Müezzin dövenlere yakalama kararı

15 Temmuz gecesi Narlıdere Kutlu Yalvaç Camisi’nde müezzin Mehmet Kuzgun'u darp ettikleri iddiasıyla daha önce serbest bırakılan 3 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Şüphelilerden biri teslim olurken iki şüpheli ise aranıyor.

Yeni Şafak Haber Merkezi

İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz gecesi sela okuyan Narlıdere Kutlu Yalvaç Camisi müezzinini darp ettikleri iddiasıyla daha önce serbest bırakılan üç şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'nün darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz gecesi sela okuyan Narlıdere Kutlu Yalvaç Camisi müezzini Mehmet Kuzgun'un ikisi kadın üç kişi tarafından darp edilmesine ilişkin yeni görüntü, bilgi ve belgelerde inceleme yaptı.

YENİ DELİLLER BULUNDU

Başsavcılığın talimatıyla yeni deliller doğrultusunda şüpheliler A.C, P.D. ve İ.C. için yakalama kararı çıkarıldı. Şüphelilerden P.D. İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi Müdürlüğü'ne giderek teslim oldu. Diğer iki şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Narlıdere Kutlu Yalvaç Camisi'nin müezzini Mehmet Kutlu'nun, 15 Temmuz gecesi camiye gelen bazı kişilerce tartaklanma ve giriş kapısının camlarının kırılma anı, güvenlik kamerasına yansımıştı. Kutlu'nun şikayeti ve caminin güvenlik kamerası görüntülerinin basına yansıması üzerine yapılan incelemede, olayın A.C, P.D. ve İ.C. tarafından gerçekleştiği belirlenmişti.

YARALAMA KASTIYLA VURDU

Bunun üzerine gözaltına alınan A.C. ve P.D. işlemler sonrası serbest bırakılırken, firari İ.C. için yakalama kararı çıkarılmıştı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı geniş çaplı soruşturma neticesinde, şüpheli A.C.'nin “Ben selayı darbeye destek amacıyla FETÖ mensuplarının okuttuğunu sandım. Müezzine 'Siz FETÖ'cüsünüz' diye bağırdım” şeklinde ifade vermişti. Olayla ilgili hazırlanan raporda ise şüphelilerin “Şehitlerimiz için sela verilmiyor, siz nasıl sela verirsiniz?” şeklinde müezzine çıkıştığı, hakaret ettiği, iki şüphelinin de cami görevlisine yaralama kastıyla vurduğu, caminin kapı camlarına ve pencerelere zarar verdiği tespit edilmişti.

Böyle dövdüler

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde bulunduğu gece İzmir'in Narlıdere ilçesinde sela okuyan müezzinin darbedilmesine ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. 15 Temmuz gecesi, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın talimatıyla sela okumak için görev yaptığı Narlıdere Kutlu Yalvaç Camisi'ne giden müezzin Mehmet Kuzgun'un 2'si kadın 3 kişi tarafından tepki gösterilip tartaklandığı anın, bir vatandaş tarafından cep telefonuyla görüntülendiği belirlendi. Caminin karşısında oturan vatandaşın cep telefonuyla çektiği görüntülerde, sela okuyan müezzine tepki gösteren 2'si kadın 3 kişinin bağırmaları yer alıyor. Müezzin Kutlu'nun cami içerisinden erkek şüpheli tarafından tartaklanarak dışarıya çıkarılması, bir kadının caminin giriş kapısının camını kırması da görüntüye yansıyor. Görüntülerde, dışarı çıkarılan Kutlu'yu caminin farklı noktasına götüren şüphelilerin müezzini darbetme anı ile sela verilmesine tepki içeren sözler ve küfürlü konuşmalar ve bu kişilere çevredeki bazı vatandaşların da alkışlarla destek verdiği görülüyor.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/10/05/10/21/resized_b67c4-612ed05bkuzgun.jpg

Beni ölümle tehdit ettiler

Darbe girişimin yaşandığı gece 3 kişi tarafından darbedilen Kutlu Yalvaç Camisi'nin müezzini Mehmet Kuzgun, kendisine saldıranlara yakalama kararı çıkarılmasını sevinçle karşıladığını anlattı. Darbe girişiminin yaşandığı gece 01.30'da başladığı selayı 01.42'de bitirdiği sırada caminin içine sonradan kardeş olduklarını öğrendiği 2'si kadın 3 kişinin geldiğini ifade eden Kuzgun, saldırı anında yaşananları şöyle aktardı: “Erkek olan 'şehitler için sela vermiyorsunuz da cumhurbaşkanı, başbakan ve diyanet işleri başkanı için niye sela veriyorsunuz?' diyerek ağza gelmez küfürler, kelimeler söyledi."

KENDİME GELEMEDİM

"Bu sırada darbe nedeniyle camimize sığınmaya geldiğini düşündüğüm kadın elindeki taşı arkasına saklayarak bana yaklaşıp, önce sağ omzuma, sol omzuma ve sırtıma taşla vurdu. Erkek de karın boşluğuma yumruk attı. Beni ölümle tehdit ettiler. 'Niye sela veriyorsun? Seni öldürürüz, sağ bırakmayız' dediler. Ben de o acılarla dışarı çıktım. Acıyla sızıyla yere düştüm. Düşünce onlar beni daha fazla darbettiler, taş ve tekmelerle 3'ü birden vurmaya devam ettiler. Onun için 15 gün kendime gelemedim.”

SUSMAYACAĞIZ

15 Temmuz gecesi sela okuyan imam ve müezzinlerin dövülmesine tepki yağıyor. Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) İzmir Temsilcisi Ali Musa Bina, “Ezan ve salalara yapılan hakaretler karşısında, kimse bizden susmamızı beklememelidir” dedi.

İmamlarımızın yanındayız

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, İzmir'de sela okuyan imam ve müezzinleri darbedenlerin serbest bırakılmasıyla ilgili “İnanıyorum ki adalet yerini bulacak” dedi. Bir anaokulunun açılışına katılan Görmez, FETÖ'nün 15 Temmuz gecesindeki darbe girişimi sırasında İzmir'de sela okuyan imam ve müezzinleri darbettikleri gerekçesiyle tutuklanan zanlıların serbest bırakılmalarına ilişkin soruları yanıtladı.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/10/05/10/22/resized_9a5e1-005e6ddcgormez1.jpg

YALNIZ BIRAKMAYIZ

Çalışanlarının ne tür bir kötülüğe maruz kaldığını belirlemek için bir masa oluşturduklarını belirten Görmez, geçen hafta itibariyle 60 müezzin ve imamın sela okurken darbedildiği tespiti yaptıklarını bildirdi. Görmez, “Ben onlara 'sela gazisi' adını verdim ve onların hepsini Ankara'ya davet ettim. Bizim onları mağdur bırakmamız, yalnız bırakmamız söz konusu değil” dedi.

AVUKATLARIMIZ YANLARINDA OLACAK

Doğrudan camiye zarar verilmesini, minarelere kurşun sıkılmasını, din görevlilerine bıçaklarla saldırılmasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını vurgulayan Görmez, şöyle devam etti: “İnanıyorum ki adalet yerini bulacak. Her arkadaşımızın, biz hem hukuk müşavirlerimizle hem müdahil olarak istifade edeceğimiz avukatlarımızla yanında olmaya devam edeceğiz. Benim Diyanet İşleri Başkanı olarak çağrım, bizim artık geleceğe yönelmemiz, geçmişte 15 Temmuz'da olup bitenler üzerinden tekrar tartışmalar başlatmak yerine hukuki hadiseleri hukukçulara bırakarak geleceği birlikte yeniden inşa etmeye çalışmamız lazım diye düşünüyorum.”