
Bu vakitlerin ve mekanların manevi çalışmalar için ayarlanmış hiyerarşisi Yaratıcı tarafından konulmuş ve bizlere resulleri aracılığı ile bildirilmiştir. Bizden de kendi menfaatimiz için bunlara riayet etmemiz istenir.
Zamanların ve mekanların manevi derecelenmelerinin yanısıra yine buna bağlı olarak fiziksel, kimyasal, biyolojik çeşitliliği ve de derecelenmeleri söz konusudur.
Ülkemiz böyle bir kuşak içerisinde yer alıyor. Hem de dört mevsimi yaşıyor. Bunun kıymetini bilelim.
Lakin neredeyse bir asırdır ruhtan, maneviyattan, felsefeden kopuk dünya görüşümüz günlük, salt ticari, sırf oy kaygılı bir politika anlayışına dönüşünce ortaya çıkan yanlış şehirleşme politikaları, yanlış köy ve tarım politikaları insanımızı tabiattan kopardı. Betonlaşan şehirlerde toprağa ayağı basmadan yaşayan ve bu yüzden sırf stres topu olmuş insanlar haline geldik.
Hasılı, yazlığı olanlar da bu fırsatlarını değerlendirsinler. Mevsime göre hareket eden Anadolu göçerlerinin yazlak – kışlak uygulamasını sürdürsünler.
Peki ne gidecek bir köyü ve ne de bir yazlığı olmayanlar ne yapsınlar diyecek olursanız onlar da şartlarına göre teferrüç etme imkanları bulabilirler aslında. Köy evi, kütük ev, çadır kiralamak veyahut butik otelde kalmak imkanlarını değerlendirebilirler. Kültür turlarına katılabilirler. Arabalarının arkasına karavan takıp köy köy, koy koy ülkemizi gezebilirler. Amerika’da yaşayan değişik gruplar “retreat” dedikleri yaz kampları yaparlar. Hem dinlenirler ve hem de doğada manevi pratikler yaparlar. Gençler için tavsiye edeceğim en güzel tatil imkanı ise kafa dengi arkadaşlarla, iyi seçilmiş bir yerde yapılan çadır kamplarıdır. Gençliğimizde yaptığımız bu kampları hala unutamam.
Bu sayede bizde var olan toprak, hava, su, ateş unsurları ile tabiatta olan asılları bir tür karşılıklı tanımaya girerler. Doldurma (şarj) da diyebilirsiniz buna.
Bu nimetlerden faydalanmak gerek. Hatta belki de bir zorunluluk bile diyebiliriz. Göreceksiniz ki insanımız daha hoşgörülü, daha huzurlu ve daha bilgece olacaktır.
Ben böyle söylerken ters ters bakanları da görür gibiyim. Meselenin sadece lafzi manasına bakarak ‘Bizde tatil yoktur, günahtır’ diyerek karşı çıkan ham softaları görür gibiyim. Burada kasdedilen onların zannettikleri gibi atalet manasında olan değildir. Teferrüç, tenezzüh, tefekkür, tedebbür, dostluk, muhabbet, sıhhat ve sefer v.b. gibi pek çok anlamı ihtiva eden bir uygulamalar bütünüdür. Şu yaz sıcağında dahi havasız bodrum katlarına tıktıkları gencecik çocuklara hafızlık yaptırıp onlara bu imkanları haram görenler oralardan büyük İslam alimleri çıkarmayı bekliyorsalar beyhude uğraşmasınlar. Nasıl bir ürün elde edildiğini Ortadoğu coğrafyası her gün görüyor.
Geleneğimizde büyük âriflerin bağlarda, bahçelerde, mesirelerde ne güzel insan yetiştirdiklerini görmediler bunlar. Ne meclisler, ne muhabbetler, ne zikirler yapılırdı, bigane kaldılar bunlar.
Fetava-i Tatarhaniyye okudukları kadar Mevlana, Yunus Emre, Niyazi-i Mısri, Alvarlı Efe okusalar tabiattan bu kadar kopmazdılar.
Ben hepinizi tabiata davet ediyorum…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.