Asansör değil alimak

10 kişinin ölümüne neden olan asansörün aslında asansör değil 'alimak' adıyla anılan iş ekipmanı olduğu ortaya çıktı. Kritik nokta ise ismi değil, statüsü. Asansör yönetmeliğine tabi olmayan taşıyıcının 3 ay değil, 1 yılda bakımı yapılıyor. Üstelik de mühendis yerine teknikerlere emanet.

Cahit Saraçoğlu
Asansör değil alimak

42 katlı olması planlanan Torun Center'da 32. kattan yere çakılması sonucu 10 işçinin canını kaybetmesine neden olan asansör kazası ile ilgili bilgiler gelmeye devam ediyor. Faciaya neden olan taşıyıcının aslında asansör olmadığı, 'alimak' olarak tanımlanan taşıyıcının 'İş Ekipmanları Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği' kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Asansör Yönetmeliğine göre asansörler her üç ayda bir, makine mühendisleri tarafından fenni muayeneye tabi tutulmak zorundayken, alimak olarak bilinen taşıyıcıların yılda bir defa kontrolleri yapılıyor. Üstelik bu kontrol ve bakım yetkisi sadece mühendislerde değil, teknikerlere de verilebiliyor.

DEVLET CEZA, İŞVEREN MALİYET DERDİNDE

Devletin bakış açısının halen ceza yazmak olduğunu belirten uzmanlar, işverenlerin iş güvenliğini maliyet artıcı ve gereksiz bir düzenleme olarak algıladığını, çalışanların ise can sıkıcı ve anlamsız bulduğunu söylüyor. Uzmanlar, alimakların statüsünün değiştirildiğini, asansörler gibi 3 ayda bir makine mühendisleri tarafından yapılan fenni muayenenin 'İş Ekipmanları Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği' kapsamına alınarak yılda bir defaya çekildiğini, ayrıca bu kontrol yetkisinin sadece mühendislere değil teknikerlere de verildiğini belirterek, burada yasal düzenlemeden kaynaklanan bir boşluğun oluştuğunu ifade ediyor.

MEKANİK YORGUNLUK ÇABUK OLUR

Ayrıca uzmanlar, inşaat koşullarında ağır yükler taşıyan bu aracın 'mekanik yorgunluğunun' daha çabuk ortaya çıkacağının, inşaat ortamının tozlu ve kirli olmasından dolayı yağlama ve bakım işlemlerinin sağlıklı olmayacağının bilinmesine karşın yılda bir bakım periyodunda olmasının hata olduğunu belirtiyor.

KAZALAR 'ZAMAN BASKISI'NDAN OLUYOR

Kazaların ağırlıklı olarak inşaat, maden, taş ocağı, metal sanayi, elektrik, gaz, buhar, su ve kanalizasyon işleri ile taşımacılık ve lojistik gibi alanlarda olduğuna da dikkat çeken uzmanlar, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, istihdam edilenlerden yüzde 7.1'i çalıştığı işle ilgili olarak 'zaman baskısı ve aşırı iş yükü' şeklinde ruhsal sağlığını etkileyen elverişsiz faktöre maruz kaldığını belirtiyor. Fiziksel sağlığını etkileyen faktörlerden 'kaza riski'ne maruz kalanların oranının yüzde 17.1 olduğunu ifade eden uzmanlar, 'Bu da bize kazaların daha çok tehlikeli ve stresli ortamlarda meydana geldiğini gösteriyor' değerlendirmesi yapıyor.

Eğitim sadece 30 saniye

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, 10 işçinin yaşamını yitirdiği Mecidiyeköy'deki rezidansın inşaatında meydana gelen asansör faciasına ilişkin yaptığı suç duyurusu, faciaya ilişkin yürütülen ana soruşturmayla birleştirildi. Bu kapsamda rezidans inşaatında çalışan yaklaşık 20 işçi de soruşturma kapsamında tanık olarak ifade vermek için talepte bulundu. Ancak soruşturmayı yürüten savcı Erdal Bağcı'nın yerinde olmaması nedeniyle işçilerin tanık olarak ifadelerinin alınamadığını belirtildi. İnşaatta 1,5 yıldır asansör sorumlusu olarak çalıştığını ifade eden Ercan Kılavuz, 'Hiçbir şekilde eğitimden geçmedim, sertifika ısmarlama bir sertifika. Asansör firması, iş güvenliği sorun çıkarmasın diye, 'bu eleman eğitim aldı, her türlü teknik bilgiye sahiptir' şeklinde belge düzenliyor, ama bize gösterdikleri eğitim sadece 30 saniye, o da yukarı tuşu, aşağı tuşu ve durdurma tuşu' diye konuştu.