Üç ailenin Kusra direnişi: 30 gündür kuşatma altındalar

Batı Şeria’da Nablus şehrine bağlı Kusra kasabasında üç Filistinli ailenin yaşadığı evler 30 günden bu yana İsrail askerleri ve istilacı teröristlerin kuşatması altında. Giriş çıkışlara kapatılan evlerin suyu ve elektriği kesildi. Amaç, Filistinlilerin Kusra’yı terk etmesi ve istilacıların buraya yerleşmesi. Aileler ise kararlı, “Bu toprakların sahipleri biziz ve burada kalacağız” diyor.

Rabia Şenol
Günlerdir temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan aile üyeleri, yaşadıkları zorlukları Yeni Şafak’a anlattı.

İsrail ordusunun koruması altında hareket eden istilacı Yahudilerin Batı Şeria’nın Nablus kenti yakınlarındaki Kusra beldesinde üç Filistinli aileye ait evlere yönelik sürdürdüğü kuşatma, birinci ayını geride bıraktı. Yaklaşık 8 aydır evlerini terk etmeleri için baskı gören ailelerin kuşatılması, 9 Ağustos’ta yerleşimcilerin evlerin önüne çadır kurmasıyla başladı. Üç gün sonra bölgeyi askeri bölge ilan eden İsrail askerleri, evlere giriş ve çıkışları yasakladı. Evlerin önüne kontrol noktaları kurularak ailelerin yakınlarının bölgeye girişine de izin verilmedi. Günlerdir temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan aile üyeleri, yaşadıkları zorlukları Yeni Şafak’a anlattı.

BU TOPRAKLARIN SAHİBİ BİZİZ

İstilacıların evlerini yaktığını zorla arazilerine girmeye çalıştığını belirten aile üyelerinden Ayşe Abdulkerim Muhammed Hassan, “Evimizin önüne çadır kurdular. Su ve elektriğimizi kestiler. Evden çıkmamızı ve dışarıdan herhangi birinin yanımıza gelmesini engelliyorlar. Sürekli evlerimize saldırıyorlar. Saldırılar ocak ayından bu yana devam ediyor. Bu süreçte pek çok saldırıya maruz kaldık. Evimizi yakmaya çalıştılar ve kardeşim Yusuf’u birkaç kez öldürmeye teşebbüs ettiler. Tarım arazilerimizi de yerle bir ettiler. İşgalci askerler de yerleşimcilerle bir olup bizi azarlıyor, şiddet uyguluyor ve dışarı çıkmamıza izin vermiyorlar” dedi. Evlerini terk etmeyeceklerini vurgulayan Hassan, “İstilacılar buradan defolana kadar evlerimizde nöbet tutacağız. Biz kendi evlerimizdeyiz, bu toprakların sahipleri biziz ve Allah’ın izniyle burada kalmaya devam edeceğiz” diyerek Müslüman halklardan kendileri için kamuoyu oluşturmalarını istedi.

GIDA ALMAMIZI ENGELLİYORLAR

Abluka altındaki ailelerden Lüey Ebu Ridi, evlerinde beş kişiyle birlikte yaşam mücadelesi verdiklerini belirterek, “Ablukanın 29'uncu günündeyiz. İstilacılar 9 Ağustos’ta evimizin önüne çadır kurarak bizi kuşatma altına aldı. Üç gün sonra İsrail ordusu bölgeyi kapalı askeri alan ilan etti” bilgisini verdi. Gıda konusunda ciddi sıkıntı yaşadıklarını anlatan Ebu Ridi, dışarıdan yardım ulaştırılması için güvenlik koordinasyonu yapılmasının istendiğini ve bu sürecin yaklaşık üç gün sürdüğünü kaydetti. Yaklaşık 50 dönümlük arazinin istilacı Yahudiler tarafından tamamen tahrip edildiğini belirten Ebu Ridi, “Benim, kardeşlerimin ve komşumuzun zeytin, üzüm ve badem ağaçlarının bulunduğu arazilerimiz var. İstilacılar hayvanlarını bu arazilere soktular ve hayvanlar her şeyi tahrip ettiler” dedi.

KİMSEYE VERMEYECEĞİZ

Yaklaşık dokuz aydır yerleşimcilerin saldırıları ve baskısı altında yaşadıklarını söyleyen Ebu Ridi, şöyle devam etti; “Amaçları topraklarımıza el koymak. Biz, dünyaya ve insan hakları kuruluşlarına çağrıda bulunuyoruz: Bu istilacılar durdurulmalı, yaptıklarının hesabını vermeli ve cezalandırılmalıdır. İsrail hükümeti üzerinde baskı kurulmalı ve bu saldırılardan sorumlu olanlar yargılanmalıdır. Biz topraklarımızı kimseye vermeyeceğiz, direneceğiz”