Bugün İstanbul'da sahur saat kaçta? 4 Mart İstanbul sahur vakti ve imsakiyesi

Diyanet'in yayınladığı 2025 yılı İstanbul İmsakiyesine göre, bugün İstanbul'da sahur vakti saat 06.03'te olacak. Bu sene 29 gün sürecek olan Ramazan ayı boyunca günlük olarak takip edebileceğiniz İstanbul İmsak vakitleri ile iftar ve sahur saatlerini görmek mümkün. Hem rahmet hem de mağfiret ayı olarak bilinen mübarek Ramazan ayında İstanbul sahur saatini ve imsakiye cetvelini sayfamızdan görüntüleyebilirsiniz. İşte 4 Mart İstanbul sahur vakti.

İstanbul sahur vakitleri

Mübarek Ramazan ayının ilk üç günü geride kaldı. İstanbul'da oruç ibadeti için sahur saatlerini takip edenler Diyanet'in yayınladığı İmsakiyeyi araştırmaya devam ediyor. Gün gün saat kaçta iftar ve sahur yapılacağını buradan öğrenerek, ibadetler aksamadan gerçekleştiriliyor. Peki İstanbul'da bugün sahur saat kaçta olacak? İşte Diyanet'in yayınladığı 2025 İstanbul İmsakiyesi ve sahur vakitleri.

İSTANBUL'DA SAHUR SAAT KAÇTA?

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Ramazan ayı için hazırladığı imsakiye sayfasında (ramazan.diyanet.gov.tr) İstanbul İmsakiyesi de yer almaktadır. Buna göre, İstanbul'da 4 Mart 2025 tarihli sahur vakti saat 06.03'te olacak.

İnsan kaç gün açlığa dayanabilir?

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın / 616 İlmî Eserler / 101 sayılı dosyasındaki 'Din ve Bilimin Işığında Oruç ve Sağlık' başlıklı yazısında yer alan bilgilere göre,

Vücudun toplam glikojen ve glukoz miktarı, bazal enerji ihtiyaçlarına ancak 24 saat kadar bir müddet için kâfi gelmektedir. Fakat teorik hesaplara göre normal bir vücutta depo edilmiş nötral yağlar (triasil gliseroller) ve proteinler, 70-75 günlük bir açlıkta vücudun temel enerji ihtiyacını karşılayabilecektir. Şayet çok şişman şahıslara göre hesaplanırsa, bu müddet bir yıla kadar uzayabilmektedir. Bir araştırıcı, herhangi sıradan bir kimsenin, su içmek şartı ile 50-51 gün yaşabileceğini kaydetmiştir.

Dewey adlı araştırıcı, kendi şahsında 65 günlük açlık tatbikatı yaptı. Dewey’in talebesi Hazzart, aynı açlık tatbikatını 75 güne çıkardı. Carington adlı bir diğer araştırıcı, bir hastasına 79 gün oruç tutturdu. Misâllerde görüldüğü gibi, vücuttaki mevcut gıda deposu bir insanı ortalama 30-40 gün kadar, hatta bazen 80 gün kadar idare edebilmektedir. Şişman olan şahıslarda bu miktarın daha da uzayabildiği klasik tıp kitaplarında ifade edilmektedir. Hindistan’ın hürriyete kavuşmasında önemli rolü olan Gandhi’nin bir inat yüzünden Londra mahpushanesinde 70 gün sıhhat ve selametle, hiçbir şey yemeden ölmediğini, sağ kaldığını o zamanın gazeteleri yazmışlar. Ancak çoğu kere insanlar aç kaldıklarında bu müddete ulaşamadan, yani 30-40 günden önce ölüyorlar. O zaman şunu diyebiliriz. Açlıktan ölenler şayet 40 günden evvel ölseler katiyyen rızıksızlıktan değildir. Belki kötü yemek yeme alışkanlığının verdiği bir alışkanlığın terkinden dolayı ölüyorlar denilebilir. İbn-i Haldun (1332-1406) adlı meşhur İslâm sosyoloğu bu neticeyi şöyle izah etmektedir; “Çok yemek yemeye alışan kimselerin kıtlığa maruz kaldıkları zaman, az yemeye alışanlara nazaran daha çok zayiat verdikleri vakidir. Onları öldüren karşılaştıkları açlık değil, daha önce alışmış oldukları tokluktur.

Oruç Tutmak Tahammülü Zor Olan Bir İbadet midir?

Cevap. Orucu vücut için son derece yorucu bir hadise olarak düşünmeyelim. Oruçlu iken kış aylarında ortalama 12-15 saat, yaz aylarına ise 16-17 saat açlık ve susuzluk çekeriz. Bir insan, bünyeden bünyeye değişse bile, şayet vücudu alışmış ise, ortalama 60-70 gün kadar açlığa, bir hafta kadar da susuzluğa tahammül edebiliyor. Onun için günün muvakkat bir zamanında ki açlık ve susuzluk gözümüze çok görünmesin. Aslında her birimiz her gece bir manâda oruç tutuyoruz. Meselâ, akşam saat altı gibi yemek yiyen bir şahıs, gece bir şey yemezse, ertesi gün sabah kahvaltısını sabah saat sekizde yapmış olsa,

bir manâda 14 saat aç kalmış, 14 saat müddetince oruç tutmuş demektir. Sair vakitlerde bir nev’i gece tutmuş olduğu bu orucu, şahıs Ramazan ayında gündüze alacak demektir.

Ramazanda oruç tutmaya başlayan şahısta, ilk birkaç gün hafif baş ağrısı, baş dönmesi şikâyetleri olabilir. Tansiyonu ilk günlerde hafifçe düşebilir. Bunlar bünyenin oruca yani kısmî açlığa olan alışma yani adapte olma halleridir. Oruç tutan herkesin bildiği gibi, birkaç gün içerisinde bütün bu haller geçer.