Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Avrupa Parlamentosu'na cevap: Boşuna heveslenmeyin

İşimiz bitmeden çıkmayız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’den Afrin operasyonunu durdurmasını isteyen Avrupa Parlamentosu’na sert çıktı: Boşuna heveslenmeyin, işimiz bitmedikçe oradan çıkmayacağız. Türkiye bir şamar oğlanı değildir. Kendi iradesini kullanabilen bir ülkedir. Dolayısıyla orada işimiz bitecek.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Avrupa Parlamentosu'na Afrin resti

Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Liseliler Destanı Yazıyor Şiir ve Kompozisyon Yarışması Ödül Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Avrupa Parlamentosu’na (AP) tepki gösterdi. “Afrin’de bu iş bitiyor” diyen Erdoğan, şu mesajları verdi:

Kuzeydeki o terör koridorunu Rabbimin lütfuyla temizlemeye başladık. Salona girerken sordum, şu anda etkisiz hale getirilen terörist sayısı ne oldu? 3525. Artık her şey an meselesi. Bu iş bitiyor, bitecek. Az kaldı. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarına verilen destek milletimizin gerektiğinde yedi düvele meydan okumaktan asla geri durmayacağının da işaretidir.

BOŞUNA HEVESLENMEYİN

Milletime sesleniyorum, hiç endişe etmesinler. Avrupa Parlamentosu’nda Afrin ile alakalı olarak bizim oradaki harekatı durdurmamız istenecekmiş, isteniyormuş vesaire. Genişlemeden sorumlu bayan var bir tane. O da böyle arzuda bulunmuş. Boşuna heveslenmeyin, işimiz bitmedikçe oradan çıkmayacağız. Türkiye bir şamar oğlanı değildir. Kendi iradesini kullanabilen bir ülkedir. Dolayısıyla orada işimiz bitecek.

SÖYLEYEBİLECEKLERİ HİÇBİR SÖZ YOK

Türkiye’de 3.5 milyon Suriyeliyi misafir ediyoruz. Ey Avrupa Parlamentosu, sen burada benden hangi yükü aldın da kalkıp şimdi bunu söylüyorsun. Türkiye’ye Avrupa Parlamentosu’nun söyleyebileceği hiçbir söz yoktur. Bu sözlerin hepsi de bizim bir kulağımızdan girer, öbüründen çıkar. Sadece Afrin’de değiliz. Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde, buralarda da mücadelemiz devam ediyor. Avrupa Parlamentosu da karar alıyor. Sen ne yapıyorsun ya? Dürüst olun dürüst.

TEK ÇATI ALTINDA BİRLEŞECEĞİZ

Sizlerden tek isteğim şu; biz tek milletimiz, tek bayrağız, tek vatanız, tek devletiz. Bizi bölemeyecekler. Bizi parçalayamayacaklar. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Arapıyla, Gürcüsüyle, Boşnağıyla, 81 milyon tek milletiz. Türkiye Cumhuriyeti Devletinden başka bizim devletimiz yok. Bu çatı altında birleşeceğiz.

  • Merkel’e tebrik telefonu
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile telefonda görüştü. Görüşmede, ikili ilişkiler, Türkiye-AB ilişkileri ve bölgesel konular ele alındı. Erdoğan, resmen göreve başlaması vesileyesiyle Merkel’e tebriklerini iletti. İki lider, Türkiye ve Almanya arasındaki diyalog ve iş birliğine ivme kazandırma konusundaki kararlılıklarını yinelediler, yasa dışı göçle mücadele ve mülteciler konusunda birlikte çalışmanın önemine işaret ettiler. Terör örgütlerine karşı ortak mücadelenin gerekliliğinin vurgulandığı görüşmede, Erdoğan Zeytin Dalı Harekatı hakkında bilgi paylaşımında bulundu.

Cinnet dönemi geride kaldı

Türkçe’nin siyasi tartışmaların tarafı haline getirilmiş olmasını yakın tarihte yaşanan en ciddi sıkıntılardan biri olarak gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dil devrimi adı altında Türkçemiz tatsız, tuzsuz, ruhsuz, renksiz kelimelerin tasallutuna sokularak milletimizin kadim medeniyetiyle arasındaki bağ zayıflatılmaya hatta kopartılmaya çalışılmıştır. Yani bizim aslında damarlarımız kesilmiştir. Tarihten olan bağımız o damarlar kesilmiştir. Dilimizin zenginliğini kendi elimizle yok etmeye çalıştığımız bu cinnet dönemini artık inşallah geride bıraktığımıza inanıyorum. Artık önü kesilmiş olmakla birlikte bu dönemin tahribatı hala devam ediyor” diye konuştu.

Yeni bir bozulma süreci yaşıyoruz

Türkçe'nin yeni bir tehlikenin tehdidi altında olduğuna işaret eden Erdoğan, “Maalesef Türkçe'mizde internet ortamı başta olmak üzere pek çok mecrada genç nesilleri tesiri altına alan yeni bir bozulma süreci yaşıyoruz. Bu konuda aileden okula, basın yayın kuruluşlarından iş dünyasına kadar herkese düşen önemli görevler var. Tabelalarda, yazışmalarda ve konuşmalarda şahit olduğumuz yabancı kelime kullanma hastalığı artık tahammül sınırlarını aşan bir boyuta ulaşmıştır. İnşallah elbirliğiyle bu meselenin de üstesinden geleceğiz, ben size inanıyorum, bunu başaracağız” dedi.

Destanlarımızı gönüllere siz nakşedeceksiniz

Birilerinin gençleri sürekli tenkit, tezyif eden, küçümseyen, iğneleyen tavrını doğru bulmadığını dile getiren Erdoğan, pırlanta gibi bir gençliğin olduğunu kaydetti. Gençlere çok güvendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ecdadın izinden giden gençlerin her birini birer “Fatih” adayı olarak gördüğünü, bunun için gençlerin kendilerini çok iyi yetiştirmeleri gerektiğini vurguladı. Erdoğan, “Millet olarak destan yazıyor ama bunu edebi değere dönüştürmekte aynı başarıyı sağlayamıyoruz. Gençlerimizden bu destanlarımızı gönüllere nakşedecek romanlar, hikayeler, senaryolar bekliyoruz” diye konuştu.