---------------------------------- manset ------------------------------------------- Cumhuriyetin 100. yılında Türkiye'yi lider yapacağız ---------------------- manset ---------------------
Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB'ye, üye ülkelerin çoğundan daha hazırlıklı olduğunu belirterek, "Cumhuriyetimizin 100. yılında, çocuklarımıza, bizlere bırakılan Türkiye'den çok daha aydınlık, çok ileri, çok daha güven verici bir ülke bırakmak istiyoruz. Yıkıldığımız yerden yeniden ayağa kalkmayı başardık; Türkiye'yi dünyanın en parlak yıldızı yapacağız" dedi.
Yıkıldığımız yerden kalktık
Erdoğan, partisinin Sosyal İşler Başkanlığı'nca Ankara Hilton Oteli'nde düzenlenen "AB Uyum Sürecinde Ulusal Sosyal Politika Sempozyumu"nun açılışına katıldı. Erdoğan, uluslararası hedefleri yakalayabilmek için Türkiye'nin koşar adım ilerlediğini belirterek, "Çocuklarımıza bırakacağımız Türkiye, bizlere bırakılan Türkiye'den çok daha aydınlık, çok ileri, çok daha güven verici olacaktır. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında bunları görmek en büyük hedefimizdir. Biz yıkıldığımız yerden yeniden ayağa kalkmayı başardık. Biz Türkiye'yi dünyanın en parlak yıldızı yapacağız. İlerlemek zorundayız, ilerlemezsek yerimizde sayarız, yerimizde sayarsak da yeniden düşmek mukadderdir" diye konuştu.
AB bize artık 'bekle' diyemez
"Türkiye AB müzakere sürecine, değil şu anda AB ile müzakere sürecinde olanların, tam üye olmuş ülkelerin birçoğundan çok daha hazırlıklı durumdadır" diyen Erdoğan, şöyle konuştu: "Milletimizin yüzde 75'i AB'ye girme kararlılığındadır. Aralık 2004, AB müzakere sürecinin başlaması önem arz etmektedir. Bu bir müzakere sürecidir; tam üyelik değildir. Kaldı ki eksikliklerimiz olabilir. Tam üye olan ülkeler bile şu anda AB müktesebatını yerine getirmiş değildir. Bütün eksiklikler giderildikten sonra Türkiye tam üye olacağına göre, müzakere süreci konusunda artık 41 yıldır AB kapısında bekletilen Türkiye daha fazla bekletilemez. Emeğin serbest dolaşımı konusunda Türkiye ile ilgili kararın 1986'da başlatılması gerekiyordu, ancak başlatılmadı. Tüm bunlara rağmen eğer Türkiye hala Aralık 2004'den sonra yine bekletilecek olursa burada başka şey aramaya başlarız. Bu nedir? Bu, mensubu olduğumuz medeniyettir. Avrupalı dostlarımıza söylediğimiz şudur: Avrupa medeniyetler çatışmasının adresi haline gelmemelidir. AB zirvesinde Hıristiyanlık konusu anayasaya konulmak isteniyordu bu konulmadı. AB, medeniyetler uzlaşmasının, medeniyetler buluşmasının olduğu bir adres olmalıdır. İşte bu başarıldığı zaman inanıyorum ki AB dünyaya farklı mesajlar verecektir:"
İşin kaymağı zaten verildi
Erdoğan, Türkiye'nin AB'ye neden girmek istediği konusunda değişik görüşler olduğunu belirterek, "AB'ye girildiğinde çok büyük paralar mı gelecek veya emeğin serbest dolaşımı konusunda büyük kapılar mı bize açılacak? Eğer bunu bekliyorsanız, beklemeyin. Biz bundan menfaat sağlamayacak mıyız? Sağlayacağız ama bizden daha fazla AB menfaat sağlayacaktır. Artık işin kaymak tabakası zaten gerekli yerlere verildi. Ama Türkiye AB'ye farklı bir dinamizm getirecektir" dedi.
Jansen: Sosyal haklar önemli
Avrupa Komisyonu Uyum, Sosyal Diyalog ve Sosyal Haklar Direktörü Bernard Jansen ise Türkiye'nin büyük reformlar gerçekleştirdiğini belirterek, müzakerelere başlanması için "örgütlenme hakkı", "sendika ve sanayi çalışmaları"nın önem taşıdığını söyledi.