Size önce, Anadolu Ajansı'nın seçim sonuçlarını nasıl vermeye başladığını anlatayım. Sonra YSK'ye bir diyeceğim var.

30 Mart 2014 yerel seçimlerinden 5 ay önceydi. FETÖ 17/25 Aralık ilk darbe girişiminde bulunmuş, ortalık toz duman olmuştu. Yaklaşan yerel seçimler bu nedenle çok önemliydi.

O güne kadar Türkiye'de seçim sonuçlarını sadece FETÖ'nün en önemli medya kuruluşu Cihan Haber Ajansı veriyordu. Henüz el konulmamıştı. Bu durumun ciddi bir güvenlik sorunu olduğu konuşulmaya başlanmıştı.

Anadolu Ajansı o güne kadar sandıktan seçim sonucu hiç vermemişti. Bu konuda ne tecrübesi, ne insan kaynağı, ne de teknolojik alt yapısı vardı. Ancak darbe girişimlerini yapan cemaat ajansının, seçim gecesi her türlü hileyi ve manipülasyonu yapması kuvvetle muhtemeldi.

BAŞBAKAN SEÇİM SONUCU VERMEMİZE NE DEDİ?

Ajans olarak seçim sonuçlarını yapmaya karar verdik. Ancak bütçemiz buna müsait değildi. Başbakan Erdoğan'la görüştük. Cemaatin yüz binden fazla mensubunu kullanarak organize ettiği seçim sisteminin aynısını yapacağımızı söyledim. “Doğrusu yapabilirseniz çok iyi olur” dedi. Yani Başbakan da bu kadar kısa sürede, böyle büyük bir işi yapabileceğimiz konusunda biraz şüpheliydi.

Ajansa gelip, tüm ekibi topladık. Seçim sonucu deneyimi olan arkadaşları çağırdık. İllerdeki YSK merkezlerinden sonuçları alıp haber yapmanın ötesinde bir tecrübeleri yoktu. Teknoloji ekibi, hayatlarında hiç seçim sonucu veren bir yazılım görmediklerini söylediler. Bu program da Cihan haber ajansından başka kimsede yoktu. Ayrıca böyle kapsamlı bir yazılımın ancak bir yılda yazılabileceğini söylediler.

AJANS TARİHİNİN EN ÖNEMLİ GÜNLERİNDEN BİRİ

Durum şu dedim: “Devletin ajansı olarak bizim de seçim sonucu vermekten başka çaremiz yok. Yazılımı yazacağız, 81 ilde, 160 bin sandıkta örgütleneceğiz ve bu işi yapacağız. Yapamazsak da ceketimizi alıp gideceğiz. Seçimlere 5 ay var. 4 ayda yazılım bitecek, bir ay test ve sonra, tüm medyaya sonuçları vereceğiz. Allah yardımcımız olsun”.

O gün, Ajans tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Allah kalbimize öyle bir cesaret verdi ki, kimsenin inanmadığı bir sistemi kurmak için tereddüt etmeden yola çıktık. Ajans çalışanları inanılmaz bir performans gösterdi.

CİHAN ekibi 15 seçim sonucu vermişti. Biz yayın yapacağımızı açıkladığımızda, gülerek ellerini ovuşturmuşlardı. Başarısız olacağımıza inanıyorlardı. Birçok medya kuruluşu bizim başaramayacağımızı düşündüğü için abone olmadılar.

AJANSA GÖRÜLMEMİŞ SALDIRI

Seçimlerden bir hafta önce tüm sistemimizi kurmuş ve test etmiştik. Başarmıştık yani. 30 Mart gecesi geldiğinde hayatımızın en zor gününü yaşadık. Eşi benzeri görülmemiş siber saldırılar oldu. 'RedHack' isimli siber korsan hesabı, dünya çapında kampanya yaparak, tüm siber korsanları bize saldırmaya çağırdı. Onlar da yaptı.

Sonradan bu hesabın IP numaraları Emniyet Genel Müdürlüğü'nde siber suçlar bürosu olarak tespit edildi. RedHack FETÖ ekibiymiş meğer.

Sosyal medyada Ajans aleyhine büyük bir kampanya yapılıyordu bir yandan. Telefon santrallerimiz kitlendi, web sitemiz çöktü. Sürekli saldırı tehditleri alıyorduk yani.

Tüm bunlara rağmen, Ajans tarihinde ilk defa seçim sonuçlarını başarıyla verdi. O gece Ajans aleyhine 4 basın toplantısı yapıldı. Bugün referandum gecesi CHP ne demişse, o gece MHP, CHP, HDP aynı şeyleri söyledi, ajansı manipülasyon yapmakla suçladılar.

YSK'nın saatler sonra gelen seçim sonuçları, Ajansınkiyle aynı çıktı ve haklı olduğumuz anlaşıldı. Başbakan Erdoğan tüm ekibimizi Başbakanlığa davet etti. “Ülke için çok tarihi bir iş yaptınız, tebrik ederim” dedi. Birer de kravat verdi. Biz de gururla ajansa geri döndük.

YSK NEDEN HIZLI SEÇİM SONUCU VERMİYOR?

Bunu neden anlattım.

Eğer bir ajans kısıtlı imkanlarla 5 ayda sandık başından çok hızlı bir şekilde seçim sonuçları veren sistemi kurabiliyorsa, YSK bunu neden yıllardır yapmıyor? Teknoloji gelişti, bilim gelişti, organizasyon yeteneği gelişti, Türkiye'nin alt yapısı gelişti ama YSK'nın seçim yönetme sistemi hep aynı kaldı.

Ülkenin kaderini etkileyecek bir referandumda, tartıştığımız konulara bakınız. 'Mühür ön yüzüne mi, arka yüzüne mi vuruldu? Oy pusulası mühürsüzdü. Mühürde 'evet' yazdı, yok 'tercih' yazdı. Sandık görevlisi mühür vurmayı unuttu…' daha neler neler.

Teknoloji öylesine gelişti ki, özel nano teknoloji yüklü kağıtlar, parmak izi sistemleri, göz retinası, uydu sistemleri vs… Hiçbir şüpheye, hiçbir tartışmaya mahal vermeyecek bir sistem ve teknoloji kurmak çok kolay yani. Neden yapılmıyor anlayabilmiş değilim?

YSK, SEÇİM GECESİ KRİZİ YÖNETEMEDİ

YSK'nın mühürsüz oy pusulalarını, ters basılanları geçerli sayması ise ayrı bir tartışma. Meğer daha önce benzer kararlar almışlar, örnekleri varmış. Ancak saatler sonra anladık bunu. Açıklama geç saatlere kadar bekledi, sonra ne dediği anlaşılmadı. Herkesin öfkesi zirveye çıktıktan sonra, başkan bir açıklama yaptı ama kimseyi ikna edemedi. Yani iletişim krizini yönetemediler. Çünkü kurumun bir basın danışmanı, basın ekibi de yoktu.

CHP tüm bunlardan cesaret alarak gerilimi tırmandırdı ve insanlar sokak gösterilerine başladı. AGİT raporunda da en çok bu konu üzerinde duruldu ve seçim şaibeliymiş imajı verildi.

Seçim sonucu vermek, sistemini kurmak, yenilemek, hızlandırmak, güvenliğini sağlamak Türkiye'nin rahatlıkla yapabileceği şeyler. Ancak kurum çok eski ve kendini yenilemiyor. Sonra da sandık görevlisinin mühür hatası yüzünden tüm ülke ve dünya büyük bir tartışmaya giriyor.

YSK yetkililerine teklifimdir:

Kurumunuza dünyanın en güvenli ve hızlı seçim sonuçlarını açıklama sistemini kurmak için adayım. Hem de Allah rızası için yapacağım, para da istemem. Yeter ki ülke bir eski kafalı sandık görevlisinin mühür sorunu yüzünden tartışmasın.

+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.