Dünyada akaryakıt krizi

ABD-İsrail-İran Savaşı'yla Hürmüz Boğazı kilitlenince, dünya genelinde akaryakıt krizi yaşanıyor. Fransa arz güvenliği için kalitesiz akaryakıt satışına geçici onay verdi. Avustralya’da istasyonlarda en az bir yakıt türü tükendi. Almanya’da Polonya sınırına akaryakıt göçü başladı. Hindistan ve Pakistan’da benzinliklerde kuyruklar oluştu.

Cabir Turğut
Arşiv.

ABD-İsrail ittifakının 28 Şubat’ta başlattığı İran savaşı, küresel ekonomiyi derin bir enerji darboğazına sürükledi. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda trafiğin durma noktasına gelmesi, akaryakıt arzında ciddi bir kırılmaya yol açtı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), giderek kötüleşen krizden "hiçbir ülkenin muaf kalmayacağı" konusunda uyardı.

FRANSA STANDARTLARI GEVŞETTİ

Bölgesel olmaktan çıkarak sistemik bir şoka dönüşen enerji krizi Avrupa’nın merkezinde radikal kararları beraberinde getirdi. Fransa hükümeti, arz güvenliğini sağlamak adına soğuğa daha az dayanıklı akaryakıt satışına geçici izin verdi. Normal şartlarda ülkede kışın dağıtıma sürülen akaryakıtın sıfırın altında 15 santigrat dereceye kadar kullanılabilir olması gerekiyordu. Hükümetin aldığı yeni önlemle daha önce belirlenen sınır 0 santigrat dereceye yükseltildi.

AVUSTRALYA'DA STOKLAR ERİYOR

Avustralya’da hükümet, ülke genelinde yaklaşık 470 akaryakıt istasyonunda en az bir çeşit yakıtın tükendiğini doğruladı. Başbakan Anthony Albanese kabineyi ikinci kez acil toplama kararı alırken, halka "elektrikli araçlara ve toplu taşımaya yönelin" çağrısı yapıldı. Uzmanlar, atılan adımların arz krizinin derinleştiğine işaret ettiğini ve geçici çözümlerin kalıcı yapısal sorunları gizleyemeyeceğini belirtiyor.

POLONYA'YA AKARYAKIT GÖÇÜ

Avrupa’nın lokomotifi Almanya’da tablo fiyat farkı üzerinden şekilleniyor. Zaten karmaşık bir ulusal enerji dönüşümüyle uğraşan Almanlar için istasyonlardaki fiyat artışları ek bir yük haline geldi. Berlin yakınlarında bir depoyu doldurmanın maliyeti 70 avrodan 96 avroya çıkınca, Alman sürücüler Polonya sınırındaki Slubice kasabasına akın etti. Frankfurt (Oder) kentinden sınırı geçen araçlar, litre başına yaklaşık 40 cent daha ucuz olan yakıt sayesinde depo başına 30 avro tasarruf sağlıyor. Artan fiyatlar yalnızca sürücüleri değil, lojistik ve üretim maliyetlerini de yukarı çekerek Avrupa ekonomisinde yeni bir enflasyon dalgası riskini artırıyor.

Avrupa Birliği genelinde benzinin litre fiyatı ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş öncesine göre yüzde 14,6 ve dizelin litre fiyatı yüzde 28,3 arttı. Almanya'da fiyatlar benzinde yüzde 13,7 ve dizelde yüzde 23,1 yükselirken bu artış İngiltere'de sırasıyla yüzde 12,9 ve yüzde 23,9 oldu.

Asya'da panik kuyrukları

  • Enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’ini Orta Doğu petrollerine bağlayan Asya-Pasifik havzasında ise kelimenin tam anlamıyla bir enerji felci yaşanıyor. Filipinler, ulusal enerji acil durumu ilan eden ilk ülke oldu. Benzin fiyatlarının şubat sonundan beri yüzde 100 arttığı Filipinler’de sadece 45 günlük rezerv kaldı. Güney Kore 1997’den beri ilk defa yakıt fiyatlarına tavan sınırlaması getirdi. Ülke, stoklardan 22,46 milyon varil petrolü serbest bırakma ve nükleer enerji üretimini artırma kararı aldı. Hindistan ve Pakistan’da "panik kuyrukları" oluşurken, her iki ülkede de yakıt tasarrufu için haftada 4 gün çalışma modeli öneriliyor. Bangladeş’te 20 günlük rezerv kalınca üniversitelerde eğitime ara verildi. Tayvan 11 gün yetecek kadar LNG stoku olduğunu bildirirken, Tayland’da devlet dairelerine evden çalışmaları talimatı gitti. Alınan tedbirler enerji krizinin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal hayatı da doğrudan etkileyen bir boyuta ulaştığını gösteriyor.

KAZANAN CEPHE RUSYA

  • Dünyanın büyük bölümü enerji darboğazında ayakta kalmaya çalışırken, krizin en büyük kazananı Rusya oldu. Orta Doğu kaynaklı arzın daralmasıyla birlikte Rus petrolüne olan talep hızla artarken, ülkenin enerji gelirleri yalnızca üç hafta içinde iki katına çıktı. Özellikle Çin ve Hindistan’ın Rus petrolüne yönelmesi, Moskova’nın kaybettiği pazarları fazlasıyla telafi etmesine yaradı. Rusya altın fiyatlarındaki dalgalanma için de önlem aldı. Devlet Başkanı Vladimir Putin, 100 gramdan ağır külçe altının ihracatını yasakladı. Ülkenin altın rezervleri Kasım 2025'te ilk defa 300 milyar doları aşmıştı. Moskova yönetiminin yaptığı hamle sermaye çıkışını sınırlayan stratejik bir kalkan olarak değerlendiriliyor. Enerji gelirlerinin önemli bir bölümünü değerli metallere çeviren Rusya hem yaptırımlara karşı tampon oluşturuyor hem de küresel finans sistemine bağımlılığını azaltıyor. Enerji krizi, yalnızca arz-talep dengesini değil, küresel güç dengelerini de yeniden şekillendiren bir kırılma olarak öne çıkıyor.