Your browser doesn't support HTML5 video.
Dünya Müslüman Alimler Birliği geçen hafta yayınladığı bir fetvayla Gazze’deki saldırıları önlemek için cihadın farz olduğunu bildirmişti. Köşeden serimize konuşan Yeni Şafak Yazarı Taha Kılınç, cihat çağrısı ve Gazze halkı üzerinden düşünülen yeni bir 'tehcir' planının Filistin direnişinin yayılmasına sebep olacağını vurguladı.
Kılınç, "Tehcirle hicreti birbirinden ayırdığımız zaman şu andan Gazzelilerin karşı karşıya kaldığı şey tehcir. Çünkü ne onları almak isteyen bir Müslüman ülke var ne onların fiziksel olarak gidebilecekleri maalesef bir yer var. Ne de onların tekrar geriye dönmelerini mümkün kılacak bir atmosfer var." ifadelerini kullandı.
Gazzeliler bugün tehciri kabul eder mi?
7 Ekim'den sonraki süreçlerde "Filistinliler topraklarını sattı" tartışmaları soykırım ortasından insanların can verdiğini konuşulması gereken yerde konuları farklı odaklara kesimler gün yüzüne çıkmıştı. Soykırıma rağmen yine de ateşkes sürecinde yıkılan, enkaza dönen evlerine koşarak giden Gazzelilerin görüntüleri dünya basınına yansımıştı. Gazzeliler üzerinde kurulmak istenen 'techir' planına karşı "Gazzeliler bugün tehciri kabul eder mi?" sorusunu cevaplayan Kılınç, "Hakikaten baktığınızda bugün Türkiye'de zaman zaman belli mahfiller tarafından ateşlenen bir tartışma sizin ifade ettiğiniz şey. Ama yıkıntıya bile öylesi istekli koşan insanların memleketlerini vatanlarını öyle gönüllü bir şekilde bırakmayacakları gerçeğini görmek lazım." ifadelerini kullandı. Gazze’ye uygulanacak olası bir tehcir kararının Filistin direnişinin dünyaya yayılacağını vurgulayan Kılınç, çözümün sadece güç kullanarak çözülebileceğini söyledi.
Gazze için ‘cihat’ çağrısı ne anlama geliyor?
Dünya Müslüman Alimler Birliği geçen hafta yayınladığı bir fetvayla Gazze’deki saldırıları önlemek için cihadın farz olduğunu bildirmişti. Cihat çağrısı üzerine konuşan Kılınç, Gazze için ‘cihat’ çağrısının ne anlama geldiğini "Böyle bir çağrı evet samimi bir çağrı. Fakat bu çağrıyı dediğim gibi gerçekleştirecek olan hükümetlerdir devletlerdir. Ben başından beri işgal meselesini Filistin meselesini müzakere işte karşılıklı barış anlaşmaları birlikte oturalım masada tartışalım bir takım süreçler yerine sadece ve sadece kuvvetle ve caydırıcı güçle çözüleceği kanaatindeyim." ifadeleriyle değerlendirdi.
Cihadın adı 'Barış Harekatı' olabilir
"Mısır’ın 1 milyondan fazla mevcut olan ordusu var. Suudi Arabistan’ın ordusu var. Aynı şekilde Türkiye ordusu var. Coğrafyada başka ordular var. Bütün bu orduların ortak bir hedef için bir araya gelmeleri durumunda ancak Gazze ve Filistin için bir cihat çağrısının karşılığının bulacağını söyledim. İsmi cihat olmak zorunda değil. Bu ‘Barış Harekatı’ da olabilir. Modern tabirle söyleyecek olursak. Ama nihayetinde ulema sadece dediğim gibi çağrı yapar ama bunu hayata geçirecek olanlar gücü elinde bulunduranlardır."