15 Temmuz FETÖ’nün ilk darbe girişimi değildi. Örgüt daha önce de kumpas davalarıyla millet iradesiyle seçilmiş iktidarı devirmeye çalıştı. Bu kumpaslarda FETÖ’nün polis yapılanması büyük rol aldı. FETÖ’cü polisler kumpas soruşturmasıyla uzun süre gündemi belirledi, toplumu ve siyaseti etkiledi. Bu soruşturmalarının kurgusunu yapan ve
özellikle örgütün polis imamını da etkileyen ve yönlendiren isimlerin çoğu istihbaratçı polislerdi.
ÖRGÜTE SIKI SIKIYA BAĞLIYDI
Bunlardan biri olan Tufan Ergüder, istihbaratçı olmasına rağmen bir dönem İstanbul Narkotik Şube Müdürlüğü yaptı. 1984 yılında polis kolejini, 1988 yılında polis akademisini bitirdi. İstihbaratçı olarak Şırnak’a atandı. Sahada çalıştı, burada PKK ve bazı radikal grupları tanıma fırsatı buldu. Okul yıllarında seküler bir yaşantı sürmekle övünen Ergüder, daha sonra FETÖ’ye sıkı sıkıya bağlı birisi olarak örgütü için her türlü kumpası yapan biri olarak karşımıza çıktı. İstanbul’da istihbarat şube müdür yardımcısıyken, 2003 tarihinde Narkotik Şube müdürü oldu. İstihbaratın gizemli dünyasından çıkıp görünür olan Ergüder, irili ufaklı birçok operasyona imza attı, birçok kişinin telefonlarının dinlenmesi fırsatını yakalamıştı. Öyle ki terör mücadele ve istihbarat birimlerinin dinleyemediği birçok ismin kendi şubesi tarafından dinlenmesini sağladı.
ÖZ’ÜN TAVLA ARKADAŞI
İstanbul Emniyet Müdürlüğü B blokta bulunan Narkotik Şube Müdürlüğü’nde ziyaretçi eksik olmazdı. Hakan Şükür ve pek çok futbolcu sık sız Ergüder’i ziyaret ederdi. Zekeriya Öz’ün de tavla partisi düzenlediği isimlerden biri de Ergüder’di. Ergenekon soruşturmalarında da oldukça etkili bir rol oynadı. Kendi şubesinin işi olamasa bile bu işlerin konuşulması
için sık sık gazetecilerle görüşüyordu. O dönem görüşmelerini cep telefonuyla değil, sabit hat ve dahili telefonla yapılması yönünde istekleri olurdu.
TAHŞİYE OPERASYONU
FETÖ’nün en önemli kumpas davalarından biri de ‘Tahşiye Operasyonu’ydu. Sözde Tahşiye adı verilen grubun lideri Mehmet Doğan, Ergenekon ile işbirliği içinde devleti bölmeye rejimini değiştirmeye çalışıyordu. İsimler irtibatlar zoraki bir şekilde kuruluyor sonuçlar çıkarılıyordu. Bu operasyonun baş aktörü de Ergüder’di. Daha sonra açılan kumpas davasında Ergüder tutuklandı. 10 ay gibi kısa bir süre sonra tahliye olan Ergüder, yurt dışına kaçtı ve bir daha kendini göstermedi. Tahşiye Kumpas Davası’nda Ergüder’e onlarca yıl hapis cezası verildi. Ergüder, ÇEV/ÇYDD, Amirallere Suikast, Kafes Eylem Planı gibi davalarda da yargılandı.
Kendini Alevi olarak tanıtıyordu
Mutlu Ekizoğlu gibi Muharrem Durmaz da kendini farklı bir kimlikle tanıtma çabası içerisindeydi. Kendini Alevi-Bektaşi olarak tanıttı. Örgütün en önemli istihbaratçılarından biri olarak biliniyor. Polis okulunda FETÖ’cü olmadığı daha sonra örgüte katıldığı belirtiliyor. İlk önemli işi ise Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesiyle ortaya çıktı. 2002’de Ankara istihbarat Şube Müdürüydü. Cinayetle ilgili yapmadığı birçok çalışma kendisinden sonra yapıldı ve ortaya çıkarıldı. Dönemin İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun tarafından kaleme alınan ‘İn’ isimli kitapta Hablemitoğlu cinayeti soruşturmasında kendisine eksik bilgi verildiğini söylemişti. Daha sonra bu kişinin Muharrem Durmaz olduğu ortaya çıkmıştı. Soruşturma iyi yapılmamış bölgedeki telefon ve görüntü kayıtları tam olarak araştırılmamıştı. Hatta aile bireylerinin Durmaz tarafından takip edildiği iddia edilmişti. Ergenekon soruşturması sırasında Danıştay saldırısının sanığı Alparslan Aslan ile emekli Albay Muzaffer Tekin arasında geçen ve asla içeriği açıklanmayan 56 saniyelik bir telefon konuşmasıyla Ergenekon ve Danıştay davası bir birine bağlandı. Tekin, sadece hal hatır sorduklarını ve tanışmak için sözleştiklerini söylemişti.
KENDİ MÜDÜRÜNÜ TUTUKLATTI
Orhan Özdemir, Ankara İl Emniyet Müdürü olduğu dönemde istihbarattan Sorumlu İl Emniyet Müdürü Yardımcısı olan Muharrem Durmaz’ı örgüte yakınlığı nedeniyle görevden aldı. Ancak örgüt bu görevden almayı unutmadı, Özdemir 2010 yılında Ankara Emniyet Müdürü iken, FETÖ’nün organize ettiği kumpas sonucu tutuklanmış yaklaşık 4 ay cezaevinde kaldı. Kumpasın ardında Durmaz vardı. Durmaz, Muş Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı sırada açığa alınınca ortadan kayboldu.
Bizzat Gülen yetiştirdi
Kumpas davalarının kritik isimlerinden birisi de Mutlu Ekizoğlu’ydu. Seküler görüntü veren Ekizoğlu’nun profesyonelce yetiştirilmiş bir örgütçü olduğu sonradan ortaya çıkacaktı. İstanbul Organize Şube Müdürü olarak atanacağı döneme kadar İstihbarat Daire Başkanlığında çalıştı. Ekizoğlu bizzat örgüt lideri Gülen tarafından yetiştirildi. Tartışmalı bir şekilde 2006 yılında İstanbul’a atandı. Şube müdürü olarak birçok operasyona imza attı. Firari savcı Zekeriya Öz ile birlikte kumpas soruşturmaları yürüttü. Fenerbahçe ve birçok spor kulübünün başkanının gözaltına alındığı Şike, Balyoz ve Ergenekon gibi kritik operasyonları gerçekleştiren beyin takımının kilit isimlerinden biri olan Mutlu Ekizoğlu, Ergenekon soruşturmasında ‘hukuksuz’ işlemler yapmakla suçlanmıştı. Ekizoğlu, 17-25 Aralık kumpas davalarının ardından ortadan kayboldu.
Örgütün karanlıklar prensi
Polis Akademisi Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü, İstihbarat Daire Başkanlığı ve son olarak Siirt Emniyet Müdürlüğü yapan Recep Güven de örgütün kumpas ekibindeydi. Örgüt içerisinde ‘karanlıklar prensi’ olarak biliniyor. İFETÖ’cü polis imamlarının çok sık görüştüğü isimlerden biriydi. 17/25 Aralık kumpas davalarının ardından açığa alınan Güven darbe gecesi yeniden ortaya çıktı. Ankara’da darbeci askerlerle İstihbarat Daire Başkanlığı’na giden Güven, askere direnilmemesi ve başkanlığın kendisine verilmesini istedi. Bir süre burada kalarak darbecilerle hareket etti. 15 Temmuz sonrası kayıplara karışan Güven kırmızı bültenle aranıyor.