Sırtında tarihiyle gelen adam: Barzani

Diyarbakır''a gelen Mesud Barzani, sadece Mesud Barzani değil. Ardında yatan bunca acı, birikim, tecrübe, fedakârlık, sürgün, işkence, ölüm ve erdemle geliyor Barzani. Gündelik kısır politik kaygılarla hayatını sürdüren, dünyadaki tüm amacı dünyevi hazlar olan kimi Kürt-Türk siyasetçilerin bu gelişi küçümsemelerine aldırmadan geliyor. Çünkü halkının ve kendisinin çektiği acıları en iyi o biliyor.

İdris Kardaş
Sırtında tarihiyle gelen adam: Barzani

Bugün Diyarbakır topraklarına ayak basacak olan Mesud Barzani, alalede bir siyasetçi olduğu gibi, temsil ettiği değerler Kürtler açısından çok önemlidir. Her ne kadar bir kısım Kürt siyasetçi ve şahsiyetleri kendisi hakkında hakaretlere varacak konuşmalar yapsalar da Kürtler için Barzani ailesinin önemi tarihinde yatar. Mesud Barzani, İstanbul''dan Hindistan''a kadar olan bölgenin dini otoritesi olan ve neredeyse Sultan kadar hürmetle karşılanan Süleymaniye Kürdü Nakşibendi şeyhi Halidi Bagdadi''nin halifesi olan Şeyh Muhammed''in torunudur. Barzan bölgesi; burayı ilim ve siyasi merkez olarak seçen Şeyh Muhammed''den sonra da bu özelliğini korumaya devam eder. Barzan tüm bölge için çok önemli bir ilim ve dini merkezdir.

Şeyh Muhammed''in oğullarından Abdulselam Barzani, sekiz ayrı Kürt aşiretini 1903''te toplar ve zorbalık yapan bir Vali sebebiyle direniş kararı alır. Barzan''da kurulan Devrimci Birlik''in 110 yıl önceki kararları arasında; özel mülkiyetin kaldırılması, Kürdistan''da yaşayan Kürt, Ermeni, Arap, Keldani, Asur, Türkmen yani herkese eşit şekilde dağıtılması, kadın haklarının güvence altına alınması, başlık parasının kaldırılması ve zorla evliliklerin yasaklanmasına, her köyde ayrı bir konseyin kurularak ademi merkeziyetçi bir yapının benimsenmesine kadar modern siyasi argümanlar arasında bildiğimiz tüm ilkeler yer alır. Bir müddet sonra Osmanlı ile ilişkiler gerilir ve Kürtçe eğitim, vergi konusunda bazı düzenlemeleri de içeren bir dizi talepte bulunulur. Sonrasında kısa dönemli çatışmalar, anlaşmalarla inişli çıkışlı günler devam eder. Tam bu dönemlerde bugün Diyarbakır''da olan Mesut Barzani''nin babası Mele Mustafa Barzani ve ailesi, Hamidiye Alayları tarafından köylerine düzenlenen baskınla Diyarbakır''da 1,5 yıl hapis yatar.

MELE MUSTAFA BARZANİ

Barzani ailesinin en önemli isimlerinden biri kuşkusuz Mele Mustafa Barzani''dir. Henüz 11 yaşındayken abisi Abdulselam Barzani asılır ve kendisi de 16 yaşına geldiğinde Şeyh Mehmude Berzenci''nin ayaklanmasına peşmerge olarak katılır. 1931 yılında ağabeyi Şeyh Ahmed''in Irak''a karşı ayaklanmasına katılır ve onun için artık sürgün günleri başlar. Irak''ın güneyine sonra kuzeyine sürgün edilir. Daha sonra kendi birlikleri ile 1943''te tekrar Irak''a karşı isyan eder. İsyan kanlı bir şekilde bastırılır ve Mele Mustafa kalan birlikleri ile İran''a geçer. Burada Mahabad Cumhuriyeti''nin kuruluşunda yer alır. Mahabad Cumhuriyeti''nin Başkanı Kadı Muhammed, önemli bir kısmı Barzani ailesinden olan ordunun başına Barzani''yi General olarak atar. Fakat devlet deneyimi bir yıl kadar sürer.

Mele Mustafa, İran''dan tekrar Irak''a oradan da peşmergeleriyle Sovyetlere doğru 41 gün süren uzun bir göç mücadelesine girişir. Askerleri ile birlikte Sovyetlerde uzun yıllar ciddi zorluklarla karşılaşır. Sovyetlerin sürgün politikalarına maruz kalan askerleri ülkenin farklı bölgelerine dağıtılır. Kendisi esir edilir. Kremlin sarayının önünde açlık grevi yapar. Mele Mustafa daha sonra anılarında bu dönem Kürtlerin yaşadığı baskı ve zulmü İranlı, Iraklı hatta İngilizlerden dahi görmediklerini anlatır.

Abdülkerim Kasım''ın darbe yapması üzerine Irak''a geri döner ve 1961''de tekrar dağlara çekilir. Yaklaşık 10 yıl sürecek olan mücadelenin sonucunda Arapları temsilen general Saddam Hüseyin ile Kürt halkı adına ve KDP Başkanı sıfatıyla 1971 yılında Otonomi Anlaşması''nı imzalar. Daha sonra Irak-İran arasında anlaşma gerçekleşir ve ABD, Barzani''den desteğini çeker. Böylece anlaşma Saddam tarafından yok sayılır. Mele Mustafa 1979 yılında daha önce sığınma talebine karşılık bulamadığı ABD''de tedavi için bulunduğu sırada hayatını kaybeder.

ENFAL DÖNEMİ

Mele Mustafa''nın ölümünden sonra KDP''nin başına ismini sıklıkla duyduğumuz Neçirvan Barzani''nin babası ve diplomatik yeteneği destansı bir şekilde anlatılan İdris Barzani geçer. Kısa sürede hayatını kaybetmesinin ardından KDP Başkanlığı görevini kardeşi Mesud Barzani devralır. İran''da Mahabad Cumhuriyeti''nde dünyaya gelen Mesud o günden beri Mele Mustafa''nın yaşadığı tüm sürgünleri ve zorlukları onunla birlikte yaşamıştır. Mesud Barzani''nin yaşadığı en büyük zorluk elbette ki Enfal katliamına tanıklık etmesidir.

1983-89 yılları arasında Saddam Hüseyin tarafından yürütülen ve liderliği daha sonra Kimyasal Ali lakabıyla anılan Ali el Mecid tarafından yapılan sistematik bir yoketme, soykırım operasyonun adıdır, Enfal. Yakından bilinen ve kimyasal gazla çoluk çocuk binlerce insanın öldüğü Halepçe katliamı bu operasyonun sadece küçük bir parçasıdır diyebiliriz. Enfal operasyonları sırasında; yaşları 10 ile 70 arasında olan 8 bin Barzani aynı gün evlerinden alınıp Irak''ın güneyinde diri diri toprağa gömüldüler. Barzani kadınları Erbil ve Musul''da zorunlu ikamete tabi kılındı. Irak Kürdistan Bölgesi''nde 4665 köyün 4000''i yerle bir edildi. Kimyasal silah kullanılarak, diri diri gömülerek, çölde sussuz bir şekilde terk edilerek 185 bin Kürt öldürüldü. 1800 okul, 300 hastane, 3000 camii ve 27 kilise yıkılarak toplamda Kürdistan bölgesinde köylerin yüzde doksanı yer ile yeksan edildi.?

FEDAKARLIK, İŞKENCE VE ÖLÜM

Barzani kadınları Enfal''den sonra hep siyahlar giydiler ve dünyanın en uzun yasını tutmaya başladılar. Barzan bölgesinde o günden sonra şenlik yapılmaz, hayvanlara zarar verilmez oldu. (Enfal''de insanlarla birlikte yaşam mücadelesi verdikleri için) Tarihin gördüğü en büyük soykırım girişimlerinden biri olan Enfal soykırımının Kürtlerin ama özellikle Iraklı Kürtlerin dünyasındaki yeri çok acıdır. Enfal''de katledilenlerin bedenlerine ulaşılmaya halen devam ediliyor. Temsili mezarlıklara giden Iraklı Kürtler burada ölülerinin sussuz bir şekilde can verdiklerini düşünerek mezarlarını gözyaşlarıyla suluyorlar.

Diyarbakır''a gelen Mesud Barzani, sadece Mesud Barzani değil. Ardında yatan bunca acı, birikim, tecrübe, fedakârlık, sürgün, işkence, ölüm ve erdemle geliyor Barzani. Gündelik kısır politik kaygılarla hayatını sürdüren, dünyadaki tüm amacı dünyevi hazlar olan kimi Kürt-Türk siyasetçilerin bu gelişi küçümsemelerine aldırmadan geliyor. Çünkü halkının ve kendisinin çektiği acıları en iyi o biliyor. Nasıl bir hassasiyet içerisinde olması gerektiğini de yine bu acı dolu tarihinden biliyor. Davet edenler, bu buluşmaya vesile olanlara minnettarız.