Rusya-Ukrayna savaşı böyle seyretmedi. Orta sıklet boksör, hiç beklenmedik bir şekilde ağır sıklete kök söktürmeye başladı. Evet, çok ağır bir hasar aldı almasına, ama kavgasını(?) hâlâ devâm ettiriyor ve rakibine hayli zarar veriyor. Zâten kurguda onun payına düşen kendisini fedâ etmesi, bir nev’i
rolü oynaması (Ukrayna’nın yakılıp yıkılması Zelenski ve onu kuşatan Nazi artığı kadroların umurunda bile değil). Verdiği insan ve maddî zâyiatlar bir tarafa, ordusunu sevk ve idâre etmekte çok sayıda zaaf yaşayan Rusya ağır bir prestij kaybına uğruyor. Herkes, Rusya’nın bir süper güç olmak niteliğini hakîkaten hak edip etmediğinden şüpheye düşüyor. Evet, gerek
gerek
II. Umûmî Harp esnâsında Hitler
karşısında Rusya evvelâ dağıldı, daha sonra toparlanıp kazandı. Ama bu senaryoyu Ukrayna karşısında iknâ edici bir şekilde kullanmak pek de mümkün değil.
Zelenski ne Napolyon ne de Hitler; vasat, eski bir komedyen.
Ukrayna ise ne Fransa ne de Almanya; “gariban” Ukrayna. Rusya’nın sıkışmışlığı burada. Kazanması durumunda bile
prestij savaşını kaybetmiş
olacak. Maddî kayıplar bir şekilde giderilebilir; lâkin prestij savaşının mağlûbiyetini tâmir etmek en zorudur. Rusya bu açıdan savaşı zâten kaybetti. Bu iki kardeş milleti karşı karşıya getirmek ve savaştırmak kimin tezgâhı ise o tezgâhın çok yaman bir tezgâh olduğunu teslim etmek gerekiyor.