantısız şekilde, hatta neredeyse hayvani bir orantısızlıkla ve hiçbir açıklama yapmadan kullanıyor dünyanın egemen güçleri artık. Benim ‘Aptal Yeni Dünya’ dediğim budur.

Pazarı pazartesiye bağlayan gece bu anlattığım meseleyi test edebildiğimiz son derece üzücü bir olay yaşadık. Her şey dakikalar içerisinde ve neredeyse gözümüzün önünde oldu. Yine hepimizi aptal yerine koyarak zekâmıza hakaret ettiler.

Saat 02:00. Londra’nın Finsbury Park Camii’nde kılınan teravih namazının ardından Müslümanlar evlerine doğru gidiyorlar. O sırada bir kamyonet, caminin önündeki kalabalığa doğru geliyor. Kamyonetin sürücüsü ‘Müslümanları öldüreceğim’ diye bağırıyor o esnada. Ve kalabalığın arasına dalıyor kamyonet.

Şimdi burada duralım.

Diyelim o pazar gecesinin sabahı, diyelim Forest Hill’deki ‘King’s Church’ten dağılan kalabalığın üzerine doğru bir kamyonet gidiyor olsa, kamyonetin sürücüsü ‘Hıristiyan öldüreceğim’ diye bağırsa olaylar nasıl gelişirdi?

Bir kere kesin olarak kamyoneti süren adam güçlükle durdurulur ve oracıkta infaz edilirdi. Kamyonetten Tunus mu, Fas mı, Pakistan mı bir İslam ülkesine ait bir pasaport çıkardı. Eylemi IŞİD üstlenirdi. ‘Kilisede İslamist Terör’ manşetleri atılırdı.  Kamyonu süren adamın IŞİD’le nasıl bağlantı kurduğu yönünde boy boy haber dosyaları patlatılırdı.

Peki camiye sürülen kamyonet için nasıl gelişti olaylar? Londra polisi, teröristi neredeyse hiç zorlanmadan, şiddete hiç başvurmadan gözaltına aldı. İlk anda BBC ve diğer haber kanalları ‘bir kamyonet kalabalık bir insan topluluğuna çarptı’ olarak geçtiler hadiseyi. Kamyonetteki elbette Hristiyanist Vandal bir terörist olamazdı. Eylem kesinlikle Müslümanlara yönelmiş olmazdı. Dolayısıyla haberin ‘Hristiyanist teröristin Müslümanları hedef alan saldırısında bir kişi hayatını kaybetti’ şeklinde olmasını bekleyemezdik değil mi?

Ardından FOX el büyüttü. ‘Saldırı Müslümanlara yönelik değil’ dedi.

Sonra ne mi oldu? Kamyoneti Müslümanların üzerine sürenin bir Hristiyanist terörist olmadığı, 48 yaşında, traşlı ve psikolojik sorunları olan bir İngiliz erkek olduğu anlaşıldı. Ya ne olacaktı? 48 yaşında, traşlı, iyi giyimli, psikolojik sorunları olan bir İngiliz vatandaşından ‘İslam karşıtı, Müslüman düşmanı Hristiyanist bir terörist’ çıkacak değildi ya.

Hepimizi aptal yerine koyuyorlar. Her naneyi gözümüzün önünde yiyorlar. Hiç füturları, ahlakları, insanlıkları yok.

Şimdi gelelim meselenin ek yerine.

Biz ‘kültürel iktidar’ deyince aklına ‘kültür mültür işlerini bizim firmalar yapsın’ cümlesi gelen bizim tosuncuklar da iyi dinlesin burayı. Memleketimizin en ciddi haber ajansı olan Anadolu Ajansı, saldırıdan sonra bütün detaylar netleşmişken içinde ‘Müslümanlar, cami, saldırı’ kelimeleri geçmeyen bir başlıkla verdi haberi: ‘Londra’da bir kişi aracını yayaların üzerine sürdü.’

İşte kültürel iktidar tam burada... Anadolu Ajansı’nda senin yetiştirdiğin muhabirin dahi dünyadaki verili kültürel iktidar dilinin esiri oluyor ve haberi FOX, BBC falan nasıl verdiyse öyle veriyor. Dünya sisteminin hem kendisini hem de bizi aptal yerine koymasına rıza gösteriyor.

Daha çok işimiz var, çok.

+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.