İsrail ABD’nin yeni İran’ı olabilir

Avrupa’dan sonra ABD’nin de yaptırım uygulama ihtimali İsrail’i korkutuyor. ABD içindeki “İsrail düşünce kuruluşu” diye bilinen FDD’nin CEO’su Mark Dubowitz, 2029’da yönetimi devralacak ABD Başkanı’nın İsrail’e İran’a benzer sert ekonomik tedbirler getirebileceğini söyledi. Tel Aviv’e ABD’yi içeriden ele geçirmeyi teklif eden Dobowitz ayrıca “İsrail ve ABD entegrasyon öylesine derinleştirmeli ki İsrail’e finansal zarar vermenin Washington açısından da önemli maliyeti olsun” dedi.

Sernur Yassıkaya
Netanyahu'nun, Trump'ı İran savaşına sürüklediği biliniyor.

ABD içindeki "İsrail düşünce kuruluşu" diye bilinen Washington merkezli Foundation for Defence of Democracies (Demokrasileri Savunma Vakfı - FDD) adlı Siyonist yapının CEO'su Mark Dubowitz'in kaleme aldığı, "İsrail finansal savaşa hazırlıklı olmalı" başlıklı yazı, İsrail ve bağlantılı Siyonist yapıların, ABD kamuoyunda Filistin'e destek oranında yaşanan yükselişten duyduğu korkuyu ve bunu engellemek adına ABD'yi krize sürükleme planını gözler önüne serdi. Yazıda, İsrail'e yönelik tepkinin ABD kamuoyunda her geçen gün arttığı ve 2028 yılında yapılacak başkanlık seçimlerinin ardından, Tel-Aviv'i hedef alan İran benzeri sert ekonomik yaptırımların devreye girebileceği uyarısında bulunarak, işgalci gücün ve onu destekleyenlerin şimdiden bu duruma önlem alması gerektiğini savunuldu. Dubowitz'in sıraladığı önlemler arasında en dikkat çekeni, İsrail'in tüm ABD kurumlarına "entegrasyonunu" derinleştirmesi maddesi dikkat çekiyor.

Artan Filistin sempatisi tehdit

Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde Filistin topraklarındaki istilacı İsraillilere getirilen yaptırımları örnek verilen yazıda, bu adımın emsal olduğunu, Washington'da zayıflayan İsrail etkisiyle birlikte daha sert yaptırım kararlarının yeni başkanın resmen göreve başlayacağı 2029 sonrasında alınabileceğini belirtildi. "İsrail’in siyasi koruması da zayıflıyor. Önde gelen ABD’li siyasetçiler giderek daha sert tutumlar almakta kendilerini daha özgür hissediyor. İsrail’in onlarca yıl boyunca sahip olduğu avantajın ardından, kamuoyu yoklamaları artık daha fazla Amerikalının İsraillilerden ziyade Filistinlilere sempati duyduğunu gösteriyor" ifadeleri kullanılan yazıda, "Bu durum yalnızca Demokratlarla sınırlı da değil: 50 yaşın altındaki Cumhuriyetçilerin yüzde 57’si İsrail hakkında olumsuz görüş bildiriyor. Bu rakamlar İsrail’i ve İsrail’in dostlarını endişelendirmeli; çünkü nihayetinde kamuoyu politikayı şekillendirir" uyarısında bulunuluyor.

Finansal Savaşa Özel Yapı

Yazıda İsrail'e yönelik yaptırım tehdidini önlemek için çeşitli fikirler de öne sürülüyor. Bunlar arasında, İsrail'in finansal savaşa özel bir yapı kurması, "Özel sektörün de katılımıyla sürekli faaliyet gösterecek bir kurumlar arası ekonomik güvenlik ekibi oluşturmalı. Bu ekip finansal savaş tatbikatları yürütmeli, tehditleri izlemeli ve karşı önlemler hazırlamalı" sözleriyle ifade ediliyor.

Kritik kurumlara entegrasyon önerisi

Ancak en önemli ifade doğrudan ABD'yi içeriden ele geçirmeyi hedefleyen strateji önerisiyle geliyor. "Washington’daki siyasi atmosfer değiştiğinde kritik önem taşıyabilecek ABD eyalet valileri ve finans kuruluşlarıyla ilişkilerini güçlendirmeli. Aynı zamanda İsrail risklerini çeşitlendirmeli ve başka pazarlarla ilişkilerini genişletmeli. Her şeyden önemlisi, İsrail ve ABD askeri, teknolojik, istihbarat ve ekonomik entegrasyonlarını öylesine derinleştirmeli ki İsrail’e finansal zarar vermenin Washington açısından da önemli bir maliyeti olsun" vurgusuyla, Washington'ı doğrudan Tel-Aviv'e endekslenmek istendiği görülüyor.

Harekete geçtiler İsrail'deki Yahudi lobisinin söz konusu planı uygulamak için harekete geçtiği biliniyor. Mayıs ayında ABD Kongresi’ne sunulan 2027 mali yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nda yer alan bir madde, ABD ile İsrail arasındaki askeri ilişkinin niteliğini değiştirebilecek düzenlemeler içeriyor. Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’nin hazırladığı tasarıda “ABD-İsrail Savunma Teknolojileri İşbirliği Girişimi” başlığıyla yer alan 224. bölüm, iki ülke orduları ve savunma sanayileri arasındaki işbirliğinin çok daha kurumsal ve kalıcı hale getirilmesini öngörüyor. İsrail lobisi bu yolla, her yıl ABD'den İsrail'e sağlanan askeri yardımların, herhangi bir yaptırım kararından etkilenmeyecek, kalıcı bir niteliğe kavuşmasını hedefliyor. Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan mevcut askeri yardım anlaşması kapsamında Washington, İsrail’e yılda yaklaşık 3,8 milyar dolar askeri yardım sağlıyor. 10 yıllık anlaşma 2028’de sona erecek.

İran planın parçası mı?

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, dayanağı olmadığı ortaya çıkan istihbarat raporları ile ABD Başkanı Donald Trump'ı İran ile savaşa girmeyi ikna etmesinin de Siyonist lobinin Washington'a maliyet çıkarma ve İsrail'e olan desteğini sürdürme amaçlı bir operasyon olabileceği değerlendiriliyor. İran savaşının ilk aylarında FDD'nin yayınlarının Beyaz Saray'ı yönlendirmede rolü olduğu uluslararası medyaya yansımıştı.

ABD'li senatörden silah satışına engel

  • Amerikan The Hill internet sitesinin elde ettiği bilgiye göre, Senato Dış İlişkiler Komitesi'ndeki üst düzey Demokrat üye Jeanne Shaheen, İsrail'e yapılacak 2,8 milyar dolarlık silah satışını engelledi. Haberde Shaheen ve bazı Demokratların, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Gazze'de toplu sivil kayıplara sebep olan saldırıları, Suriye'yi bombalaması ve işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin artan şiddeti konusunda "endişelerini gidermek için hiçbir şey yapmamış olmalarından hayal kırıklığı yaşadığı" belirtildi. Söz konusu silah satışının Gazze Şeridi'nde yüksek ölüm oranlarına katkıda bulunabilecek, her biri bir ton ağırlığında, 40 bin bombayı içerdiği belirtilen haberde, eski ABD Başkanı Joe Biden yönetiminde bu silahların İsrail'e gönderilmesinin engellendiği vurgulandı. Senato Dış İlişkiler Komitesi'nin en kıdemli Demokrat üyesi olan Shaheen, ABD yasalarına göre, Trump yönetiminin belirli bir miktarın üzerindeki silah satışlarına devam etmesini engelleme yetkisine sahip bulunuyor.