Piri Medya Genel Müdürü Ömer Karaca'ya dijital dünyaya ilişkin perspektiflerini, hayata geçirecekleri projeleri, kendilerini farklı kılan noktaları sorduk ve ufuk açıcı yanıtlar aldık.
Kuruluş sürecinin başından beri içinde olan bir isim olarak Piri Medya hakkında bilgi verir misiniz?
Piri Medya, dijital yayıncılık alanında faaliyet göstermek üzere, 2012 Temmuz ayında kurulan yeni şirketimiz. Albayrak Holding Medya Grubu Şirketleri'nin yeni medya düzenine dönüşümüne öncülük etmek iddiasında.
Başta yenisafak.com.tr olmak üzere TVNET, Derin Tarih, Kırmızı Beyaz, Havataş ve diğer yayınlarını dijital platformlarda yönetmek, stratejilerini oluşturmak, sürekli bir değişim içerisinde olan dijital dünyadaki yeniliklere ayak uydurmak, gelecekteki ihtiyaçları öngörerek doğru teknoloji yatırımları yapmak, ana faaliyet alanlarımızı tanımlıyor diyebiliriz.
Albayrak Grubu'nun yeni bir üyesi olarak Piri Medya neleri gerçekleştirmeyi hedefliyor? Mevcut teknoloji şirketlerinden nasıl farklılaşmayı amaçlıyorsunuz?
Öncelikle, kendimizi salt bir teknoloji firması olarak tanımlamıyoruz. Aslında yaptığımız işe 'iş geliştirme' diyebiliriz. Medyada bir dönüşüm yaşanıyor, yeni fırsatlar ve yeni alanlar ortaya çıkıyor. Bizim işimiz bu fırsatları tespit etmek, bu dönüşümde markalarımızı doğru yerde konumlandırmak, doğru ve esnek altyapı yatırımları yaparak yeniliklere kolay adapte olmasını sağlamak.
Kararlarımızı yeni teknolojik gelişimlere göre değil hem okurlarımızın hem de reklam verenlerimizin ihtiyaçlarından yola çıkarak almaya çalışıyoruz zira bugünün teknolojisinin empoze ettiği doğrular, yarının yanlışı olabiliyor. Fakat kullanıcı/okur/reklam veren her zaman ne istediğini biliyor.
Sizce yayıncılık Türkiye'deki dijital gelişmelerin neresinde yer alıyor?
İnternet yayıncılığını bir kenara ayırırsak, basılı kitap, dergi ve gazetenin dijitalleşme serüveninin henüz başında olduğunu söyleyebiliriz. Burada bir kaç farklı parametre bulunuyor; meseleye okuyucu açısından baktığımızda, Türkiye'de internet kullanımının her gün arttığını ancak dijital ortamda gazete, dergi, kitap okuyabilmeyi sağlayan cihaz penetrasyonunun ve servislerinin aynı hızda artmadığını görüyoruz. Burada ikinci parametre devreye giriyor, yani işin yayıncı tarafı.
Yayıncılar, dijital ortamlara aktarılan metinlerin çok kolaylıkla kopyalanabilmesi sebebiyle temsilcisi oldukları eserlerin basılı ürün olarak kalmasında şimdilik ısrarcı. Bunlar elbette değişim sürecinin ilk aşamaları, ancak pozitif yönde gelişmeleri yavaşlattığını da söyleyebiliriz.
Yeni Şafak'ın yeni web sitesi Piri Medya imzasını taşıyor. Türk basınının dijital karnesi nasıl?
Piri Medya kurulduktan sonra ilk iş olarak Yeni Şafak web sitesine odaklandı. Yeni Şafak web sitesi 2006 yılında en son değişimini geçirmiş ve bu yıla kadar okurlarına mevcut imkânlarıyla hizmet etmiş, teknolojik ve habercilik yaklaşımı olarak yaşlanmış bir haber sitesiydi.
İlk işimiz siteye makyaj yapmak oldu; genel tasarımını değiştirerek, sosyal medya araçlarını entegre ettik. Sitenin daha kolay yönetilmesi için editör ekranlarını güncelledik. Öncelikli hedeflerimiz, siteye tasarım olarak bir kişilik kazandırmak, arama motorları için görünür olmak ve ziyaretçi sayımızı arttırmaktı. Her üç alanda da hedeflerimizi yakaladığımızı söyleyebilirim.
Ancak asıl değişim bundan sonra başlayacak; ajanslardan gelen haberleri kaynaklarına, konularına ve içeriklerine göre kategorize edecek bir otomasyon sistemi kurmaktayız. Bu sistemin amacı editörlerimizi kopyala-yapıştır teknisyenliğinden kurtarıp gazetecilik yapmalarını sağlamak.
Yani elimizdeki verileri ayıklayarak, yorumlayarak habere bir bakış açısı ve değer katmayı kolaylaştıran bir platform kurmayı amaçlıyoruz.
Bir diğer yenilik ise, basılı gazetelerde gördüğümüz, kategoriye göre ayrışan sunum tekniğini internete de taşımak. Yani bir gazetede nasıl bir spor sayfası ile kültür sanat sayfası ayrı sayfa düzeninde ve ayrı haber biçiminde yer alıyorsa bunu internette de uygulamak.
Türk basınına gelecek olursak; bence konuya iki açıdan bakmak lazım, birincisi içerik, diğeri bu içeriği internette sunmak için kullanılan bilgi teknolojileri araçları. Müzmin bir okur olarak, Amerika ve Avrupa ile karşılaştırınca içerik açısından karnenin zayıf olduğunu düşünüyorum. Basılı medyadaki haber disiplininin ve özenin izdüşümünü internet medyasında gördüğümüzü söylemek pek mümkün değil. İnternet medyası bazı istisnalar dışında kendi içeriğini üretmiyor, ajans haberciliği yapıyor.
Ayrıca hit savaşları olarak adlandırabileceğimiz, reklam pastasından daha büyük pay almak için yapılan bulvar gazeteciliğinin uzun vadede sektörün zararına olduğunu düşünüyorum. Dijital yayıncılık için kullanılan teknoloji araçları konusunda ise dünya ile hemen hemen aynı noktada olduğumuzu söylemek mümkün, yeni çıkan bir ürünü hemen adapte edebilecek teknik birikime sahibiz, hatta çoğu zaman önden gidiyoruz bile diyebilirim.
Basılı gazetelerin geleceği konusunda birçok öngörüde bulunuluyor. Sizce internet basılı medyayı tamamen ortadan kaldıracak mı?
ABD'nin ünlü haber dergilerinden Newsweek'in basılı medyadan çekileceği haberlerinden sonra en popüler sorulardan biri oldu bu; 'Basılı medya bitiyor mu?'
Medya'nın değişimi herkesin üzerinde hemfikir olduğu bir konu, fakat bu değişimin birçok parametresi var. İyi bir kadro kurup gazete ya da dergi 'basmak' , 'dağıtmak' ve 'pazarlamasını yapmak' rekabet ettiğiniz yeni nesil mecralara kıyasla çok maliyetli. Zaten Newsweek de açıklamasında, 80 yıllık derginin basılı yayın hayatına son vermesinin asıl nedenin bu olduğunu söylüyor.
Ayrıca haber ve bilgi almak için gazete-dergi satın almak, zaten her türlü kaynağa internet üzerinden eşzamanlı ve bedava ulaşabilen 'Y' kuşağı (1981 sonrası doğan, doğuştan dijital) için anlaması zor alışkanlıklar.
Basılı medyanın tiraj ve reklam gelirleri özellikle bu nedenle her geçen yıl düşme eğilimi gösterirken, yeni nesil medya her iki alanda teknolojinin getirdiği verimlilik rüzgarını da arkasına alarak büyüyor.
Teknoloji habere ulaşmayı hızlı hale getirdi, tamam, fakat teknoloji gazetecinin/habercinin işini yapamaz. Medyanın dijital dönüşümü sadece platformdan ve bu platformun getirdiği performansa yönelik yeniliklerden ibaret.
Gazetecilik değişmiyor, sadece haber araçları, sunuş şekilleri değişiyor. Muhabiri olmayan, kendi özgün içeriğini oluşturmayan ya da kendi bakışını yansıtmayan ya da yansıtacak birikime sahip olmayan kuru ajans haberciliğine atfedilen, sözüm ona 'yeni medya' kavramının hep bu kötü örnekler üzerinden vücut bulmasının bu değişimi tanımlamakta yanlış bir başlangıç noktası olduğu kanaatindeyim.
Benim fikrim basılı medyanın yakın gelecekte varlığını sürdüreceği yönünde, zira teknoloji tek başına bu değişimin katalizörü olmak konusunda yetersiz kalacaktır, gazete ve dergilerin ana gelir kaynağı olan reklam pastasını elinde bulunduran Reklam Ajansları halen etkinliği göz ardı ederek eski alışkanlıklarını ve ilişkilerini yenileriyle değiştirmek istemiyor.
Bu direncin devam edeceğini düşünüyorum fakat 'Y Kuşağı' torunlarının, içinde dünün haberleri olan, bugünün gazetesini para vererek almayacaklarına da neredeyse eminim.
Akıllı telefon kullanımında hızlı bir artış gözleniyor. Piri Medya'nın mobil stratejisi nedir?
Mobil, Piri Medya olarak bizim çok önemsediğimiz bir alan. Şirketimiz kurulduktan hemen sonra web tarafındaki geliştirmelerimize paralel olarak Android, iOS ve Windows 8'in mobil platformlarının her birinde Yeni Şafak, Tv Net ve Derin Tarih uygulamalarımızı yayınladık.
Televizyon hala habere erişim için birincil önceliğe sahip ancak yer ve zaman bağımsız olarak anlık olarak habere erişimi sağlayan akıllı telefonların yaygınlaşması, kullanıcı alışkanlıklarını dramatik olarak değiştiriyor. Haber almak için yüzümüzü önce mobile dönüyoruz. Durum böyle olunca mobil platformlar işimizin merkezine oturuyor.
Piri Medya olarak Symbian ve RIM dışında diğer tüm mobil platformlarda uygulama geliştirmeye devam edeceğiz, mevcut uygulamalarımız yeni sitemizin haber alma/sunma yaklaşımlarına uygun hale getireceğiz. Mobil'de şu an herkes bir yer edinmeye, ziyaretçi ve indirilen uygulama sayısını artırmaya çalışıyor, burada yarışa dahil olmak için hızlı olmak gerekiyor.
Biz de bu yarışın önemli markalarından biriyiz, örneğin Microsoft'un Nokia ile birlikte yaptığı ortaklık neticesine özellikle önümüzdeki sene yaygınlaşacağını düşündüğümüz Windows Phone platformu için Microsoft ile birlikte çalışarak Yeni Şafak uygulamamızı yazdık, şu an test ve inceleme aşamasında, bu uygulama ile Türkiye'deki ilk resmi gazete uygulamasını Windows Phone platformunda biz yayınlamış oluyoruz.
2013 yılında hayata geçirmeyi planladığınız projeler neler?
2013 bizim için yoğun geçecek. Haber alma ve işleme altyapılarımızı değiştirecek yeni bir otomasyon projesi üzerinde çalışıyoruz. Kod adı PHO (Piri Haber Otomasyonu) olan bu projede öncelikli hedefimiz anlaşmalı olduğumuz ajanslar ile haber akışlarımızı düzenleyerek editörlerimizin önüne rafine edilmiş (haber-video-resim) bir metin sunmak, haber edinme ve sunma reflekslerimizi geliştirmek.
Geliştireceğimiz üründe hedeflerimize ulaşırsak Medya sektörünün önemli bir ihtiyacı çözebileceğimizi düşünüyoruz.
Çok önemsediğimiz bir diğer proje, statik içerikle ilgili bir bilgi deposu oluşturmak, kapalı bir wikipedia olarak düşünebilirsiniz, hedefimiz okuyucularımıza okudukları habere konu, kişi, olay ve yerler ile ilgili etraflı ve rafine bilgi edinebilecekleri bir platform sunmak.
Mobil alanda yatırımlarımızı ve projelerimizi artıracağız, iOS başta olmak üzere, Android ve Windows platformlarındaki uygulamalarımızı yenileyerek, yeni altyapılarımızla entegre hale getireceğiz.
En önemlisi, işimizin nüvesinde olan Yeni Şafak web sitesinin yazılım altyapısından başlayarak tasarımını ve sosyal fonksiyonları geliştireceğiz. İnşallah 2013 bitmeden çok farklı bir yenisafak.com.tr göreceksiniz.