Tüketim dansı: Ekonomik büyümeye davet

12:002/12/2023, Cumartesi
G: 2/12/2023, Cumartesi
Özgür Bayram Soylu

Türkiye ekonomisi 2023 yılının üçüncü çeyreğinde tahminlerin de üstünde % 5,9 büyüdü. Bu performans şaşırtıcı mı, Türkiye ekonomisinin geçmiş deneyimlerine baktığımız da pek de şaşırtıcı değil aslında. Son örneğini pandemi dönemindeki büyüme performansından hatırlıyoruz. O dönemde Avrupa Birliği ve OECD ülkelerinden pozitif manada ayrışmayı başarmıştı. Bugün gelinen noktada da sahip olmuş olduğu güçlü altyapı ve potansiyel ile yüksek enflasyon döneminde büyüme performansı göstermeyi başarıyor. Sektörel

Türkiye ekonomisi 2023 yılının üçüncü çeyreğinde tahminlerin de üstünde % 5,9 büyüdü.
Bu performans şaşırtıcı mı, Türkiye ekonomisinin geçmiş deneyimlerine baktığımız da pek de şaşırtıcı değil aslında. Son örneğini pandemi dönemindeki büyüme performansından hatırlıyoruz.

O dönemde
Avrupa Birliği ve OECD ülkelerinden pozitif manada ayrışmayı başarmıştı.
Bugün gelinen noktada da sahip olmuş olduğu güçlü altyapı ve potansiyel ile yüksek enflasyon döneminde büyüme performansı göstermeyi başarıyor.

Sektörel güç: Sanayi ve inşaat

2023 yılı üçüncü çeyrek büyümesinde dikkat çeken iki iktisadi faaliyet kolu öne çıkıyor. İ
nşaat sektörü ortalamanın üzerinde %8,1 ile sanayi sektörü de ortalamaya yakın %5,7’lik bir büyüme hızıyla Galatasaray’ın Manchester maçında gösterdiği direnci gösteriyor.
Özellikle 14 Mayıs seçimleri sonrasında deprem bölgesi başta olmak üzere hız kazanan inşa faaliyetleri ekonomik büyüme performansının baş aktörlerinden biri. Emeğin yoğun olarak kullanıldığı inşaat sektörü pek çok sektör için de itici güç.
Mühendisinden inşaat işçisine, malzeme tedarikçisinden denetim ve kontrolüne örneklerini artırabileceğimi onlarca sektörü yıllık bazda pozitif yönde etkilemeyi üçüncü çeyrekte sürdürmeyi başarmışa benziyor.

Büyümeyi dansa kim kaldırdı?

Tıpkı ikinci çeyrekte olduğu gibi üçüncü çeyreğin başrolünde de hane halkının tüketimi yer alıyor. Hane halkı tüketimlerindeki yıllık % 11,2 büyüme hızı üçüncü çeyreğin başrolüne vatandaşın tüketimini koyuyor.

TÜİK verisinde net bir şekilde görülüyor ki devletin nihai tüketim harcamaları ve gayrisafi sabit sermaye oluşumu da tüketim tarafında üçüncü çeyreğin diğer aktörleri.

Haliyle üçüncü çeyrekte ekonomideki büyümenin anahtarı hâlâ iç talebin yani harcama tarafının elinde.

Vatandaş yüzde 60’lık bir enflasyon patikasında hem tüketiyor hem büyütüyor. 2023 yılının üçüncü çeyreğinde de yıllık bazda vatandaşın tüketim davranışının “normalleş”mediği, beklentilerin yönetilemediği kendini açıkça gösteriyor.

Vatandaş olan özgür fiyat oynaklıkları karşısında tüketim davranışının normal olduğunu düşünüyor, uzman olan Özgür ise vatandaşın son iki yılda fiyatlardaki aşırı oynaklıklardan ötürü anormali normal bir davranış haline getirdiğini düşünüyor.

Hane halkı, birey, tüketici aslında sen ya da ben enflasyon gölgesinde faiz enstrümanı ile hız sınırına uymaya davet ediliyoruz.
Üstelik, trafik cezasının erken ödeme indiriminin olduğu, faize karşı duyarsız olmanın ise giderek telafisinin zorlaştığı bir durumda.

Büyüme direksiyonuna cari dengeyi geçirme çabaları

2023 yılının ikinci çeyreğinde dramatik bir şekilde daralan ihracat harcamaları bu çeyrekte toparlanmışa benziyor.
İthalattaki azalmayla birlikte cari dengenin büyüme üzerindeki etkisi bu çeyrekte de negatif olsa da ikinci çeyreğe göre katkısı pozitif. Yani ihracat ve ithalat arasındaki denge ihracat lehine döndükçe ekonomik büyümeye etkisi giderek olumlu hale geliyor.
Yüksek teknoloji ihracatı, alternatif ve bütünleşmiş pazarlar, finansmana erişim olanaklarının etkin kullanımı cari denge lehine olacak önümüzdeki dönemde.

Ancak, dış ticaret istatistikleri ithalat kalemindeki daralmanın ara malı (kauçuk, mikroçip vb) ithalatındaki daralmadan kaynaklandığına işaret ediyor. Ama, ara malı ithalatındaki daralmaya makine, üretim ekipmanları, taşıma araçları gibi sermaye mallarının ithalatındaki daralma da eşlik ederse, tüketimin de azaltılmaya çalışıldığı bir ortamda durgunluk sirenleri çalabilir.


Ritmin sonu gelecek mi?

Yıllık bazda beklentilerin üzerinde bir büyüme performansı sergilense de çeyreklik bazda ekonomik büyümenin bir önceki çeyreğe göre sınırlı bir büyüme gösterdiği gerçeğini de bu büyülü atmosferde gözlerden kaçırmamalıyız.

Faiz kararlarının henüz ekonomik aktivite düzeylerine tam olarak yansımadığı bu çeyrekte gösterilen büyüme performansının 2023 yılının son çeyreğinde bu denli gösterişli olmayacağı düşünülebilir.

Yıllık bazda artış göstermesine rağmen, çeyreklik dönemde inşaat ve hizmetler sektöründeki daralma son düzlükte de kendini hissettireceğe benziyor. İstihdam edilenlerin yarısından fazlasının çalıştığı bu sektörlerdeki daralmalar nelere yol açabilir ve buna karşı aktif bir savunma sistemimiz var mı?


İstihdam kaybı yaşanabilir mi? Örneğin, iç talebin nefesini kesince ertelenecek yatırım ve istihdam arayışları telafi edilebilir mi? Yabancı sermaye için ortadan kalkan ekonomik belirsizlik vatandaş için, iç piyasaya çalışan firma için gündeme gelebilir mi? Finansmana erişim sorunu yaşayan mikro, küçük, orta… adını siz koyun işletmeler mali zorlukla karşı karşıya kalabilirler mi acaba?

Bizde vizeler bitti ama ekonomi yönetiminin sınavı asıl yeni başlıyor.
#Ekonomi
#Özgür Bayram Soylu
#Sanayi
#Tüketim