Su ve geçim kaynaklarına el konuldu: 47 Filistinli aile tehcir tehdidi altında

İsrail’de iktidardaki aşırı sağcı koalisyon hükümetinin Batı Şeria’yı Yahudileştirme çalışmaları, sürgün ve şiddetin atbaşı gittiği bir süreçle ilerliyor.

Arşiv.

İsrail ordusu ve kontrolü altındaki istilacı Yahudiler, Filistinlilere yönelik saldırılarını sürdürürken aşırı sağcı hükümet de istila birimleri projesiyle sürgünü hızlandırıyor. Kudüs ve Ürdün Vadisi’nde Filistinliler ağır baskı altında. İsrail’de faaliyet gösteren, B’Tselem insan hakları örgütünün verdiği bilgiye göre, El-Ağvar’da Filistinlilere yönelik saldırılarını sürdüren istilacı Yahudiler, bölgede bulunan ana su kaynaklarını kontrol ederek buradaki 47 ailenin su kaynaklarından faydalanmasını engelliyor. İstilacılar ayrıca, işgalci İsrail ordusunun desteğiyle El-Ağvar’daki tarım arazilerinin çevresini duvarla kapatıyor. Ain Şibli köyünden kuzeydeki Tayasir kontrol noktasının bulunduğu bölgeye kadar yaklaşık 22 kilometrelik bir mesafede uzanan duvar, Hirbat Atuf ve Ras Ahmer köyleri üzerinden Tubas, Tamun ve Atuf beldelerine kadar meyve bahçeleri, tarım arazileri, kuyular ve su şebekelerinin olduğu 50 bin dönümlük bir alanı izole ediyor. Bu girişimler, bölgede çocuklarıyla birlikte yaşayan 300’ü aşkın Filistinlinin su ve gıdaya ulaşımını engellerken onlara göçten başka bir yol bırakmıyor.

DOĞU KUDÜS KUŞATILIYOR

Ürdün Vadisi’nde bu gelişmeler yaşanırken aşırı sağcı İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich tarafından Kudüs’ün doğusundaki iki istilacı Yahudi birimini birleştirilerek Doğu Kudüs’ü Batı Şeria’dan koparmak için hayata geçirilen E1 Yahudi yerleşim projesi hızlandırılıyor. İsrailli sivil toplum kuruluşları Ir Amim, Bimkom ve Peace Now (Şimdi Barış) kuruluşları, dün yaptıkları ortak açıklamada, aşırı sağcı hükümetin E1 projesine ilişkin verdiği taahhüdü ihlal ederek, itirazda bulunan taraflara önceden bildirimde bulunmaksızın 1234 konutluk ilk ihaleyi yayınladığını bildirdi. Smortrich’in projeyi ilan etmesinin ardından Kudüs Bölge Mahkemesi nezdinde iptali için bir hukuki süreç yürütüldüğü ve hükümetin, yeni konut inşası kararlarını davalılara bildirme taahhüdünde bulunduğu hatırlatılan açıklamada, "Hükümet bugün hiçbir ön uyarı yapmaksızın ilk ihaleyi yayınladı. Davacılar durumu ancak ihalenin yayımlanmasını resmi bir duyuru aracılığıyla öğrenebildi. Söz konusu ihale, E1 projesi kapsamında onaylanan 3 bin 401 konutun 1234 konutu kapsıyor. Sadece bu aşamanın dahi uygulanması, sahada geri dönülemez fiili durumlar yaratacak; uzun vadeli siyasi ve coğrafi sonuçlar doğuracaktır” ifadeleri kullanıldı.