BM bizi tehdit etmesine izin vermemeli: Soykırımcı İsrail BM’den atılsın

Netanyahu’nun Gazze’deki soykırıma rağmen BM’de konuşturulması, üstelik Lübnan’daki katliamda kullanılan çağrı cihazını kürsüde gösterip herkesi tehdit etmesi tepkilere yol açtı. 2024’teki o saldırıda yaralanan Türk-Lübnan vatandaşı Ahmed Umeyrat, “Netanyahu’nun devlet temsilcilerinin önünde tehdit etmesi kabul edilemez. Netanyahu cezasını çekmeli, İsrail de BM’den atılmalı” dedi.

Neslihan Önder
Netanyahu.

Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünde çağrı cihazı göstererek Mossad’ın 2024 yılında Lübnan’da yaptığı katliamla övünen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dünyayı ayağa kaldırdı. Katilin, sivillerin hedef alındığı savaş suçunu BM Genel Kurulu’nda itiraf ettiğini belirten hukukçular, İsrail’in BM’den atılması gerektiğini ifade etti. İsrail saldırısına hedef olan Lübnanlı siviller ise Netanyahu’nun küstahlığına öfkeli.

42 KİŞİ ÖLDÜ

İsrail’in 17 Eylül 2024’te Lübnan’daki çağrı cihazlarını hedef alan saldırısında binlerce cihazın eş zamanlı olarak patlatılması sonucu 42 kişi hayatını kaybetmiş, 3 bine yakın kişi de yaralanmıştı. Saldırının ardından ertesi gün telsiz cihazlarının da patlatılmasıyla katliamın boyutu genişlemişti. Kanlı saldırının üzerinden 2 yıl geçtikten sonra Netanyahu’nun BM kürsüsünde patlatılan cihazı sembolik bir tehdit unsuru olarak kullanması, tüm çevrelerden tepki topladı. İsrail’in BM’den atılması çağrıları yapıldı.

GÜVENLİK KONSEYİ İSRAİL’İN YANINDA

Yeni Şafak’a konuşan Hukukçu Prof. Dr. Selami Kuran, İsrail’in ve Netanyahu’nun Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılandığını hatırlattı. İsrail’in BM’den çıkarılıp çıkarılamayacağına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Kuran, BM Şartı’nın 6. maddesine dikkat çekti. İlgili maddeye göre, örgüt ilkelerini sürekli ihlal eden üye, Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi üzerine Genel Kurul kararıyla üyelikten çıkarılabilir. Ancak Genel Kurul’un tek başına böyle bir işlemi tamamlaması mümkün değil. İsrail’in üyeliğinin sona erdirilmesi önündeki en önemli siyasi engellerden biri Güvenlik Konseyi’ndeki veto sistemi.

BARIŞ İÇİN BİRLİK MEKANİZMASI KULLANILMALI

ABD vetosu nedeniyle Güvenlik Konseyi’nde İsrail aleyhine karar alınamadığını ifade eden Kuran, bu durumda Genel Kurul’un “Barış İçin Birlik” mekanizmasını kullanabileceğini vurguladı. 1950 tarihli 377 (V) sayılı kararla oluşturulan mekanizma, Güvenlik Konseyi’nin uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında hareketsiz kaldığı durumlarda, Genel Kurul’un devreye girmesine imkan tanıyor. İslam ülkeleri, Afrika ve Güney Amerika ülkelerinin ortak girişimle güçlü bir çoğunluk oluşturabileceğini vurgulayan Kuran, “Güvenlik Konseyi’nin tıkandığı, özellikle ABD’nin vetosu nedeniyle İsrail’e karşı yaptırım uygulanamadığı durumda BM Genel Kurulu devreye girebilir” dedi. Kuran, ortak tutumun İsrail üzerindeki diplomatik ve ekonomik baskıyı da arttırabileceğini ifade etti.

Kürsüdeki görüntü acımızı katladı

  • Netanyahu’nun BM kürsüsünde eline aldığı çağrı cihazı, saldırının mağdurlarından Türk ve Lübnan vatandaşı Muhammed Ahmed Umeyrat için yalnızca bir cihaz değil, hayatını değiştiren saldırının sembolü. 2024’te Lübnan’da yaşayan ailesini ziyaret için ülkede bulunan Umeyrat, araçta unutulan çağrı cihazını sahibine teslim ederken cihaz patladı. 5 parmağı kopan Umeyrat, karnından da yaralandı.

CEZASINI ÇEKMELİ

  • Sağ gözü parçalanan Umeyrat, “Bir gözüm artık görmüyor, diğeri de çok az görüyor. Allah bana bir çocuk nasip etti, şu an 2 yaşında ancak onu bugüne kadar net şekilde göremedim” diye konuştu. Umeyrat, Netanyahu’nun BM kürsüsünde çağrı cihazı göstermesine tepkisini şöyle dile getirdi: “Ondan korkmuyoruz. Yaşadığım kayıp Netanyahu’nun BM kürsüsündeki görüntüsüyle daha da ağırlaştı. Ben çocuğumu net şekilde göremezken, parmaklarım yokken, Netanyahu’nun alay eder gibi, 190’dan fazla devlet temsilcisinin önünde bizi yine tehdit etmesi, devletlerin de buna seyirci kalması kabul edilemez. Netanyahu artık cezasını çekmeli ve İsrail de BM’den atılmalı.”