CHP yönetimi, 38. Olağan Kurultayı’nın şaibeli olduğu iddiaları üzerine verilen mutlak butlan kararına karşı yaptığı temyiz başvurusundan vazgeçti. Daha önce kurultayın geçersiz sayılmasına karşı hukuki mücadele yürüten CHP’nin, kararın Yargıtay’da incelenmesini istemekten geri adım atması dikkat çekti. CHP’nin bu hamlesi, kurultaya ilişkin şaibe ve usulsüzlük iddialarına karşı yürüttüğü hukuki itirazdan vazgeçmesi olarak yorumlandı.
ÖZEL AYRILDI, CHP DAVADAN ÇEKİLDİ
21 Mayıs’ta verilen mutlak butlan kararının ardından dönemin CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kararın kaldırılması istemiyle CHP adına dava açtı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı da temyiz yoluna başvuruldu. Ancak Özel ve beraberindeki isimlerin CHP’den ayrılarak yeni parti kurmasının ardından CHP yönetimi temyiz başvurusundan feragat etti. CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Özel ve arkadaşlarının artık CHP üyesi olmaması nedeniyle davadaki taraf olma durumlarının ortadan kalktığını belirtti. Böylece CHP, daha önce kaldırılması için mücadele ettiği mutlak butlan kararının Yargıtay tarafından incelenmesi talebini geri çekmiş oldu.
KURULTAYI BEKLEMEK İSTEMEDİ
CHP’nin 10 Eylül’de yeni olağan kongre takvimini açıklaması da sürecin hızlandırılmasında etkili oldu. Eski kurultaya ilişkin temyiz dosyasının Yargıtay’da uzun süre beklemesinin yeni kongre ve kurultay sürecini geciktirebileceği değerlendirildi. CHP yönetimi, yargı sürecinin sonucunu beklemek yerine yeni kurultay hazırlıklarına odaklanmayı tercih etti. Daha önce CHP üyeleri Kamile Bahar Özel, Yılmaz Özkanat, Hatip Karaslan ve Levent Çelik de benzer gerekçelerle temyiz başvurularından feragat etmişti. Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın temyiz başvurusu ise devam ediyor.
MAĞDURİYET DEVAM EDİYOR
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP yönetiminin temyiz başvurusunu geri çekme kararını eleştirerek, Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin aldığı kararın hukuken geçersiz olduğunu savundu. Emir, Özgür Özel’in genel başkan sıfatıyla yaptığı başvurunun, Yeni Parti’ye geçmesiyle birlikte ortadan kalktığı yönündeki değerlendirmenin hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek, Özel’in mağduriyetinin halen devam ettiğini söyledi.