Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda dünya liderlerinin, Filistin'de topraklarındaki yayılmacı İsrail politikalarına ve Gazze'deki soykırıma tepkisi öne çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Genel Kurul'un ilk günü dünyaya manifesto niteliğinde Filistin ve Gazze merkezli konuşmasının ardından diğer liderden de açıklamalar geldi. İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Ürdün Kralı 2. Abdullah, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Vietnam Devlet Başkanı To Lam, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Denis Becirovic ve Kanada Başbakanı Mark Carney de Filistin meselesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Genel Kurul'daki açıklamalar, Filistin meselesinin farklı ülkelerin liderleri tarafından farklı boyutlarıyla gündeme taşındığını ortaya koyarken, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da istilacı politikası öne çıkan başlıklar oldu.
HEPİMİZ İÇİN UTANÇ VERİCİ
Fransa Cumhurbaşkanı Macron da Genel Kurul konuşmasında Gazze'deki insani durumun kabul edilemez boyutlara ulaştığını vurguladı. Bazı ülkelerin bölgede barışın sağlandığına inandığını ancak insani yardımın Gazze'ye ulaşmadığını belirten Macron, "Gazze'deki manzara hepimiz için utanç verici" ifadesini kullandı.Macron, Filistinlilerin meşru haklarına ve egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek bunun İsrail'in güvenliğinin de ön koşullarından biri olduğunu savundu. Batı Şeria'da yaşanan hak ihlallerine de dikkati çeken Macron, uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın her koşulda uygulanması gerektiğini söyledi.
ÇOCUKLAR ÖLDÜRÜLÜYOR
İngiltere Başbakanı Burnham da Gazze ve Batı Şeria'daki gelişmeler karşısında sessiz kalmayacaklarını belirtti. 7 Ekim 2023'te İsrail'in yaşadığı saldırıların Gazze ve Batı Şeria'daki hiçbir eylemi meşrulaştıramayacağını söyleyen Burnham, "Çocuklar da dahil olmak üzere çok fazla insan öldü. Çok az yardım bölgeye girebiliyor." dedi. Burnham, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikalarına karşı ticaret kısıtlamaları uyguladıklarını belirterek, İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalinin yasa dışı olduğunu ifade etti. İngiliz Başbakan, İsrailliler ile Filistinlilerin yan yana barış ve güvenlik içinde yaşayabilmesi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
AZGIN YAYILMACI DÜNYAYA TEHDİT
Ürdün Kralı 2. Abdullah, İsrail hükümetinin "yayılmacı" politikasının bölgesel tehdit haline geldiğini belirterek, Suriye'nin uluslararası toplumun dikkate almamayı tercih ettiği bir uyarı olduğunu söyledi. Kral Abdullah, "İsrail hükümetinin yayılmacılığı bölgesel tehdit haline geldi. Bu Genel Kurulu'ndaki hiç kimse İsrail'in emellerinin Filistin'de duracağını düşünmemeli." ifadelerini kullandı. Abdullah, uluslararası toplumun her görmezden gelişinde İsrail'in daha da ileri gidebileceği, coğrafi sınırları ve hukuku aşabileceği sonucuna vardığını kaydetti. İsrail'in Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria'daki uygulamalarına da değinen Abdullah, iki bölgedeki gelişmeleri "aynı İsrail stratejisinin iki yüzü" olarak nitelendirdi. Gazze'de yıkım, Batı Şeria'da ise fiili ilhak yoluyla sahada yeni bir gerçeklik dayatıldığını savunan Abdullah, amacın bağımsız ve ayakta kalabilen bir Filistin devletinin kurulmasını engellemek olduğunu söyledi. Vietnam Devlet Başkanı To Lam ise ülkesinin Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını ve iki devletli çözümü desteklediğini açıkladı. To Lam, bağımsız Filistin Devleti'nin uluslararası hukuk ve BM kararları doğrultusunda İsrail ile barış içinde bir arada yaşamasını öngördüklerini belirtti.
İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM TEHLİKEDE
Kanada Başbakanı Mark Carney de Filistin'e 100 milyon Kanada doları yardım sağlayacaklarını duyurdu. Bu miktarın 80 milyon Kanada dolarının insani yardım, 20 milyon Kanada dolarının ise barış ve güvenlik kapasitesinin geliştirilmesi için kullanılacağı bildirildi. Carney, İsrail hükümetinin Doğu Kudüs'teki E1 yerleşim projesine onay vermesinin iki devletli çözüm için tehdit oluşturduğunu belirterek, yasa dışı İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara yönelik ticaret kısıtlamaları getirme niyetlerini açıkladı.
SESSİZ KALMAMALIYIZ
Denis Becirovic, Genel Kurul'daki konuşmasında, dünyanın Bosna Hersek'teki savaş sırasında olduğu gibi Ukrayna'ya yönelik saldırı ve Gazze'deki gelişmeler karşısında da gereken tepkiyi vermediğini savundu. "Adaletsizlik karşısında sessiz kalmamalıyız" diyen Becirovic, Gazze'de yaşanan acıların yanı sıra Ukrayna, Sudan ve Körfez bölgesindeki çatışmaların insanlığı büyük bir krizle karşı karşıya bıraktığını ifade etti.