alimuratg@yahoo.com
YILDIZ SAVAŞLARI BÖLÜM 1: GİZLİ TEHLİKE (Star Wars Episode 1: The Phantom Menace)
Yapım Yılı ve Ülkesi: (35 mm ve iki boyutlu özgün çevrimi) 1999, (3 boyutlu dijital versiyonu) 2011-2012, ABD yapımı
Türü ve Süresi: Bilim-kurgu serüveni, 136 dakika
Gösterim Formatı: 3 boyutlu dijital film
Perdedeki Resim Oranı: 2.35:1
Ülkemizde Gösterime Sunulan Kopya Sayısı: 127
Seslendirme Dili: İngilizce (Ülkemizde Türkçe altyazılı olarak gösterilmektedir)
Yönetmen: George Lucas
Senarist: George Lucas
Görüntü Yönetmeni: David Tattersall
Özgün Müzik Bestecisi: John Williams
Kurgucular: Ben Burtt, Paul Martin Smith
Yapım Tasarımcısı: Gavin Bocquet
Sanat Yönetmenleri: Peter Russell (Süpervizör), Phil Harvey, Fred Hole, John King, Rod McLean
Set Dekoratörü: Peter Walpole
Kostüm Tasarımcısı: Trisha Biggar
Oyuncuları: Ewan McGregor (Obi-Wan Kenobi), Liam Neeson (Qui-Gon Jinn), Natalie Portman (Kraliçe Padmé Amidala), Jake Lloyd (Anakin Skywalker), Ian McDiarmid (Senatör Palpatine), Pernilla August (Shmi Skywalker), Terence Stamp (Şansölye Valorum), Hugh Quarshie (Kaptan Panaka), Kenny Baker (Robot R2-D2), Anthony Daniels (Robot C-3PO'nun sesi), Frank Oz (Jedi ustası Yoda'nın sesi), Ahmet Best (Jar Jar Binks'in sesi), Andrew Secombe (Watto), Oliver Ford Davies (Sio Bibble)
İthalatçı Şirket: Tiglon Film
Dağıtıcı Şirket: Tiglon Film
İçerik Uyarıları: Bilim-kurgu sinemasının kilometre taşları arasında yer alan “Yıldız Savaşları” serisinin diğer bütün bölümleri gibi hikâyeyi açan bu bölümü de yapımcısı George Lucas tarafından (çocukların zorlanmadan izleyebilmesi için) son derece titiz bir şiddet/aksiyon dengesinin üzerine inşâ edilmişti. O bakımdan, filmde küçük izleyicilerin algılarını zorlayıcı nitelikte bir içerik bulunmuyor. Ancak, görsel-işitsel etkisi üçüncü boyut ve ekstra ses efektleriyle güçlendirilmiş yeni bir versiyon olarak, özellikle 13 yaşından küçük izleyicilerin erişkin bir refakatçiyle birlikte izlemelerinde de yarar bulunmaktadır.
Ailece izlenebilir mi? / ŞARTLI EVET (Ailenin yaşından daha küçük üyelerinin erişkin bir refakatçiyle birlikte izlemesi şartıyla)
Filmin Yeni Şafak-Sinema Puanı: (4 yıldız üzerinden) * * *
Resmî İnternet sitesi ve Fragmanı: www.starwars.com
::::::::::::::::::::::::::::
Farklı ırklardan ulusların yaşadığı bir çok gezegene ev sahipliği yapan bu büyük galaktik düzende , her ulusun eşit söz hakkına sahip olduğu federatif bir yapı ve çok sesli bir parlamentoyla korunmaktadır. Destansı mücadelelerden sonra kurulmuş demokratik sistemin en sadık hizmetkârları da her biri dostlarına güven veren, düşmanlarının yüreğine ise korku salan mistik güçlerle donatılmış dir.
örgütüne mensup iki şovalye, ve çırağı (filmdeki deyimle, ı) özel bir görevle gezegenine gönderildiklerinde, galaksideki çok uluslu cumhuriyet düzenini yıkıp yerine diktatöryal bir yapı getirecek korkunç bir komplonun tezgâhlanmakta olduğunu fark ederler.
::::::::::::::::::::::::::::
“Yıldız Savaşları” serisinin (hikâyenin akışına göre değilse bile, çekim ve sinemalardaki gösterim sırasına göre) ilk filmi olan 1977 tarihli “Yeni Bir Umut”u (A New Hope), ben de Türkiyeli yüzbinlerce akranım gibi ancak 1980 yılının ilkbaharında, ilkokul beşinci sınıfa gitmekte olduğum günlerde izleme fırsatı bulabilmiştim.
12 Eylül askerî darbesinin hemen öncesine rastlayan bu dönem, aynı zamanda Türkiye'nin de ulusal güvenlik ve ekonomi açısından tam anlamıyla dibe vurduğu kasvetli günlere denk gelmekteydi. Ülkemiz, o yılların önemli politik figürlerinden Süleyman Demirel'in genel manzarayı çok güzel özetleyen ünlü deyişindeki gibi “70 Cent'e muhtaç bir durumda” olduğundan, tıpkı aynı zaman diliminin diğer gözde filmleri “Süpermen” (Superman, 1978), “Kehanet” (The Omen, 1976), “Grease” (Grease, 1978), “Çağrı” (The Message, 1977) gibi, adını ilk olarak o dönemin gençlik dergilerinde ballandıra ballandıra kaleme alınmış sinema haberlerinden duyduğumuz ve büyük bir merakla beklemeye başladığımız “Yıldız Savaşları” da bunaltıcı döviz darboğazı nedeniyle bizim salonlara aşağı yukarı üç yıllık bir rötarla gelebilmişti. Dolayısıyla, dünyanın batısı serinin yakında gösterime girecek olan ikinci bölümünü izlemeye hazırlanırken, bizler ise ezik bir ülkenin yeniyetmeleri olarak ilk filme ilişkin coşku ve patırtıyı ancak 1980'lerin ortalarında yaşama fırsatı bulabilmiştik.
Beyazperde tarihinin hem en yetenekli hikâye anlatıcılarından biri olup, hem de aynı zamanda en hin oğlu hin tüccarları arasında yer alan Lucas, bir türlü çözemediğimiz bu paradoksla beyinlerimizi 20 yıla yakın bir süre boyunca meşgûl ettikten sonra, 1999'da, o dönemin bütün “Yıldız Savaşları” hayranları yaşlanıp torun torba sahibi olduktan sonra yıllarca meraktan çatlayarak beklediğimiz cevabı nihayet verecekti. Karizmatik yönetmen, gençlik yıllarında kafasında kurguladığı 6 bölümlük uzay destanının -o günkü teknik ve ekonomik koşullarda böylesi daha mantıklı olduğu için- önce son 3 bölümünü çekmeyi uygun görmüştü. Bu yüzden de serinin bütün dünyadaki takipçileri gibi bizler de 1977, 1980 ve 1983 yıllarında “Bölüm 4”, “Bölüm 5” ve “Bölüm 6” açılış yazılarıyla başlayan üç yapımla girmiştik mâlûm hikâyenin içine…
2005'de, serinin gösterim sırasına göre son filmi olan “Bölüm 3”ü izlerken, özellikle de o filmin son yarım saati içinde, beyazperdenin bu çılgın dahisinin yıllar sonra çektiği bir hikâyenin iplerini o tarihten ta 28 yıl önce sınırlı imkânlarla gerçekleştirdiği bir başka hikâyeye âdetâ mahir ellere sahip bir sinir sistemi cerrahı gibi tek tek ustaca bağlayışını gördüğümüzde, bizler de yerkürenin dört bir köşesindeki diğer milyonlarca hayran gibi sinema salonunda “Büyüksün be Lucas!” nidaları eşliğinde ayağa kalkarak esas duruşa geçmiştik.
Velhasıl, temellerinin atıldığı ilk günlerden, teknik olarak yenilenmiş bilmem kaçıncı versiyonunun gösterime girişine kadar uluslararası kamuoyunu 40 yıla yakın bir süredir büyük bir başarıyla oyalıyor bu cezbedici hikâye…
Üstelik, "sinema yoluyla yeni bir kültür yaratma"nın mümkün olamayacağını ileri süren, bu anlamda beyazperdenin kitleleri yeniden biçimlendirmedeki akıl almaz etki gücünün farkına bile varamamış kıt kafalı tiplere de esaslı dersler vermeyi sürdürüyor. Yalnızca şu dehşetengiz gerçeği hatırlatmakla yetineyim ki sırf İngiltere'de yakın zamanda "jedi dini'ne (jediism) mensup olduğunu" beyan edenlerin sayısı 2 milyon kişiyi aşmış durumda; bunların önemli bir bölümü de genç kuşaktan insanlar... Ayrıca, en ciddi bilim adamlarına bile üzerinde uzun uzun düşünmelerine yol açacak yepyeni ilhamlar veren "ışın kılıcı" (lightsabre) adlı savunma silahından başlayarak, anılan serinin bilime, sanata, popüler kültüre kattığı sayısız zenginliğe, başrollerdeki karakterlere ve bunların kullandıkları uzay gemilerine ait minyatür modellerin doğurduğu yüz milyonlarca dolarlık ticarî pazara falan hiç girmiyorum bile...
“Yıldız Savaşları”, sinemaya salt “yüksek sanat” dilinin sınırlarını zorlayan marijnal filmlerin perspektifinden bakan ve bu tür minimalist gösteriler dışındaki hiçbir popüler anlatıya değer atfetmeyen ultra-entel kesimler için hiç kuşkusuz ki kayda değer bir sinema olayı değil. Fakat, sinemayı fazlaca ıcığını cıcığını çıkarmadan, çocuksu bir tutkuyla seven, onun kimi görkemli örneklerinde kendi çocukluğunun yansımalarını, hatıralarını, düşlerini bulan genişçe bir izleyici kitlesi içinse hayatta yaşanabilecek en müthiş görsel tecrübelerden biri… Ki 70'lerde çocuk, 80'lerde ise genç olmuş biri sıfatıyla, ben de bütünüyle bu grubun içindeyim.
* * *
http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=12356&y=AliMuratGuven
http://yenisafak.com.tr/Sinema/Default.aspx?t=03.10.2011&i=330498
http://yenisafak.com.tr/Sinema/Default.aspx?t=03.02.2011&i=291040
http://yenisafak.com.tr/Sinema/Default.aspx?i=292209
* * *
YENİ ŞAFAK SİNEMA SAYFASI / YILDIZ PUANLAMA TABLOSU
* * * *
(4 Yıldız) Sinemanın sanat kimliğini pekiştiren gerçek bir başyapıt… Kaçırmanız gerçekten de yazık olur.
* * * 1/2
(3,5 Yıldız) Oldukça başarılı bir film. Şartlarınızı zorlamak pahasına mutlaka görmelisiniz.
(3 Yıldız) Çoğu bölümüyle sanatsal bir derinlik ve lezzet yakalayabilen, kayıtsız kalınmayacak bir film. Ömrünüzden bir kaç saati vermeye değer…
* * 1/2
(2,5 Yıldız) Bazı bölümlerinde iyi bir filmin kalite standartlarına erişmeyi başarabiliyor; fakat bir bütün olarak bakıldığında ise sorunlu ve tam olmamış.
* *
(2 Yıldız) Hiç bir sanatsal değeri ve akılda kalıcılığı yok. Yalnızca zaman öldürmek için tüketilebilir. Ki zamanınıza önem verdiğimiz için bunu da pek önermiyoruz.
* 1/2
(1,5 Yıldız) Kötü bir film ve neden çekildiğini anlamak zor… Görmemeniz yararınıza olacaktır.
*
(1 Yıldız) Sinema sanatı adına utanç verici bir gösteri… Arkanıza bakmadan kaçın, sevdiklerinizi de uzak tutun!