
Merakla beklediğimiz büyüme verisi geçtiğimiz Perşembe günü TÜİK tarafından açıklandı. TÜİK’in hesaplamalarına göre Türkiye ekonomisi 2023 yılının III. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %5,9 büyüdü. Büyümeye en çok katkıyı hizmetler ve sanayi sağlamış durumda. Söz konusu dönemde inşaat sektörü %8,1 ve sanayi ise %5,7 büyüme kaydetmiş. Bu sektörleri %5,1 ile finans ve sigorta faaliyetleri izliyor. Elbette inşaat sektörünün bu çeyrekteki büyümenin ana dinamiklerinden birisi olması 6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan yeniden inşa süreci.
Büyüme verisini harcamalar kaleminden baktığımızda büyümenin kompozisyonunda bir önceki çeyreğe görece olarak daha olumlu bir tablo görüyoruz. Örneğin iç tüketimde dikkat çekici bir düşüş var. Bu durum enflasyonla mücadele açısından da önemli. Bir diğer dikkat çekici gelişme ise mal ve hizmet ihracatının büyümeye 3 çeyrek sonra yeniden pozitif katkı sağlamış olması. Ayrıca yatırımlardaki artış da son derece belirgin ve önemli.
Ancak tüm bunların ötesinde çok daha önemli bir durum var. Türkiye ekonomisi III. Çeyrekte bir önceki çeyreğe göre sadece %0,3 büyüme kaydetmiş. Bu veri devam eden sıkılaştırma programından beklenen sonuçlarla uyumlu. Muhtemelen bu yılın son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre ekonominin daraldığını göreceğiz.
Bu tahmin aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in bir televizyon kanalında verdiği mülakattaki ifadeleri ile uyumlu. Söz konusu mülakatta Şimşek “İş âlemine sesleniyorum, önümüzdeki dönemde iç talep yavaşlayacak, mutlaka dış pazar arayışına girsinler.” dedi. Gerçekten de önümüzdeki dönemde ekonominin yavaşlayacağına dair sinyaller giderek artıyor. Hatırlayacağınız üzere öncü göstergelerin içeride yavaşlamaya işaret ettiğini yine bu köşede birkaç kez yazmıştım.
Şimşek bu haftanın en çok merak edilen konusu hakkında da önemli bir değerlendirme yaptı. Bildiğiniz üzere borsa ve döviz kazançlarına %40’a kadar vergi uygulanmasına ilişkin olarak Cumhurbaşkanına bir yetki verilmişti. Şimşek bu konuda da şöyle dedi: “Yüzde 40’a kadar vergi için yetki alınıyor, bu olacağı anlamına gelmiyor. Yüzde 40’lık vergiye ilişkin yetki bir yetkidir, onun piyasa şartları elverir mi, hangi düzeyde, hangi vadelerde ne zaman yapılacağı hususu daha sonra değerlendirilecek, belki hiç bir zaman uygulanmayacak, koşullara bakacağız.” Yani böyle bir ihtimal halen masada görünüyor.
Şimşek KKM’den çıkış sürecine ilişkin olarak yeni adımların atılacağına ilişkin de mesaj verdi. Görünen o ki rezervler güçlendikçe KKM’den çıkış da hızlanacak. Bu noktada ise mevduat faiz oranlarının geleceği seviye ve enflasyon beklentilerinin çıpalanması giderek önemli hale geliyor.
Öte yandan Aralık ayının en önemli tartışma konusu ise asgari ücret olacak. Hatta tartışma Aralık ayına girmeden başladı. TÜRK-İŞ Genel Başkanı Atalay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın asgari ücret ile ilgili yaptığı açıklamayı hatırlatarak, “Bu ücret başlangıç ücreti ama ülkemizde öyle bir noktaya geldi ki geçim ücreti oldu. Şimdi 11 bin 402 lira. Bakan Bey ‘Bu sene bir kere artış olacak’ dedi. Hiç olmasın. Enflasyon da olmasın zam da yapmayın.” diyerek tartışmaların fitilini ateşledi.
Bu konuda ekonomi yönetiminin yaklaşımının ağırlıklı olarak beklenen enflasyona göre bir ayarlama olduğunu biliyoruz. Ancak işçi örgütleri yılda iki kezden bir keze indirilecek olan asgari ücret düzenlemesi masada iken beklenen enflasyona göre ücret ayarlanmasına ne kadar sıcak bakar pek emin değilim. Özetle bu konuda önümüzdeki dönemde tansiyon yükselebilir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.