FETÖ'nün kişilik analizi: Narsist ve megaloman

Fetullah Gülen’le ilgili kalem oynatanların hemen hepsinin üzerinde durduğu ortak nokta, onun narsist ve megaloman bir kişiliğe sahip olduğu tespiti. Gülen’e dair aktarılan büyük öfke nöbetlerine yer verilirken bu nöbetlere eşlik eden hakaret ve ifadeleri, hatta muhataplarına yönelik fiili saldırılar, sopayla dövmeler vs. şeklindeki davranışlar, ciddi bir kişilik bozukluğuna işaret ettiği belirtildi. Yatıştırıcı ilaç tedavilerinin yan etkisiyle birtakım sanrılara müptela olduğu, fakat bu anormal hallerinin, etrafındakiler tarafından onun “ilahî olan” ile irtibatına yorulduğu aktarıldı.

Oğuzhan Ürüşan
Fotoğraf: Arşiv

FETÖ elebaşının binlerce saatlik vaaz ve sohbet kasetleri incelendi. Ayrıca 10 bin sayfayı aşkın kitap ve yazılı döküman da incelemeye alınan içerikler arasında yer aldı. İçişleri Bakanlığınca İç Güvenlik Stratejileri Dairesi Başkanlığının hazırladığı içerik analizi raporunda FETÖ ile ilgili önemli bir çalışmaya imza atıldı. Raporun temel hedefi, FETÖ’ye liderlik yapan Fethullah Gülen’in nasıl bir kişiliğe sahip olduğuydu.

TEVAZU GÖRÜNTÜSÜ ALTINDA NARSİZM

Narsizmle alakalı olarak Gülen’de var olduğu tespit edilen özelliklerden birisi de sadizmdir. Gülen’in bu özelliğinin, FETÖ’nün mutlak itaat kültürüne dayalı tam bir bağımlı örgüt yapısı özelliği göstermesi neticesini doğurduğu söylenebilir. Gülen, bu narsist ve sadist özelliklerini gizlemek için vaazlarında genellikle abartılı bir tevazu gösterisi yapar. Bu tevazu görüntüsünün altında da ciddi bir kibir, narsizm ve sadizm vardır. Örneğin kendisini değersiz ve sıradan bir varlık olarak takdim ettiği vaazlarında genellikle yaptığı ilk şey, cemaatini mümkün olduğunca yüceltmek, hatta çoğu zaman sahabeyle özdeşleştirmektir. Önce cemaatini abartılı bir övgüyle yücelttikten sonra kendisini sıradan bir kul hatta bazen kıtmir (köpek) olarak nitelendirmekte ve köpek kadar bile değerli olmadığını söylemektedir. Gülen’in bu tarz ifadeleri, manayı muhalifinde, onun seçkinliği, kutbiyeti, gavsiyeti ve benzeri üstün niteliklerine işaret eden örtük bir mesaj bulunmaktadır. İlahiyatçı Mustafa Öztürk’ün ifadesiyle “Bu abartılı tevazu ve kendini değersiz görme retoriğinin ardında müthiş bir kibir ve kendini beğenmişlik gizlidir. İslam tarihine baktığımızda Gülen tarzı kült dini liderlerin genel özelliklerinden birisi de kendilerini seçilmiş zannetmeleridir.”

EBUL HATTAB GİBİ

Kendisinin ve cemaatinin Allah tarafından özel olarak seçilmiş olduğunu zannetmenin İslam tarihindeki en tipik örneklerinden birisi Hattabiye hareketinde karşımıza çıkmaktadır. Grubun lideri Ebû’l- Hattab, kendisinin ve cemaatinin Allah tarafından mehdinin zuhurunu ve kıyametin kopmasını sağlamak üzere özel olarak seçildiğini düşünmektedir. İddiasına göre Allah ona en büyük ismi olan İsm-i A’zam’ının sırlarını vermiştir. Bu bâtınî sırlar sayesinde metafizik bir güç elde ettiğini düşünen Ebû’l- Hattab, taraftarlarının ellerine tahtadan kılıçlar, sopalar ve odun parçaları verir. Bu tahta parçalarının İsm-i A’zam sırrı sayesinde en keskin kılıçtan daha keskin ve etkili olduğunu iddia ederek devrin Kûfe valisine karşı yaklaşık 70 adamıyla isyan eder. Kısa süre içerisinde Ebû’l- Hattab da dâhil olmak üzere hepsi kılıçtan geçirilir.

EZOTERİZM VE GÜLEN

Kaynaklar Ebû’l- Hattab’ın sihir ve büyü bildiğini iddia ederek onun bu tarz iddialarının samimiyetten uzak bir kandırmaca olduğunu düşünmüşlerdir. Ancak bu iddiasının ardından ölüme gitmeyi göze almış olması, kendisindeki metafizik güçlerle ilgili vehimlerinin ne kadar sağlam olduğunun apaçık bir göstergesidir. Aksi durumda onun, bile bile tahta kılıçlarla ölüme gitmesinin izahı yoktur. Dolayısıyla narsist kişilik özellikleri gösteren Gülen ve benzeri şahısların, kendilerinin seçilmiş olduklarına, Allah’ın koruması ve gözetimi altında bulunduklarına, melekût âleminin sırlarına vakıf olabildiklerine inanmaları psikoloji bilimi açısından son derece doğal gözükmektedir.

SAİD-İ NURSİ’Yİ KENDİ AMACI İÇİN KULLANDI

FETÖ elebaşı ‘Fasıldan Fasıla 2’ kitabında, öncelikle kendi yolunun önderi olarak gördüğü Said Nursi’nin metafizik güçlerine vurgu yapar ve “Bediüzzaman isteseydi, cinlerden bir ordu istihdam edebilirdi. Çünkü böyleleri için bu tür tasarruflar adiyattandır. Kendisi ve cemaatinin önde gelenleri ise cinlerle, meleklerle ve Hz. Peygamber’in ruhaniyeti ile görüşebilmektedir. Size, ben her gün bir tane cinle görüşüyorum desem yalan söylemiş olmam. İçinizde vardır böyle bin tane. Melaike-i kiramla görüşen bir sürü insan vardır, desem yalan söylemiş olmam. Bir mümin cemaati içinde olur bu kadar. Resulü Ekrem (sav) ruhaniyeti ile çok defa benim telakim oluyor dese insan, yalan söylemiş olmaz” diyerek gayba dair bilgi alabildiğine işaret eder.

“GAYB’DAN HABER ALABİLİR” SÖYLENTİSİ

Yine Gülen, ‘Asrın Getirdiği Tereddütler 2’ kitabında kendi ve cemaatinin gaybı bilebilir, meleklerle, cinlerle, Hızır’la, Mesih’le görüşebileceğini iddia eder. Gülen, “Allah’la münasebette derinleşmiş kimseler herhangi bir sınır kaydı olmaksızın gayp âlemine muttali olabilir, meleklerle, cinlerle, Mesih ve Hızır (a.s.) ile rahatlıkla görüşebilir” açıklamasında bulunmuştur. Gülen, kendisinde var olan ve var olduğunu zannettiği tüm bu özellikleriyle FETÖ yapılanmasını tamamen kendi düşünceleri, saplantıları ve kişisel özellikleri doğrultusunda inşa etmiştir. Gülen’in kitaplarının ve video kasetlerinin büyük bir kısmını oluşturan ezoterik karizma inşası, algı operasyonlarına dayanmaktadır. Gülen’in kitapları ve kasetleri incelendiğinde şu özellikleri dikkat çekmektedir:

FETÖ elebaşı, kendisinin ilahi olarak seçilmiş, olağanüstü bir kişi, ezoterik bir ruhani lider olduğunu göstermek amacıyla kurguladığı insanüstü olaylar veya muameleleri vardır.

Geleceği görerek konuşan bir kâhin olduğu intibaını uyandırmaya çalışır.

Sıradan insanlarca mahiyeti tam olarak anlaşılamayan konulara vakıf olduğu algısını yerleştirmeye gayret eder.

Fizik, kimya, biyoloji, edebiyat, sanat, müzik gibi birçok farklı alanda orijinal bir fikir üretimi olmasa bile bu alanlarda ortaya koyulan çalışmalardan veya bilinen olgulardan bahsederek çok yönlü olduğu imajını vermekten çekinmez.

Reklam ve pazarlama tekniklerine dayalı halkla ilişkiler çalışmaları yürütür.